kapat
04.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )

Bankalar nasıl kurtulur?

Bir yandan devalüasyonla açık pozisyondan darbe yediler. Diğer yandan faizlerin sıçramasıyla bono portföyünden büyük zararlara uğradılar. Üstelik bu iki ana kalem zarara geri dönmeyen kredilerin artması da eklenecek ve bir üçüncü zarar kapısı oluşacak. Son krizde bankacılık sektörünün yaklaşık 25 milyar dolarlık bir kayba uğradığı tahmin ediliyor.

Şubat ayında başlayan depremin durulmasının ardından bankacılık sektörünün yeniden yapılanması gündeme geldi.

Hazine kamu bankalarına 23 katrilyon liralık ödeme yaparak görev zararlarını sıfırladı. Ödemelerin Kasım ayından başladığı dikkate alınırsa 23 katrilyon lira yaklaşık 22-23 milyar dolar anlamına gelir. Kamu bankalarına ortak yönetim, banka sayısının azalması, yeni görev zararı verilmeyecek olması bu önlemin bir parçası.

Fondaki bankaların da açığı var. 10 milyar doları aşan bu açığın eninde sonunda devletin üstüne kalacağı anlaşılıyor. Çıkarılacak yeni kanunla bu bankaların alacaklarının tahsili hızlandırılacak.

* Eylem planı var mı?- 25 milyar dolarlık zararın bir bölümü de özel bankalara ait. Sektörün Kasım krizine girmeden yaklaşık 10 milyar dolar özkaynağı olduğu dikkate alınırsa, bugün eksi sermaye ile çalıştığı tahmin edilebilir.

Bankacılık Üst Kurulu bir yandan yeni kanun ve fondaki bankalarla uğraşırken bir yandan da bugüne kadar ayakta kalabilmiş bankaları güçlendirmenin yollarını arıyor.

Bu amaçla bankalara birer mektup yazan BDDK, "ne yapacaklarını" sordu. Yani durumlarını güçlendirmek için hangi yolu seçeceklerini öğrenmek istiyor. Cevabı herhalde zor olacak. Çünkü banka sahiplerinin seçeneği yok. Krizi bir başlarına çıkarmadılar. Üstelik bir kaç ay içinde bu kadar üstüste darbe yiyen başka sektör de yok. Sermaye yeterlilik rasyosunu tutturmak için gerekli sermayeyi koyacak kadar kimsede para yok. Geriye birleşme veya yabancı ortak almak kalıyor. Türk bankalarının birleşmesini teşvik edecek bir ortam olmadığından yabancı ortak almak daha cazip geliyor. Yabancı ortak konusunda bir güçlük de Fon'daki bankaların satışta olması. Bu özel sektör bankalarına olan talebin önünü kesiyor veya fiyat düşürüyor.

Bankacılık kesimini düzeltmeden krizi aşmamız mümkün değil. Ancak burada da bir tıkanma söz konusu. O kadar üstüste hatalar yaptık ki, çözümün zor olacağı ve bir hayli zaman alacağı söylenebilir.

* Sonuç- "Her güç, sabır ve zaman birleştirilerek sağlanır" Balzac

2001, mevduattakilere zarar dövizdekilere kâr yazdı
Tasarruf sahibi açısından 2001 yılı çok fırtınalı geçiyor. Yaşanan yüksek oranlı devalüasyon ve astronomik düzeylere çıkan faizler tasarruf dünyasında bütün planları alt üst etti. Ancak genelde para sahipleri için parlak bir yıl geçirilmekte olduğu söylenebilir. Döviz, altın, yatırım fonları ve borsa iyi getiri sağladı. Repo ve bono da durumu aşağı yukarı kurtarıyor.

Bunların tek istisnası ise mevduat faizleri. Dün açıklanan verilere göre, dört aylık nominal getirileri dört aylık tüketici enflasyonu olan yüzde 22.1 oranından arındırdık. Ana yatırım aracı olarak mevduatın yatırımcısına yüzde 6.6 oranında zarar ettirdiğini belirledik. Üstelik bu aylık mevduatın her ay yenilenmesi ile varılan bir sonuç. Yani kriz sırasında faizlerin yükselmesinden nisbeten yararlanan bir vade. Daha uzun vadelilerin getirileri ise daha düşük. Tasarruf sahipleri açısından 2001'in tek yanlışı mevduat sahiplerine yapılıyor.

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır