|
|
 |
| |
|
Efsane kaçak Biggs Vatanına döndü
50 milyon dolarlık tren soygunuyla tarihe geçen Ronnie Biggs, 35 yıl kaçak hayatı yaşadıktan sonra dün ülkesi İngiltere'ye dönüp, polise teslim oldu
İngilizlerin efsanevi tren soyguncusu Ronnie Biggs (71), 35 yıllık firarını dün noktaladı.The Sun gazetesinin kiraladığı özel jetle 31 yılını geçirdiği Brezilya'dan İngiltere'ye dönen Biggs, havaalanında İngiliz polisince tutuklandı ve cezasının kalan kısmını çekmek üzere hapishaneye konuldu.
Biggs ve arkadaşları 1963'te filmlere konu olan bir tren soygunu gerçekleştirdiler. Bir posta treninden 3.7 milyon dolar çaldılar. Bu rakam bugünün parasıyla tam 50 milyon dolar... Glasgow-Londra seferini yapan trenin soygunu, dünyanın en büyük ve en kansız tren soygunu olarak tarihe geçti. Biggs 16 kişilik çeteye, elebaşı Bruce Reynolds'un yedek tren makinisti aradığını duymasının ardından katıldı. Soygun sırasında, gelen treni durdurmakla görevlendirildi.
17 ÇUVAL DOLUSU PARA
Soygun planı basit ama akıllıcaydı. Tren raylarına düzmece bir kırmızı ışık yerleştirildi. Makinist Cheddington yakınlarına geldiğinde hatta bir kırmızı ışık yandığını gördü ve treni durdurup aşağıya indi. Yüzleri maskeli iki soyguncu makinisti etkisiz hale getirdiler. Biggs ve arkadaşları beklettikleri kamyonu trene yaklaştırdılar ve 17 çuval dolusu parayı kamyona doldurarak kaçtılar.
Çetenin diğer üyeleri kısa sürede yakalandılar. Çaldıkları paralarla birlikte... Biggs de soygundan 6 ay sonra yakayı ele verdi ancak polis onun payına düşen parayı ele geçiremedi. 30 yıl hüküm giydi. 15 ay hapis yattıktan sonra 8 Temmuz 1965'te başka bir cezaevine nakledilirken firar etti. Artık bir kaçaktı. Soygundan payına 200 bin dolar (bugünün parasıyla 3 milyon dolar) düşmüştü. Bu da yepyeni bir hayata başlamak için yeterliydi.
ESTETİKLE TİP DEĞİŞTİRDİ
Biggs, sahte pasaportla önce Avustralya'ya gitti. Burada estetik operasyon geçirerek tipini değiştirdi. 1970'te Brezilya'ya geçti. Brezilya'da hayli şaşaalı bir hayatı oldu. Soygundan kalan paraları, Brezilya'nın kızgın kumlarında güzel kızlarla yedi. Tam bir playboy gibi yaşıyordu. Dansöz sevgilisi Raimunda'dan Michael adlı bir erkek çocuğu oldu. Brezilya hükümeti İngiltere'nin iade isteğini Brezilyalı bir çocuğun babası olduğu gerekçesiyle reddedince buradaki hayatı daha da rahatladı.
PARALAR SUYUNU ÇEKİNCE
1998'de felç geçirmesiyle bu mutlu kaçak hayatı sona erdi. Felç yüzünden konuşma yetisini yitirdi. Sonraki 18 ay içerisinde 2 kez daha felç oldu. Bu sırada paralar da suyunu çekti. Kadınlar, sabahlara kadar süren çılgın partiler artık çok geride kalmıştı. Bir zamanların dolar milyoneri Playboy'u artık beş parasızdı.
Sonunun yaklaştığını anlayan Biggs, kararını verdi. En azından kendi ülkesinde ölecekti. Önce Scotland Yard polis müfettişine bir e-mail yazarak geri dönmek istediğini belirtti. Sonra da İngiliz Sun gazetesini aradı. The Sun, Biggs'i İngiltere'ye geri getirmesi için Brezilya'ya özel bir jet gönderdi. İngiltere Dışişleri Bakanlığı da 35 yıldır pasaportsuz olan Biggs'e acil bir vize çıkartarak ülkeye dönme yolundaki tek pürüzü ortadan kaldırdı.
Biggs, hayatının en mutlu yıllarını geçirdiği Rio'dan oğlu Michael, gelini Veronika, 14 aylık torunu Ingrid ve 22 yıllık yardımcısı Rosa Santos tarafından uğurlandı. 1963'teki soygunda yer alan ve hapiste cezasını çektikten sonra serbest kalan arkadaşı Bruce Reynolds da dün uçaktaydı.
ŞAMPANYALI KUTLAMA
Biggs, Rio De Janerio'dan kendisini uğurlamaya gelen hayranlarından ve büyük bir basın ordusundan adeta kaçırılarak gizlice uçağa bindirildi ve 13 saatlik bir yolculuğun ardından Londra'ya ulaştı. İngiliz Hava Kuvvetleri'ne ait Northolt Hava üssüne inen uçağı, Scotland Yard'a bağlı 60 kişilik özel bir tim, 6 polis minibüsü ve 3 özel polis otosu karşıladı. Polis merkezine giden bütün yollar trafiğe kapatıldı. Biggs polis tarafından teslim alınmadan önce uçakta son bir kez şampanya patlattı ve ülkesine dönüşünü kutladı. Uçaktan tekerlekli sandalye ile indi. Felç yüzünden konuşamıyordu. Görevliler nasıl olduğunu sorunca duygularını yazarak anlattı:
"Bugün benim için çok duygusal bir gün. Rio'nun sıcak havalarından sonra Londra'nın yağmuruna alışmakta zorlanacağım."
Biggs daha sonra havaalanında tutuklanarak ifade vermek üzere polis karakoluna götürüldü. Sağlık kontrolünden sonra 30 yıllık hapis cezasından geriye kalan 28 yılını tamamlamak üzere Londra yakınlarındaki Belmarsh Cezaevi'ne götürüldü. Affedilmesi için cezaevi yönetimine başvuracağı belirtilen Biggs'in, sağlık koşulları ve hafifletici nedenler dolayısıyla birkaç yıl sonra serbest kalması bekleniyor.
Soyguncu mu? kahraman mı?
İngiltere bölündü. Kimi 'hapse atılsın' kimi '71 yaşında ve hasta. Serbest bırakılsın' diyor
Biggs'in gelir gelmez hapse atılması İngiliz halkını ikiye böldü. Soygun hakkında çevrilen filmlerden sonra İngilizler'in büyük bölümü Biggs'e kahraman gözüyle bakıyor. 71 yaşındaki hasta bir adamın hapse girmesinin adil olmadığını savunanlar, Biggs'in bir an önce serbest bırakılmasını istiyor. Bazıları ise 'O bir suçlu cezasını çekmeli' diyor.
THE SUN ŞOV YAPTI
İngiltere'nin en çok satan bulvar gazetesi The Sun, bu haberi büyük bir şova dönüştürme fırsatını kaçırmadı. Sun, Biggs'i ülkesine getirmek için yaklaşık 150 bin dolar harcadı. Bu paranın 80 bin doları kiralanan jetin masraflarına geri kalanı da Biggs'in 26 yaşındaki oğlu Michael'a verildi. Ünlü soyguncunun üzerine bir The Sun tişörtü geçirerek özel uçakla İngiltere'ye getiren Sun, Biggs'in ailesi ile de anlaştı. Aile fertlerinin yapacağı tüm açıklamaların telif haklarını satın aldı.
Olayın, Sun gazetesi tarafından bu şekilde kullanılması yeni bir tartışma başlattı. Hükümet, bir kanun kaçağını getirme hakkını bir gazeteye bırakması ve olaya seyirci kalması nedeniyle eleştirilere uğradı. İçişleri Bakanlığı ise kendini "Sun sayesinde Biggs'i getirme masrafından kurtulduklarını" söyleyerek savundu.
31 yıllık tatlı hayat
Biggs'in Brezilya'daki hayatı çılgın partiler ve güzel kızlarla geçti
Biggs, firari hayatının 31 yılını Brezilya'da hayli depdebeli bir şekilde geçirdi. Soygundan kalan paraları lüks ev ve arabalar, çılgın partiler, güzel kadınlar için harcadı. 31 yıl boyunca hayatının merkezinde güneş, seks ve alkol vardı.
Brezilya'lı dansöz sevgilisi Raimunda'dan Michael adlı bir erkek çocuğu olan Biggs, kısa sürede Brezilya televizyon ve basının bir numaralı kahramanı haline geldi. TV belgesellerinden açık oturumlara kadar her ay onlarca TV şovuna çıkıyordu.
Amerikan ve İngiliz kitapevleri zaten efsane haline gelen soygunun tek kaçak kahramanı olan Biggs'in hayat hikayesini satın almak için sıraya girdiler. Holywood ve İngiliz film endüstrisinin büyük tren soygununu efsaneleştiren dört filminden sonra Ronald Biggs adı tüm dünyaya yayıldı. Biggs de bu şöhreti sonuna kadar kullanıyordu. Bir filmdeki küçük bir rolü için 2 günlüğüne 7 bin doları cebe atıyordu. Brezilya'nin başkenti Rio de Janeiro'yu ziyaret eden İngiliz turistler bile Biggs'le yanyana fotoğraf çektirmek için 50 dolar ödüyorlardı. 1981'de kaçırılma tehlikesi bile yaşadı. Biggs'in şöhretinden yararlanmak isteyen iki İngiliz, polisle anlaşarak onu kaçıracak, Barbados adasına, oradan da İngiltere'ye götürecekti. Ancak Brezilya, İngiltere'nin iade isteğini reddedince plan suya düştü.
Biggs, Brezilya'daki tatlı hayatını kolay kolay unutamayacak. Havaalanında ülkesine dönerken bile aklı ordaydı: "En çok güzel kızlarla dolu Copabana plajını özleyeceğim..."
|
|
 |
|