kapat
06.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ERDAL BİLALLAR(ebilallar@sabah.com.tr )

Haram olsun!

BU KÖŞEDE bir çok kez Kızılay'daki iğrençlikleri, rezillikleri ve ilkellikleri gündeme getirdim... Nesillerce beyinlere "kara gün dostu" olarak işlenen Kızılay'ın aslında belli bir grup tarafından rant kapısı olarak kullanıldığını ve amacından sapıp toplumda bir "kara leke" halini aldığını belirttim...

Ama yaklaşık 12 yıl süreyle Kızılay'ın eski Başkanı Kemal Demir ile şimdiki Başkanı Ertan Gönen'in makam şoförlüğünü yapan Orhan Aslanoğlu'nun anlattıklarını, yer ve zaman göstererek gündeme getirdiği iddiaları dinledikçe irkildim, yazdıklarımın az bile olduğuna karar verdim...

*
Aslanoğlu, Kızılay'a bağışlanan evlerin, apartmanların "Kiraya verilip kuruma gelir getirmede değil", kurum yöneticilerine yakın personele ücretsiz lojman olarak kullanıldığını anlattı. Anlatmakla kalmadı; hangi personelin, bağışlanan hangi binada kira vermeden, hatta Çöp Vergisi'ni bile ödemeden keyif çattığını da gösterdi.

Hatta Kızılhaç tarafından inşa edilip Kızılay'a bağışlanan Etiler'in göbeğindeki 127 daireli Dostlar Sitesi'nde oturan Kızılay görevlilerinin listesini getirdi...

Zeynep Kamil Kızılay Kan Bankası'nda eşi, oğlu ve gelini ile birlikte hizmetli olarak görev yapan bir başka kişinin kuruma bağışlanan Acıbadem'deki binanın 3 katını işgal ettiğini belirtti...

Hayır için yüzmilyarlarca liralık gayrimenkullerini bağışlayanların cenazelerinin ortada kaldığını, tabutu taşıyacak dördüncü kişi bulmakta zorlanıldığını, bağışlanan otomobillerin ise yöneticilerin aileleri tarafından kullanıldığını aktardı...

Orhan Aslanoğlu'nun iddiaları bunlarla da sınırlı kalmadı. Kızılay çalışanları arasında, yönetim kadrosunda bulunanların akrabalarının, yakınlarının ağırlıkta olduğunu da anlattı.

*
SON SÖZ: Arşivler Kızılay'la ilgili soruşturulmayan, incelenmeyen, belki de hasır altı edilen iddialar ve isimlerle dolu... Bu rezillik karşısında halkın elinden bir şey gelmiyor... Ama inanıyorum ki herkes benim gibi "Haram olsun!" diyor...

Öyle olmaz, böyle olur!..

MECLİS kulislerini basına yasak hale getirenler, inanıyorum ki; ellerinden gelse dikenli tellerle bile çevirmeyi düşünenler bu yanlış kararda direniyorlar... Görünen o ki; medya mensuplarını "virüs" gibi görüyorlar... Herhalde Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un iddia ettiği gibi "ruh sağlıklarını bozduğunu" bile düşünüyorlar... Anlaşılan; Millet Meclisi'nden milleti haberdar edebilmekten başka amacı olmayan gazeteciler, "otobüste yanına otursa yerini değiştireceği, seçilmiş kimliği olmasa selam vermeyeceği" bazı vekillerin nasırlarına bastılar...

Peki; basın, bu tavır karşısında ne yapmalı? Bence; Meclis kulislerini dikenli tellerle çevirenlere karşı duvar örmeli... Tabii ki bu anlamsız yasağa rağmen edinilebilen bilgiler ölçüsünde Parlamento'nun çalışmalarından halk bilgilendirilmeli... Ama "Demokrasiyi içine sindiremeyenler, medyayı hasım olarak görenler" gazete sayfalarında, TV ekranlarında boy göstermemeli...

İnanıyorum ki; gazetecileri Meclis kulisine sokmayanlar, bu kez gazete bürolarından çıkmayacak... Hatta kendisi ile ilgili üç satırlık haber için yalvaracak...

HALKIN SÜTUNU

Okuyan'a hatırlatma
* İSTANBUL'dan Nihat Erman, SSK'nın birikmiş borçlarını tahsil için çıkarılan yasaya, isteğe bağlı sigortalıların neden dahil edilmediğini soruyor ve ekliyor: "Amaç tüm prim alacaklarını tahsil etmek değil mi?"

SSK'YI İFLASTAN KURTARMAYA ÇABALAYAN BAKAN YAŞAR OKUYAN BU ÖNERİYİ CİDDİYE ALMALI...

Eğitimde tasarruf olmaz!
* İZMİR'den Özel Çakabey Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Önder Esen, özel eğitim kurumlarının sıkıntılarını gündeme getirdiği mektubunda, özel okulların "Tamam mı, devam mı?" ikilemi arasında kaldığına dikkati çekerek, "Dolara endeksli girdiler artarken, ücretlere yapılacak zamdan yola çıkıp, 'isteyen veli çocuğunu göndermesin' demek ilkeli bir eğitim kurumuna yakışmaz... Ama bir yandan da eğitimde tasarruf yapılamaz. En azından bir nesil feda edilemez" diyerek sektöre sahip çıkılmasını istiyor...

SAYIN ESEN'İN GÖRÜŞLERİNE KATILIYORUM... ANCAK YILDA 10 BİN DOLARA ULAŞAN ÖZEL OKUL ÜCRET VE EK GİDERLERİNİN ARTIK HALKIN ÖDEME GÜCÜNÜ AŞTIĞINI DA BİLMESİNİ İSTİYORUM...

SERBEST KÜRSÜ

Haraç gibi bağış!
ÇANKAYA Nüfus Müdürlüğü'ne giderek, memleketimden nüfus kayıt örneği getirtmek istediğimi söyledim... "Faks çekilmesi gerektiğini" belirterek bunun karşılığında haraç gibi 4 milyon lira bağış istediler... Soruyorum; devletin bir kurumu asli görevini yaparken zorla bağış alabilir mi? Bunun üzerine faksı özel bir yerden çektim, onaylatmak istedim... Ama yine de inatla "4 milyon lira" diye direttiler.. 2000'li yıllarda bu Deli Dumrulluk bitmeyecek mi?

Alptekin Karahan (ANKARA)

Internette dolaşan mesaj

İnönü zekidir
ERDAL İnönü'ye "zeki" derler... Öyleyse aklını kullansın... CHP'den kovulan, ya da ipliği pazara çıktığı için istifa eden bil cümle dönekler şimdi sığınacak şemsiye arıyor... Bula bula 74 yaşındaki sevgili İnönü'yü buldular... Ama Sayın İnönü, kendisini kullanmak isteyenlere fırsat vermeyecek gibi görünüyor... Ağzı solcu, ama sağın solu bölme siyasetinin aletleri (Sağlar, Moğultay, Karakaş) ve devr-i iktidarında sağa teslim olan Karayalçın ortada kalmanın paniğiyle yalvarıyorlar...

DOĞRU SÖZ
Keşke sözcüğü yerine "Bir dahaki sefere" demeyi dene...

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır