Bir yandan devalüasyonla açık pozisyondan darbe yediler. Diğer yandan faizlerin sıçramasıyla bono portföyünden büyük zararlara uğradılar. Üstelik bu iki ana kalem zarara geri dönmeyen kredilerin artması da eklenecek ve bir üçüncü zarar kapısı oluşacak. Son krizde bankacılık sektörünün yaklaşık 25 milyar dolarlık bir kayba uğradığı tahmin ediliyor.
Şubat ayında başlayan depremin durulmasının ardından bankacılık sektörünün yeniden yapılanması gündeme geldi.
Hazine kamu bankalarına 23 katrilyon liralık ödeme yaparak görev zararlarını sıfırladı. Ödemelerin Kasım ayından başladığı dikkate alınırsa 23 katrilyon lira yaklaşık 22-23 milyar dolar anlamına gelir. Kamu bankalarına ortak yönetim, banka sayısının azalması, yeni görev zararı verilmeyecek olması bu önlemin bir parçası.
Fondaki bankaların da açığı var. 10 milyar doları aşan bu açığın eninde sonunda devletin üstüne kalacağı anlaşılıyor. Çıkarılacak yeni kanunla bu bankaların alacaklarının tahsili hızlandırılacak.
* Eylem planı var mı?- 25 milyar dolarlık zararın bir bölümü de özel bankalara ait. Sektörün Kasım krizine girmeden yaklaşık 10 milyar dolar özkaynağı olduğu dikkate alınırsa, bugün eksi sermaye ile çalıştığı tahmin edilebilir.
Bankacılık Üst Kurulu bir yandan yeni kanun ve fondaki bankalarla uğraşırken bir yandan da bugüne kadar ayakta kalabilmiş bankaları güçlendirmenin yollarını arıyor.
Bu amaçla bankalara birer mektup yazan BDDK, "ne yapacaklarını" sordu. Yani durumlarını güçlendirmek için hangi yolu seçeceklerini öğrenmek istiyor. Cevabı herhalde zor olacak. Çünkü banka sahiplerinin seçeneği yok. Krizi bir başlarına çıkarmadılar. Üstelik bir kaç ay içinde bu kadar üstüste darbe yiyen başka sektör de yok. Sermaye yeterlilik rasyosunu tutturmak için gerekli sermayeyi koyacak kadar kimsede para yok. Geriye birleşme veya yabancı ortak almak kalıyor. Türk bankalarının birleşmesini teşvik edecek bir ortam olmadığından yabancı ortak almak daha cazip geliyor. Yabancı ortak konusunda bir güçlük de Fon'daki bankaların satışta olması. Bu özel sektör bankalarına olan talebin önünü kesiyor veya fiyat düşürüyor.
Bankacılık kesimini düzeltmeden krizi aşmamız mümkün değil. Ancak burada da bir tıkanma söz konusu. O kadar üstüste hatalar yaptık ki, çözümün zor olacağı ve bir hayli zaman alacağı söylenebilir.
* Sonuç- "Her güç, sabır ve zaman birleştirilerek sağlanır" Balzac