  
Yedi nankör kedi
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Pazartesi gecesi, Cumhur Ersümer'i telefonla aradı... Ve ona dedi ki "grup toplantısında konuş."
Oysa, Cumhur Ersümer "söyleyeceğini, basın toplanısında söylemişti."
"Grupta konuşmak" şeklinde bir düşüncesi yoktu.
Mesut Bey "konuşmalısın" dedi:
- Basın toplantısında söylediklerini duyan var, duymayan var... Okuyan var, Okumayan var... Grupta konuş... Herşeyi anlat.
Ve Cumhur Ersümer dün grupta konuştu.
***
Bir süre önceydi.
İçişleri Bakanlığı'nda bir toplantı yapılmıştı.
Sadettin Tantan, Cumhur Ersümer, Beyaz Enerji Savcısı Talat Şalk ve bir de jandarma subayı vardı.
Orada "çok şey" konuşuldu.
Jandarma subayı "bazı telefon konuşmalarında söylenenleri" uzun, uzun okudu.
O toplantıda, Ersümer'e yönelik hiçbir "iddia... İtham... İma" gündeme gelmedi.
Bir ara Ersümer şöyle dedi:
- Sakın bana nezaket göstermeyin... Eğer, telefon kayıtlarında falan, benimle ilgili birşey varsa... Çekinmeden açıklayın. Ve iddianameye alın.
Ersümer'e söylendi ki:
- Telefon kayıtlarında, lehinizde bazı sözler var... Bunların (rüşvete adı karışanların) üstüne gittiğinize dair.
***
Mesut Bey, Cumhur Ersümer'e "herşeyi anlat" derken...
Kastettiği "İçişleri'ndeki toplantıydı."
Ersümer anlattı ama...
"Ayrıntılarıyla" değil.
Sadece "Tantan'ın da bulunduğu bir toplantıda" dedi.
"Yer" vermedi.
"Savcıdan... Jandarmadan" bahsetmedi.
**
ANAP grubunda Mesut Yılmaz da konuştu.
"İstanbul'da söylediklerini" bir kez daha tekrarladı:
- Hukuk siyasallaşmamalıdır!..
İşte tam bu sırada "çok ilginç birşey" oldu.
Bazı ANAP'lılar, "hukukun siyasallaşmasından" şikayet eden Mesut Yılmaz'a "günaydın" dediler.
Ama bunu "Mesut Bey duyamadı."
Zira alkışlar "günaydını bastırdı."
***
"Günaydıncılara" sorduk:
- Neden günaydın?
Aldığımız yanıt:
- Mesut bey hukukun siyasallaştığını şimdi mi farkediyor?.. Aylardır neredeydi?.. Bu sözleri bugün değil, aylar önce söylemeliydi... Haksız mıyız?
"Haklısınız ama, alacağınız yok" dedik.
Ve ekledik:
- Hukuk herkese lazım... ANAP yönetimi bunu, hukuk kendisine de lazım olduğu zaman mı farketti?
***
Meclis'e gitmişken, DSP'lilerle de konuştuk.
Gördük ki "hayli gerginler."
Pazar günü, kurultayda yaşananlar "morallerini bozmuştu."
Hele dün gelen "iki istifa" herşeyin üstüne tuz, biber ekmişti.
Sohbet sırasında, bir milletvekili "şu espriyi" yapınca, gergin ortam bir anda değişti ve kahkahalar yükseliverdi:
- Nankör kedi sayısı yediye çıktı.
Biliyorsunuz, yöneticilerimiz "biraz dişli çıkana... Boyun eğmeyene... İstediği gibi kullanamadığına" nankör kedi diyorlar.
Ahmet Necdet Sezer gibi.
Kemal Derviş gibi.
Sadettin Tantan gibi.
Zekeriya Temizel gibi.
Sema Pişkinsüt gibi.
Ve dün DSP'den istifa eden iki milletvekili gibi.
|