kapat
06.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )

İçel'de neler oluyor?

Tarsus'ta "Belediye Meclisi" dışında, üç meclis daha var: "Çocuk Meclisi." "Gençlik Meclisi." "Kent Meclisi." Tarsus'ta "tam demokrasi" işliyor. Ve Tarsuslu "il olmak istiyor."

Türkiye'nin sorunu "yeniden yapılanma." Türkiye'nin ihtiyacı "değişim."

Ankara bu konuda ayağını ne kadar sürürse, sürüsün... Mersin'de, Tarsus'ta "hantal yapıya başkaldırı" başlamış bile.

İçel Valisi Şenol Engin dedi ki:

- İnsan Hakları İl Kurulu kurduk... Şikâyetler anında ve yerinde çözülüyor.

Vali Bey "birşey daha" söyledi:

- Kamuya ait dinlenme tesislerini turizme açmaya başladım.

Ve sonra Mersin'deki "çok sesli korodan" bahsetti.

"Sokak çocuklarından" oluşan ve adına "Umut Işıkları" denilen, çağdaş korodan.

Vali "iki konuda" çok duyarlı.

"Kadrosunu" sürekli uyarıyor:

1. Sorunlar, kaynağında çözülecek.

2. Devletin parası çarçur edilmeyecek.

Sonuç:

Devlet çarkı Mersin'de hızlı ve verimli işliyor.

BELEDİYE
Belediye Başkanı Macit Özcan bir karar almış:

- Şehri, Kuzey'e taşıyacağım.

Ve düğmeye basmış.

Mersin şu anda dev bir şantiye.

Kuzey'de "yeni bir Mersin" doğuyor.

35 metre genişliğinde, 20 kilometre bulvar yapılmış. 126 dönüm arazi üzerinde dev bir spor kompleksi kurulacak.

Ayrıca...

Yarısı deniz içinde olan, "3500 kişilik açık hava tiyatrosunun" projesi hazırlanıyor.

SORULAR
Şimdi de durağımız "Özel Türkmen Okulları." İngilizce öğretme konusunda geçen yıl "şampiyonluk" almış.

Okulun "en önemli ilkesi" ise...

"Güzel Türkçeyi, en iyi şekilde kullanan bir nesil yetiştirmek."

"Genel Koordinatör" Kudret Ünal yılların deneyimli... Saygın bir eğitimcisi.

Okulun kurucuları ise "değişik sektörlerden... Başarılı insanlar."

"Burada" tören vardı.

"Konferans salonuna" bizim adımızı vermişler. "Onun" töreni.

Törenin sonrasındaki sohbette, öğrenciler bize "hangi konuları" sordular, biliyor musunuz?

"Değişimi... Yeniden yapılanmayı."

TURİZM
Öğle saatlerinde Mersin Gazeteciler Cemiyeti'ndeydik. Akşam da, Tarsus'taki gazetecilerle birlikte olduk.

Hem "ulusal medyaya" servis yapıyorlar.

Hem de "bölge gazeteciliğinin" en güzel örneklerini veriyorlar.

Meslektaşlarımızı bir konuda büyük bir gayretin ve heyecanın içinde gördük:

"İçel bir turizm kenti olacaktır."

Olmaması için hiçbir neden yok.

ÜNİVERSİTE
Şimdi de üniversitedeyiz.

Rektör, Prof. Dr. Uğur Oral.

Uzun süre Erzurum-Atatürk Üniversitesi Rektörlüğünü yapan ve geçen hafta Kırgız Üniversitesi'ne rektör olan Prof. Dr. Erol Oral'ın ağabeyi.

"Uğur Hoca" liderlik özelliği yüksek bir bilim adamı.

9 fakültesi, 12 bin öğrencisi olan üniversite, bu krizde, yatırıma devam ediyor.

Rektör diyor ki:

- Üç önerim var... Bunlar kabul edilse, üniversitem, devletten beş kuruş bile istemez.

Öneri 1:

- Döner sermaye konusunda beni serbest bıraksınlar... Dışarda, hasta kırk milyona muayene edilirken, üniversite hastanesinde neden hâlâ iki milyona muayene olsun?.. Biz kırk almayalım... Ama iki de çok az değil mi?

Öneri 2:

- Hocalar ve memurlar "sözleşmeli" olsun... Eğer hoca bizden, biz hocadan memnunsak... Mukavele yenilenir... Değilse... Sözleşme süresi sonunda, okulla ilişkisi kesilir... Batı böyle yapmıyor mu?

Öneri 3:

- Üniversite, yaz döneminde paralı hale getirilsin... İsteyen, parayı verir, yazın üniversiteye devam eder... Böylesine dev bir kurumun, yazları dört beş ay kapalı kalması kaynak israfı değil mi?

TİCARET
Şimdi de Mersin Ticaret Odası'ndayız.

Oda, cenaze evi gibi.

Başkan Hamit Hayfavi bir yandan "kapanan işletmelere" yanıyor.

Bir yandan "işsiz kalanlara" acıyor.

Amerika'ya ihracat yapan Selami Gedik adlı Mersinli işadamı dedi ki:

- Üretimi durdurdum... İş bağlantılarımı, taahhütlerimi ise "başkasına" devrettim.

İçel'in ticaretine yön veren insanları fevkalâde moralsiz gördük.

DENİZ TİCARET
Ve Deniz Ticaret Odası'ndayız. İlk sözü Genel Sekreter Atahan Çukurova aldı:

- Hasat operasyonu... Buffalo operasyonu... Kasırga operasyonu... Bunlara itirazımız yok... İtirazımız, soruşturmaların uzamasına... İtirazımız, işadamının potansiyel suçlu olarak gösterilmesine... Yanlıştır, ayıptır, günahtır.

Odada Vali de vardı, Amiral de, Emniyet Müdürü de.

Jandarma Komutanı da.

Sonra "başka bir işadamı" konuştu:

- İçimizde çürük elma varsa ayıklansın... Bunu en çok biz istiyoruz... Ama iş dünyası ürkütülmesin.

Bu defa söz Engin Tan Narin'de:

- Dışticaret Müsteşarlığı, Gümrük ve Tarım Bakanlığı sürtüşüyor... Faturasını biz ödüyoruz.

Tarık Bozbey:

- 29 bin ihracatçıdan 124'ü hakkında soruşturma var... Yarın 110'u serbest kalır... 14 kişi yanlış yapıyor diye, binlerce ihracatçıyı kötü adam gibi göstermenin ne alemi var?.. Kendi vatandaşından sürekli şüphelenen devlet olur mu?

Herkes öylesine dertliydi ki...

Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Solmazer bile konuşamadı.

Ve toplantının sonunda "görüyorsun" dedi:

- Bunlar, yüreği vatan sevgisi ile çarpan, vergisini ödeyen, yatırım yapan insanlar... Ama hepsi incitiliyor, küstürülüyor.

FERYAT
İçel Esnaf ve Sanatkâr Odaları birliği "bir başka cenaze evi."

80 bin kayıtlı üye var.

Başkan Vahit Çekmez dedi ki:

- Körfez krizi... Kasım krizi... Şubat krizi... Artık dayanacak gücümüz kalmadı... Esnaf, siftahsız dükkân kapatıyor... Moralimiz, canımız, kanımız kalmadı... Seçtiğimiz değil, bize seçtirilen insanlar artık biraz ileriyi görsünler.

SERBEST BÖLGE
"Üçüncü cenaze evi" ise, 6300 kişinin "sürekli", 2000'e yakın insanın da "geçici" çalıştığı Mersin Serbest Bölgesi.

"İş hacmi" her gün biraz daha geriliyor.

Bir yandan "kriz vurmuş.

Bir yandan da "operasyonlar."

Biz dolaşırken yine bir operasyon vardı.

"Kaçak çay" operasyonu.

Dinlediğimiz şikâyet:

- Suç varsa, suçlu en ağır cezaya çarptırılsın... Ama koskoca serbest bölge "suçlu muamelesi" görmesin... Herkese "bu da suçlu olabilir" gözüyle bakılmasın.

KRİZ
Organize Sanayi Bölgesi'ni geçen yıl da görmüştük. 3 milyon 800 bin metrekare üzerine kurulmuş "modern bir dünya."

Burası, bozuk moralleri düzeltecek bir "ilaç." İşte Atatürk'ün modern Türkiye'si.

Ama Bölge Müdürü Ertuğrul Karaoğuz'u hayli "düşünceli... Kederli" görüyoruz.

"Neden" diye soruyoruz.

Yanıt "düşen üretim... Çıkarılan işçiler... Devam eden kriz."

TARSUS
Ve "ver elini Tarsus."

Kaymakam Ali Ülger, altı yıldır burada.

Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz (MHP), iki devredir belediye başkanı.

Tarsus'ta MHP'nin oyu yüzde 26.

Belediye Başkanı ise "yüzde 51 oy aldı."

Başarılı Kaymakam ile çalışkan Belediye Başkanı el ele vermişler...

Mucizeler yaratıyorlar.

Tarsus'ta "Belediye Meclisi" dışında, üç meclis daha var:

"Çocuk Meclisi."

"Gençlik Meclisi."

Ve sivil toplum örgütlerinin yöneticilerinden oluşan "Kent Meclisi."

Tarsus'ta "tam demokrasi" işliyor.

Ve Tarsuslu "il olmak istiyor."

PRANGA
Gittik, gezdik.

Yazdıklarımız "görüp, dinlediklerimizin" onda biri bile değil.

İçel "kıpır, kıpır."

"Kabına sığmıyor."

Türkiye biraz iyi yönetilse...

İçel "patlayacak... Avrupa olacak."

Sahi, ülkemiz ne zaman "kötü yönetimin prangalarından" kurtulacak?

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır