kapat
02.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr )

Kayıp Rumlar

Makarios Drousiotis, Zenon Pofaides, Kyriakos Pierides ve Alecos Tringides nerede? Nerede olduklarına dair size kesin bir bilgi verecek durumda değilim.

Ama nerede olmadıklarını biliyorum: İstanbul'da değiller.

Bu dört Kıbrıslı Rum gazetecif İstanbul'da Friedrich Ebert Vakfı'nın düzenlediği birbuçuk günlük bir toplatıya katılıp Türk, Yunan Alman ve Kıbrıslı Türk meslektaşlarıyla Kıbrıs sorununu tartışacaklardı. Friedrich Ebert Alman sosyal demokratlar tarafından kurulan ve Türkiye'de de bir şubesi bulunan bir vakıftır.

Geçtiğimiz hafta sonunda Dedeman Oteli'nin küçük konferans salonlarından birinde toplandığımızda Rumlar'ın mevcutlar arasında olmadığını gördük.

Vakıf yetkilisine Rumlar'ın neden gelmediğini sorduğumuzda Dışişleri Bakanlığı'nın (bizimki demek istiyordu tabii, onlarınki değil) onlara vize vermediğini öğrendik.

Hangi dehşetengiz politika uyarınca bu Rumlar'a vize verilmedi? Allah bilir.

Rumlar buraya gelse ve Türk, Alman, Yunanlı ve Kıbrıslı Türk meslektaşlarıyla birbuçuk gün Kıbrıs konusunda lak lak etselerdi ne olacaktı? Hiç bir şey olmayacaktı.

Türkiye'nin Kıbrıs imajı bu ve bunun gibi yüzlerce olayın birleşmesinden meydana geliyor. Bu pek hoş bir imaj değildir.

Uluslararası camiada yaygın kanaat Türk tarafının katı tutumu dolayısıyla adada barış görüşmelerini çıkmaza soktuğu yönündedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın barış istemediği konusunda nerdeyse oy birliği vardır. Türk kamuoyunun bu durumdan bihaberdirfçünkü Kıbrıs konusunda objektif karar verme yeteneği beyin yıkayıcıları tarafından elinden alınmıştır.

Bir ülkenin haklı olduğu bir dış politika davasında uluslararası camianın ezici bir çoğunluğu tarafından yüzde yüz haksız olarak algılanması kolay kolay elde edilecek bir başarısızlık değildir. Böyle kesin bir yenilgi ancak üzerinde kafa patlatılarak, insanüstü bir gayretle sağlanabilir. Bu belki ilginç bir araştırma konusu olabilir: "Dış politikada kesin yenilgi yöntemleri -- Siz defhaksız görünmeyi öğrenin."

Türkiye'nin bir sürü dış politika sorunu vardır. Dışişleri Bakanlığı'nda bunların hiçbirine dair bir çözüm planı yoktur. Eğer varsa bunlar çok iyi gizlenmektedirler. Türkiye'nin hiç bir dış politika sorunu konusunda verilecek bir tavizi yoktur. Çünkü Türkiye bütün konularda yüzde yüz haklıdır. En çok haklı olduğu konu da Kıbrıs konusudur. Ne yazık ki, Türkün Türk'ten başka dostu olmadığı için, bu haklılığımızda solo vaziyetteyiz.

Türk dış politikası bir Titanik'tir ve Kıbrıs gecelerin karanlığında yol alan bir buzdağı.

Dört gazeteci Rum'a vize vermemek kolaydır. Ama Avrupa Birliği, Kıbrıs'a tam üyelik için yakında vize verdiğinde ne yapacağına karar vermek veya bu vizenin verilmesine mani olmak o kadar kolay değildir.

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır