kapat
04.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Nokia
 


Bir hokum olmadı

Yok, yok, başlıkta bir hata, ya da örtülü terbiyesizlik yok. İkinci sözcüğün ilk harfi de yanlış basılmadı. Hokum, eski İngilizce'de hokus pokus kökünden üretilmiş "dış görünüşte etkileyici ama içi kof ve sonu hüsran" anlamına gelen bir tiyatro argosu. Suproleague'de basketbolumuz adına çok şeyler beklediğimiz Ülker'in, son günlerdeki başı önünde görüntüsüne denk düştüğü için kullandım. İşler kötüye sarınca, başarının üstünü örttüğü yanlışlar da tek tek ortaya dökülmeye başlar. Basketbolun acımasızlığı da buradadır zaten. Burhan Uslu'dan başlayıp yönetimin her kademesini içine alan sorumsuzluklarla oluşan Serkan Erdoğan'ın doping skandalı (her nedense başarıda olay ekip çalışması olur, kötü günde ise kişisel cehalet) Ülker'i oyun kurucusuz bıraktı. Orhan ve Ufuk sakatlıktan sonra form yakalayamadılar(!) Transfer edildiği söylenen Saran Djuric Türkiye Kupası'na yetiştirilemedi ve Ülker kupadan da eli boş çıktı. Ra'anana, Siena, Rytas ve Scavolini serileri sonrası Avrupa Kupaları'nda da başarılı olamadılar. Kimyası Lollis ile çok iyi uyuşarak, maç başına 16 sayı ortalama ile mükemmel performans veren Handlogten ve 15 sayı ortalama ile takımı zor maçlarda sırtlayan Harun Erdenay'a rağmen, bu takım Meriç'i aşamıyorsa coaching (kenar yönetim) tartışılır olmaya başlar. Murat Didin'de el hak, karizma var ama over coaching (yıldız oyuncu ile oynama özürlü, fazla karışan koç) sendromu onu giderek winning coach (kazanan, şampiyon olan) koç olmaktan uzaklaştırıyor. Takımı ve oyunun gidişatını fazla kurcalıyor, sık ve sıcak oyuncuları yersiz değiştiriyor. Play-off sonrası lig şampiyonluğu, Didin'in bizleri mahçup etmek için bu yılki son sınavı olacak. Hadi bakalım, in misin cin misin görelim sevgili Murat...

2008 Pekin'in

Basketbol her zaman olduğu gibi küreselleşen dünyanın en büyük birleştiricisi olma işlevini sürdürüyor. Sabonis'in kendini NBA'e atması perestroykanın başlangıç habercisi olmuştu. Amerika 1.5 milyar nüfuslu, 200 milyon kişinin basketbol oynadığı, 300 milyon kişinin NBA seyrettiği Çin pazarına basketbol kortlarından yaklaşmayı, sepet diplomasisini sevdi. Çin ordusunun yıldızı 2.15'lik teğmen Whang Zhizhi'nin Dallas Mavericks'de oynamaya başlamasıyla ilk adımını atan yeni dalganın ikinci hedefi 2.25'lik Yao Ming. Bu girişimlere başta dehşetle karşı koyan Pekin yönetimi, 2008 Olimpiyatları'na Amerikan desteği umuduyla şimdilerde uyumlu davranıyor. Benim TMOK'a "2008 Pekin'de yapılacak, 2012'ye de Dallas aday olacak, burada ince hesap var" demem ondan. Amerikan şirketlerine milyonlarca doların kapısını açacak bir seçim söz konusu olan...

HAFTANIN SORUSU

Ülker'in bir yenilip, bir yendiği, İbrahim Kutluay'ın müthiş performansıyla AEK'nın Yunanistan Kupası'nı elinden aldığı Panathinaikos'a iki kez üst üste Avrupa Şampiyonu olma hazzını hangi Türk takımı tattırmayacaktır?

İpucu; aslanlar gibi köpüren bir takımdır.

 
2001 yılı Türkiye 1. Futbol Liginin şampiyonu kim olacak?

Fenerbahçe
Galatasaray
Gaziantepspor
Beşiktaş

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır