Nisan enflasyonu
Perşembe günü nisan ayı enflasyon sayıları yayınlandı. Kur çapası terkedildikten sonra enflasyonda ciddi bir yükselme yaşanacağı biliniyordu. Birbiri ardına gelen temel ürün zamları günlük hayata da yansıdı.
Nisan ayı için tahminler TÜFE'de yüzde 9 TEFE'de yüzde 13 civarında seyretmişti. Fiili enflasyon tahminlerin üstünde çıktı. Kısaca hatırlatalım.
Tüketici fiyatları artışı yüzde 10.3 oldu. Böylece şubat ayında yüzde 33.4'e gerileyen yıllık tüketici enflasyonu tekrar yüzde 50'yi aşarak yüzde 50.9'a ulaştı.
Nisan ayında TÜFE'de mevsimlik etki nisbeten düşüktür ve enflasyonu yukarı çeken yöndedir. Bu nedenle mevsimlik etkiden arındırılmış Nisan ayı tüketici enflasyonu yüzde 9.9 hesaplanıyor.
Akılda daha kolay kalan yüzde 10'u kullanabilirz. Bu Türkiye için bile son derece yüksek bir enflasyondur. 1994 ilkbaharından bu yana, son yedi yılın en yüksek aylık tüketici fiyat artışıdır.
Toptan eşya fiyatlarındaki artış daha da güçlü. TEFE nisa'da yüzde 14.4 yükseldi. Böylece şubatta yüzde 26.5'a inen yıllık TEFE enflasyonu yüzde 48.3'e tırmandı.
Mevsimlik etkiden arındırınca manzara değişmiyor, sadece bir puan düşüyor ve yüzde 13.4 oluyor. Gene 1994'den bu yana en yüksek aylık toptan eşya fiyat artışı ile karşı karşıyayız.
"Çekirdek enflasyon" diye nitelenen özel imalat sanayi fiyat artışı daha da yüksek. Nisanda yüzde 14.9 artmış. Şubat ayında yüzde 27.9 iken nisanda yüzde 59.9'a yükselmiş.
Özel imalat sanayi fiyatlarında mevsimlik etki çok azdır. Nisanda hiç yok. Ancak, gene son yedi yılın en yüksek aylık fiyat artışı yaşanmış.
Hangisi önemli
Birkaç hususu vurgulamak istiyoruz. Birincisi, bundan sonra 12 aylık enflasyonu karşılaştırmalarda kullanmanın fazla bir anlamı kalmadı. Neden? Çünkü mutlaka yükselecektir. Halbuki geçen yıl düşüş trendinde idi.
Örneğin sonbahara doğru enflasyon tekrar düşüşe geçse bile, mart-haziran dönemindeki yüksek aylık sayılar yıllığı yukarı çekecektir. 2001 yaz başına kadar yıllık endeks bu olumsuz etkiyi taşıyacaktır.
Bu durumda, enflasyonu aylık bazda izlemek daha gerçekçidir. Esas bakılması gereken bir sonraki ay bir öncekine kıyasla neler olduğudur. Daha açık soralım. Mayıs enflasyonu daha yüksek mi çıkar? Yoksa daha düşük mü? Önemli olan budur.
İkincisi, TÜFE ve TEFE arasındaki tercihtir. Türkiye son yedi yıldır her ikisini de aynı ilgi ile izliyordu. Bunun özel bir nedeni vardı. Tüketici enflasyonu hayat pahalılığını yansıtıyordu. Toptan eşya ise kurun nasıl değişeceğinin işaretini taşıyordu.
Bunun arkasında Merkez Bankası'nın "enflasyon kadar devalüasyon" kuralını TEFE ile hesaplaması yatıyordu. Şimdi kurlar dalgalanmaya bırakıldı. Dolayısı ile TEFE artık eski dönemdeki gibi önemli bir gösterge olma vasfını kaybetmiştir.
Yeni program da enflasyonu tüketici fiyat artışları şeklinde tanımlamaktadır. Bütün dünya böyle yapmaktadır. Türkiye'deki TEFE'nin gelişmiş ülkelerdeki muadili Üretici Fiyatları Endeksi'dir. Kamuoyunun ilgisini çekmez. Sadece profesyonel iktisatçılar bakarlar.
Beklentilere dikkat
Telekom yasasının çıkması ve "Niyet Mektubu'nun" onaylanması halinde, enflasyondaki ani patlama önümüzdeki bir kaç ay içinde duraklayacaktır. Bakan Derviş bu konuyu özellikle vurguladı. Yıl sonunda aylık fiyat artışlarının tekrar yüzde 2 civarına gerileyeceğini belirtti.
O bakıma piyasa aktörlerinin beklentilerini oluştururken dikkatlerini geçmişe değil geleceğe yoğunlaştırmalarında yarar vardır. İç talebin zaten çok gerilediği bir ortamda yanlış enflasyon beklentisi yanlış fiyatlama kararlarına yol açar. Üreticileri daha da zor durumda bırakabilir.
Niyet Mektubu yayınlandıktan sonra 2001 ve 2002 için enflasyon tahminlerimizi yeniden hesaplayacak ve okuyucularımıza duyuracağız.