kapat
04.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Gitti paralar

Bundan 8-10 yıl önce Türk Telekom'un "Reşat Altını" gibi bir değer olduğunu düşünüyorduk. Aldandık ve milletçe kazık yedik.

Özelleştirdiğimiz zaman elimize geçecek en az 30 milyar dolar, o gün bütün iç borçlarımızı ödemeye yetecek bir değerdi.

Bugün 3-3,5 milyar dolar ya eder ya etmez. Yani altını bakır değerine düşürdük.

Şimdi sadece, reform yapmak konusundaki kararlılığımızın bir göstergesi sayılıyor.

Özelleştirmeye karar verirsek, on yıl önce satarak elde edeceğimiz paranın üçte birini, ancak borç olarak almayı hak edeceğiz!

Nasıl bir akıl, ne biçim bir devlet ve ekonomi yönetimidir bu?

Türkiye'de hırsızlardan hesap soruluyor ama ulusal zenginliği böyle heba eden basiretsizliğe, siyasi çıkarcılığa, tutuculuğa ve değerlerin yok oluşunu salakça seyreden makam işgalciliğine soru sorulmuyor.

IMF yardımının olmazsa olmaz koşulu sayıldığı için Telekom özelleştirmesi ile ilgili yasa artık herhalde on gün içinde çıkacaktır.

Çünkü tutucuların öne sürdükleri itiraz gerekçeleri "Yüzde 1'lik altın hisse" ile çözülecek kadar basittir.

Yazık değil mi yitirdiğimiz zamana ve kaybettiğimiz milyarlarca dolarlık kaynağa?

Geçmiş on yılın iktidarlarına ve 18 ayı itiş kakışla harcayan bu iktidara kimse hesap sormayacak mı?

Altın beklerken elimize tutuşturulacak bakır heykeli teselli ödülü olarak kucaklamaya razı mı olacağız?

Meclis bu özelleştirme hikâyesini özel gündemle ele alıp, işlenen günahları, geleceği kurtaracak bir ibret olarak tesbit etmelidir.

Direnenlerin "vatansever" fiyakasını bozmak bile değişim dinamiğine yatırımdır!

Bu kadarı olmaz
Gizli telefon dinlemeleri konusunda konuşan Mesut Yılmaz, meğer bir uyarıcı değil, "damdan düşen" bir kazazede imiş..

Eski Enerji Bakanı Ersümer'in gizlice dinlenmesini eleştirirken Yılmaz şöyle demişti:

"Yarın eğer bir gazete idarehanesi, bir ticaret şirketi, bir işçi sendikası, bir vakıf, bir muhalefet partisi, telefonları dinlenerek izlenirse, bizim ne demek istediğimiz çok daha iyi anlaşılacaktır.."

Dün Hürriyet gazetesinde yayınlanan belgeler, tüm bu felâketlerin geçmişte, hem de kendisinin Başbakan olduğu iktidar döneminde aynen yaşandığını gösterdi.

İşte baskı rejimlerinin girdabı, dört yıl sonra yine iktidar ortağı oldukları halde onları da içine çekmiştir.

Türkiye'de pek çok kişi, telefonlarının dinlendiği şüphesini taşıyor. Böyle bir güvensizliğin zehiri ile yaşayamayız. Özel hayatın bu kadar saygısız bir saldırıya hedef olduğu ülke demokrasi iddiası taşıyamaz.

Hükümet devletin uzuvlarına hakim olmalı, kaç telefonun yargı kararı ile dinlendiğini açıklamalı, yasa dışı dinleme yapılmadığının ve asla yapılmayacağının güvencesini millete vermelidir.

Millet fakirliğe razı oldu ama sömürge ahalisi muamelesi görmeye razı olamaz!

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır