|
Krizde işçi çıkarma fırsatı bulduk
Cem Hakko'ya göre, "İyi bir şey olmasa da kriz, şirketlerde yıllardır verimsiz çalışanlara teşekkür etme fırsatı yarattı"
Vakko Yürütme Kurulu Başkanı Cem Hakko, ekonomik krizin, verimi düşük ancak yıllardır şirket bünyesinde olan bazı çalışanlara veda etmek için uygun bir dönem yarattığını belirterek, "Birkaç kişiye teşekkür etme zamanı gelmişti. Bu iyi bir şey olmasa da verimi düşük elemanların tasfiyesi anlamında fırsattır" dedi. Finansbank, Galaxycard ve AK'S Perakende Danışmanlık tarafından düzenlenen "1. Perakende Sektör Buluşması"nda konuşma yapan Hakko, krizin, iç piyasaya yoğunlaşan Vakko'nun ihracata yönelmesini sağladığını belirterek, şunları söyledi:
"Belli zamanlarda tüm sektörün biraraya gelip çalışması lazım. Zamansız indirimler bizi rahatsız ediyor. Sözgelimi Fransa'da 4 Ocak'tan önce kimse indirime gitmiyor. Biz de sektör olarak organize olalım. Örneğin Dubai'deki gibi bir alışveriş haftası düzenleyelim, Kapalıçarşı'yı, Beyoğlu'nu buna dahil edelim."
Kötü tava geldik
* Mustafa Taviloğlu (Mudo)
Büyük yatırımlara girmişken fena halde tava geldik. Dört büyük mağaza açıyordum, krizi göremedim. Yine de geri çekilmiyorum. Amcam çok anlamlı bir söz söylemişti: 'Paranı kaybedersen bir şey kaybetmiş olursun, onurunu kaybedersen çok şey kaybetmiş olursun, ama moralini kaybedersen her şeyini kaybedersin.' Satıştan başka çaremiz yok. Mağazaları kendi içinde yenileyerek, ürünleri daha iyi takip ediyoruz. Adam çıkarmadık ama yeni yatırımlar için aldığımız arkadaşlardan vazgeçtik. Artık cumartesi günleri de tam kadro çalışıyoruz. Satış için tüm özel günleri kullanıyoruz. Mağazalarda indirim köşeleri oluşturmaya başladık.
Fiyatları kışın görün
* Abdullah Kiğılı (Kiğılı Giyim):
Şu an vitrinlerde gördüğünüz fiyatlar krizden önce belirlendi. Ama kimse satamıyor, herkes Anneler Günü'nden sonra indirime gidecek. Bu fiyatlarla bile satamazsak kışın ne olacak? Asıl maliyet artışları kışa yansıyacak. Ben 42 yıldır bu işin içindeyim, bunca yıllık çabamın boşa gittiğini düşünüyorum. Sektörde sermayeler dolar bazında yarı yarıya düştü. Bir yıl önceki adetlerin yarısını üreteceğiz. Hazır giyimde kriz nedeniyle 40 bin kişi işsiz kaldı. Ben de biraz daha direnip küçüleceğim. Öncelikle yüksek kiralı mağazalardan vazgeçeceğim. Belki de başladığım noktaya dönerim, yani tek mağazaya.
Modern bohçacılık
* Esat Akdoğan (Esprit)
Devalüasyondan sonra Esprit'in merkezi Almanya'nın kapılarını aşındırdık. Durumu anlatıp, kolaylık sağlanması için uğraştık, ancak bir sonuç alamadık. Bunun üzerine satışları artırmak için mağaza dışı pazarlama taktiklerine başladık. İstanbul ve Bursa'da hanımların günlerine gidip satış yaptık, çok etkili oldu. Şimdi turistik bölgelere gitme planımız var. Belki plajlara minibüsle gidebiliriz. Ancak marka değerini de çok düşürmemek gerekiyor.
Kalite özürlüyüz
* Faruk Malhan/Kolleksiyon Mobilya
İç veya dış pazar olması önemli değil, kaliteli üretim yapamazsak, rekabetin en berbat alanlarında çırpınırız. Batı standartlarında üretim seviyesine ulaşmamız ve ihracatımızı artırmak için de ithal ürün görmemiz gerekli. Bunu görmezsek, kriterimiz olmaz. Çünkü biz eğitimde de, siyasette de, üretimde de, tüketimde de kalite özürlü bir toplumuz.
Kurlar yatay gider
* Ömer Aras (Fiba Holding)
Kurlar gereğinden fazla arttı. Bundan sonra yatay gideceğini ve yılsonunu az yükselişle kapatacağını tahmin ediyorum. Faizde hızlı bir düşüş gördük. Bir süre daha gerileyebilir. Ancak Merkez Bankası negatif reel faize izin vermeyecek. Bu kadar hızlı bir kur artışı sonrası yüzde 20-25 civarındaki döviz mevduat faizi çok anlamsız. Oranların yüzde 10'lara inmesi beklenebilir. Stabilize olan kurlar ve düşen faizlerle birlikte yılın ikinci yarısından sonra ekonomide canlanma ve büyüme olur. Moral bozmaya gerek yok.
|