kapat
06.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
OKAY GÖNENSİN(ogonensin@sabah.com.tr )

"Yaş" konulu bir masal

Eski hikâyeler bazen ağızdan ağıza, yazıdan yazıya geçerek derinleşir, "masal" kıvamına gelir. Bazen "sertleşir", acımasız olur, yüze fazla vurur. Bazen de "yumuşar", daha hoşgörülü olur, yine yüze vurur ama daha "ince"dir.

Eski bir Arap hikâye-masalı, İbrahim adında güçlü bir "bey"i anlatır.

İbrahim bey, Bağdat yakınlarında geniş bir bölgenin egemeniymiş. Ama alçakgönüllü, olabildiğince adil olmaya çalışan, insanlarla ilişkilerinde fazla yanlış yapmayan ve sevilen bir beymiş İbrahim. Kapısı insanlara açıkmış, herkes de her derdini İbrahim Bey'e söylermiş. Sevilirmiş, sayılırmış.

Ancak İbrahim Bey hiç kimseye ne yetki verir, ne söz hakkı tanırmış. Her konuda kendi düşünür, kendi karar verir ve uygulatırmış. Yıllar içinde çocukları büyümüş, torunları olmuş ama İbrahim Bey'in "hakim-i mutlak" durumu devam etmiş.

Topraklarında sinek uçsa bilmek ister, kendisinden habersiz herhangi bir kimsenin herhangi bir şey yapmasına hoşgörü göstermezmiş. Yanlış yaptığına inandığı insanları en sert biçimde cezalandırmakta tereddüt etmezmiş.

Melekler dahi sevse...
Çocukları da torunları da İbrahim Bey'i severler, sayarlar ama arkasından yaşlılığıyla ilgili olarak da bol bol konuşurlarmış. Artık öyle bir hal olmuş ki, İbrahim Bey'in yaşlılık hikâyeleri köyden köye anlatılır, gülünür olmaya başlamış. Yine de hiçbir çocuğu kalkıp yüzüne karşı, "Baba sen artık yaşını başını iyice aldın, kenara çekil, işleri de bize dağıt" demeye cesaret edemezmiş.

İbrahim Bey de alıştığı hayata devam eder, yaşının farkında olmadan köyden köye seğirtir, yine adalet dağıtmaya çalışır, her konuda karar vermeye çabalarmış, ama bu arada doğal olarak yanlışlar da çoğalıp dururmuş. Kendisini ise yirmi, otuz, kırk yıl önceki İbrahim Bey sanmaya devam ettiği için aldığı her kararın, verdiği her emrin doğru olduğuna inancı sarsılmazmış.

İbrahim Bey'i melekler de yakından izler, bu kadar yoğun çabalamasına bir anlam veremezler, yaşının farkında olmamasına şaşarlarmış.

Sonunda aralarında karar vermişler, "Madem ki insanlar İbrahim Bey'in yüzüne hiçbir şey söyleyemiyor, biz bir emrivaki yapalım da şunun gözünü açalım" demişler.

Bizimkisi mutlu son da...
Meleklerden biri, çok yaşlı bir adam kılığına girmiş ve bir gece yarısı İbrahim'in kapısına dayanmış. Kapıda çok yaşlı, ayakta zor duran bir adam olduğunu İbrahim Bey'e söylemişler, o da "Hemen buyur edin" demiş ve yaşlı konuğun yanına gitmiş.

İbrami Bey, titreyerek duran yaşlı adama "Ne istiyorsun ihtiyar" diye sormuş. "Açım, yemek istiyorum" demiş yaşlı adam kılığındaki melek. İbrahim Bey yemek getirtmiş, ama bakmış ki karşısındaki yaşlı adam bir türlü yiyemiyor, döküyor, saçıyor. "Bu vaziyette ne dolaşıyorsun" diye sormuş İbrahim Bey. "Bir iş için falanca köye gideceğim" demiş melek. İbrahim bey de kızmış, "Senin ne işin olacak bu yaşta, bırak gençler yapsın, sen çekil bir köşeye otur artık" demiş..

İbrahim Bey meleğin yemek yemesine yardım ederken, "Sahi sen kaç yaşındasın" diye sormuş. Melek, İbrahim'in yaşının bir fazlasını söylemiş.

O an durmuş İbrahim Bey, "Ben de böyle mi olacağım" diye düşünmüş bir an, sonra da herşeyi bütün açıklığıyla görmüş. Hemen en büyük oğlunu çağırtmış, "Kardeşlerini topla, hepiniz buraya gelin, ben artık emekli oluyorum" demiş.

Bu Arap masalı burada bitiyor. Sonu ise her zaman bizim aktardığımız gibi anlatılmıyor, başka sonlar da anlatılıyor.

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır