kapat
08.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 

Türkiye'den içim rahat ayrılıyorum


İSRAİL BÜYÜKELÇİSİ 3 YILINI SABAH'A DEĞERLENDİRDİ!
İsrail'in Ankara Büyükelçisi Uri Bar-Ner biraz buruk, ama görevini en iyi şekilde yerine getirmiş olmanın verdiği rahatlıkla konuşuyor. Ankara'da göreve başladığı 1998 yılına dönmesini istediğimde, hafızasına kaydettiği yüzlerce olayı sanki geri sarıyormuşçasına bir an duraklıyor ve arkasına yaslanıp şöyle diyor: "Üç yıl önce buraya gönderilirken; bana 'Türkiye ile olan ticari ilişkileri, askeri ilişkiler seviyesine getir. Aradaki dengeyi mutlaka sağla" dediler. Ben buradan bunu gerçekleştirmiş bir kişinin taşıdığı huzurla ayrılıyorum..." Evet, Bar-Ner görev süresini doldurmuş bir büyükelçi... Artık emekli oluyor.

"Emeklilikte ne yapmayı düşünüyorsunuz" diye soruyorum. "İsrail'in dünyaca ünlü Shenaydır Hastanesi'nde görev alacağım. Bu hastanede tedavi gören çocuklar için bağış toplayacağım" diyor. Bar-Ner, bağış toplama konusundaki becerisini itiraf edince şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Yurtdışında görev yaptığı yıllarda bu hastane için 100 milyon dolar bağış toplamayı başarmış.

DEPREM DÖNÜM NOKTASI
Bar-Ner üç yıl önce göreve başladığında İsrail-Türkiye ticaret hacmi 600 milyon dolardı. Bugün bu rakam 1.5 milyar dolar... Bunun 1.1 milyar doları ekonomik ilişkiler, 200 milyon doları turizm, kalanı da "Venture" adı verilen karşılıklı yatırımlardan oluşuyor. Savunma programları bu rakamın dışında. "Emekli olduğumda tam bir Türk dostu gibi çalışacağım. Bu stratejik ortaklığın daha da gelişmesi için her şeyi yapacağım" diyor Bar-Ner...

Kendi deyimiyle bu ticaret potansiyelinin katlanarak artmasına yol açan en önemli etken Türkiye'deki deprem... "İşte o felaketten sonra Türkiye ile İsrail halkları arasında koparılamaz bağlar oluştu. Sadece İsrail televizyonları naklen yayınlarla depremzedelere yardım için birkaç günde 2 milyon dolar bağış topladılar. Bugün İsrail'de sokaktaki insan Türkiye ve Türk insanına kesinlikle çok farklı bakıyor. Bunu söyleyebilirim. Birbirine çok yakın iki halk. Buradaki insanların da böyle düşündüğüne eminim...

Söz Manavgat suyuna da geliyor. Şurası artık kesin. O da İsrail, Manavgat suyunu alıyor. Ancak alacağı fiyatı açıklamıyor. Bu ayın 23 ve 24'ünde İsrail'den gelecek heyet konuya son noktayı koyacak. İyimser bir tahminle 2002 yılı ortasından itibaren İsrail'e su satışı gerçekleşecek.

"YENİ ELÇİYE TAVSİYEM"
Büyükelçiye soruyorum: Hiç Ankara'daki görev sürenizce pişman olduğunuz ve 'Ah keşke...' dediğiniz anlar oldu mu?

- Cevaplarım. Ama bunu gerçekten içtenlikle söylediğimi de bilmeni istiyorum, diyor. "Keşke günler 24 saat olmasaydı. O zaman bu ilişkileri geliştirmek için daha çok çalışma zamanı bulabilirdim. 24 saat bana yetmedi..."

* Bunu sizden sonra gelecek büyükelçiye bir nasihat olarak algılayabilir miyiz?

- Kesinlikle. Türkiye öyle bir ülke ki, bir şey yapmakla yapmamak arasında gerçekten bir fark var. Yani başka bir ülkede görev yapan bir büyükelçi, zamanının çoğunu bir şey yapmadan geçirebilir. Çünkü o ülkelerde çalışmakla çalışmamak arasında hiçbir fark yoktur. İsrail'le o ülkenin ilişkileri, büyükelçi 'fazladan çalışmadı' diye geri gitmez. Ancak Türkiye'de gerçekten farkediyor. En ufak bir çabanız bile ilişkileri değiştirebilecek sonuçlar verebiliyor. O yüzden yeni gelen arkadaşım da tüm zamanını Türk- İsrail ilişkilerinin gelişmesine ayırmalı. Çünkü Türkiye'de farkediyor.

GÜNEY ÖZTÜRK

 
Ekonomik programın başarıya ulaşacağına inanıyor musunuz?

Evet
Hayır

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır