Olacak iş değil.. Ankara'da bizim Dışişleri Bakanlığı'nda bazılarının akılları, gerçekten başlarından uçmuş gitmiş..
Hazretler demişler ki;
"Efendim, Kuzey Irak'taki otorite boşluğu yüzünden Kürtler'in özerk bir devlet kurmaları olasılığı var. Bunu engellemek için, biz de Saddam Hüseyin'e cesaret verelim. Kuzey'i kontrol etmesini sağlayalım. Bu sayede Barzani-Talabani ikilisini korkutup geriletiriz.."
Breh.. Breh.. Breh..
Hayatımda belki, iki elin parmaklarının sayısı kadar, böylesine saçma bir şey duydum..
Neyse ki, henüz itibar görmemiş bu dehşetengiz, bu müthiş fikir.. Ama birileri bunu ciddi ciddi ortaya atmış..
Ancak Türkiye'yi batırmak istiyorsanız böylesine fikirler üretir, sonra da uygulamaya kalkarsınız.. Hem, Türkiye için şu sıralar tam zamanıdır böyle fikirler üretmenin.. Ne diyeceğimi bilemiyorum..
Siz deli misiniz?
Saddam Hüseyin gibi bir diktatörü nasıl olur da getirip, yeniden sınırımıza koyacaksınız? Adamın, Körfez Savaşı öncesi, Türkiye hakkında söylediklerini hatırlamıyor musunuz? Elindeki füzeleri günü gelip bize karşı kullanacağını hesap etmiyor musunuz?
BM Güvenlik Konseyi kararları var ortada.. Onları ne yapacaksınız? Şunları bir anlatsanız da, bizler de bu yüksek fikirlerinizden yararlansak.. Kocaman kocaman adamların oturup konuştuğuna bakın..
Aklımı koru Allah'ım..
Sadece benim aklımı da değil, Ankara'da karar mekanizmalarında oturan herkesin aklını koru..
Milletçe hepimizin aklını koru.. Çünkü buna ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz..
Yasak hemşerim
Gelelim bir başka konuya..
Sayın TBMM Başkanı İzgi; gazetecilerin TBMM'deki siyasi parti kulislerine girmesini yasaklamanız yetmez.. Bence TBMM'ye girişlerini tümden yasaklayın.. Hatta Meclis'in 10 kilometre yakınına bile giremesinler.. Size ancak bu yakışır..
Meclis Başkanı, resmi otomobil israfını önleyeceğine, şişirilmiş kadroları indireceğine, gazetecilere yasak getiriyor.. Bırakın Türkiye'ye komik olmayı, dünyaya komik oluyoruz böyle şeyler yaparak..
Gazetecilerin, milletin vekili olduklarını söyleyen kişilerle temasını kesmeye, basın özgürlüğüne darbe vurmaya ve gazetecinin haber alma hakkını engellemeye kalkan kafaya ne denir? Adını siz koyun..
Üstelik bu iş, Parlamento'da, başta Başbakan Ecevit ve Dışişleri Bakanı Cem olmak üzere, çok sayıda gazeteci-milletvekili varken yapılıyor..
Biz, bu karara öncelikle bu milletvekillerinin karşı çıkmasını bekliyoruz. Onların bu kararın değiştirilmesi için girişimlere başlamasını diliyoruz.
Hani daha şeffaf olacaktık?
Şeffaflıktan vazgeçtik, gazeteciler Meclis'teki büyük israfı ve olup bitenleri öğrenip yazmasınlar diye daha da kapanıyorlar hazretler..
Ve eğer bu yasak kalkmazsa, yazılı ve görsel medya temsilcileri Meclis'e gitmemeli.. Bırakın ne halleri varsa görsünler.. Birkaç gün gazeteler ve TV'lere çıkamasınlar, merak etmeyin onlar ayaklanacaktır Meclis idaresine karşı...
Gazeteciler ayrıca, bu ayıplı karara karşı, Meclis önünde bir de protesto gösterisi yapmalıdır.. Ankara'daki basın temsilcilikleri bunu rahatlıkla ve hemen organize edebilirler.. Halktan da önemli destek alacaktır bu eylemleri..
21'inci yüzyıldayız.. Dünya nereye gidiyor, bizim Meclis yönetimi ise nereye?