kapat
02.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )

Dansın Lordları değil, Sultanları!..

Bomonti'nin kargacık burgacık, daracık sokakları biraz genişler gibi olunca, Staras'ın TIR'larını gördüm.. Adresi bulduk.. Ses ve ışık düzeni denince bu ülkede bir numara Staras en baştan beri işin içinde.. Dansın Sultanları'na kamp yeri olarak ayırmış, karargahının bir bölümünü..

İçeri gireceğiz ve daha ilk adımları izleyeceğiz.. Vakit?.. Aylar, aylar önce..

River Dance'ı Anadolu'ya getirme hayallerim batarken, Mydonose Showland'in patronları Yalçın Çevikel ve Güvenç Kılıç'ın bu müthiş projenin, bu çılgınca rüyanın gerçekleşmesi için kolları sıvadıklarını duydum..

İşin başından beri gelişmelerden beni nerdeyse dakika dakika haberdar eden Yapım Koordinatörü, sevgili dostum, kardeşim Ali Erten, bilgilendiriyor..

Gazetelere verilen ilanlarla yüzlerce genç toplanmış, seçimle sayı yüze indirilmiş, bu 100 kişi kampa alınmış. Ailelerine veda edip toplanmışlar. Birlikte çalışıyor, birlikte yiyor, birlikte kalıyorlar..

Bomonti'nin ara sokaklarında aradıklarım onlar..

Mustafa Erdoğan adlı mucize adamla işte orada tanıştım..

1965'te Hakkari'de doğan, 2000'li yıllarda Broadway'de müthiş bir şova adını "Genel Sanat Yönetmeni" diye yazdıracak, mucize adamla..

"Galip doğanlar"ın nerde doğduklarının önemli olmadığını kanıtlayan, hayatlarını başarısızlıklarına özür aramakla geçiren "Mağlup doğanlar"a hem de fena halde örnek olacak mucize adamla..

Hakkari nire?.. İstanbul nire.. Broadway nire değil mi?..

Felsefe ve Kamu Yönetimi okumuş ama, Halk Oyunlarından kopmamış.. Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinde Müzik ve Halk dansları toplulukları oluşturmuş. Anadolu Halk Danslarını bitmeden, tükenmeden araştırmış..

Kampın Lideri o.. Baş yönetmen.. Baş koreograf..

Haftanın 6 günü, günde enaz 10 saat prova.. Aylarca.. Aylarca ya.. 3 bin figürün bir bilgisayar robotu gibi, kusursuz ve uyumlu sahnelenmesi, bitmez tükenmez provolarla mümkün.. İnsanı öldüren, bezdiren, bıktıran, usandıran provalarla..

Ve de askeri disiplin içinde yaşamla..

Yedikleri, içtikleri herşey diyet uzmanları tarafından belirleniyor. Her sabah tartıya çıkıyorlar. Kilo almak yok..

İnsanoğlunu zorlayan bir işkence bu aslında..

Bu gençler dayanıyorlar.. Aylar geçiyor.. Koca yıl geçiyor.. Hala prova.. Prova.. Prova..

Neden?.. Mustafa Erdoğan'a inanıyorlar.. Kendilerine inanıyorlar.. Zafere inanıyorlar da ondan.. Onlar ölesiye çalışırken, öte yanda, müzikler, kostümler hazırlanıyor.. En önde gelen ses ve müzik uzmanları dünyanın davet ediliyorlar.. 25 ayrı halk ezgisinin çağdaş yorumu bu.. Kolay mı?..

Yılmaz Erdoğan, şovun senaryosunu yazıyor..

Muhteşem bir senaryo bu..

Yılmaz, Türk ve Yunan Mitolojilerini birleştiriyor, Dansın Sultanları için..

Anadolu uygarlıkların beşiği.. Anadolu, Doğu ve Batı uygarlıklarının birbiri içinde yoğrulduğu gizemli ülke..

Anadolu.. Anadolu işte.. Dünyada benzeri olmayan güzellikler ülkesi.. Tarih.. Doğa.. Uygarlık.. Anadolu'daki her uygarlık mozayığa bir taş ekliyor. Her taş bir dansla şovdaki yerine oturuyor.

Anadolu'nun bağrından bu muhteşem, bu benzersiz, bu akıllara durgunluk veren gösteri doğuyor..

Dansın Sultanları doğuyor..

Türkün gururu, bir kez daha doğuyor..

***
Bitmedi.. Bitmez..

Daha yazacağım tabii.. Onlar bıkmadan usanmadan aylarca çalıştılar.. Ben bıkmadan usanmadan yazacağım.. Herşeyi ve herkesi yazacağım.. Bu muhteşem gösteriye, bu Anadolu İnsanının gururu olan, bu "Rüyada görülse inanılmaz" şovun gerçekleşmesine katkıda bulunan herkese, minnetimi, şükranımı anlatmam için hepsini, hepsini, hepsini yazmam gerek aslında..

Çünkü onlar bir tarih yarattılar..

Onlar Dansın Sultanları'nı yarattılar!..

Muazzez!..
Alaturka'nın sahnelerdeki en büyük sesi ve yorumcusudur Muazzez!.. Abacı Muazzez.. Sezonu Günay'da kapamaya hazırlanıyor.. Abdi İpekçi, Türk Yunan Barış Ödülü sahibi Fedon ile birlikte bu Cumartesi bir gala yapıyorlar..

Günay yavaş yavaş İstanbul'u kapayıp, geçen yıl olduğu gibi Bodrum'a taşınmaya hazırlanıyor..

Cumartesi, keyifli ve coşkulu bir gece olacak.. Alaturkanın kusursuz hazzını yaşarken, Egenin iki yanından artık karmakarışık olmuş türküler, sirtakiler ve rebetikolarla coşacağız.

Bence kaçmaz!..

34 GEN 51 ve 34 THA 20!..
İnanamıyorum.. Benim insanımın bu kadar saygısız, başkalarının haklarına bu kadar aldırışsız, sözüm ona bu kadar uyanık olma hastalığını bir türlü anlıyamıyorum..

Saat 18.30.. Trafik yoğun.. Birinci köprü girişi Zincirlikuyu'da kuyruk olmuş.. Bu biri özel, biri ticari uyanıklar, kuyruğa girer, sıra bekler mi?.. Bekleyenler gerzek çünkü.. Sağdan Mecidiyeköy'e sapacakmış gibi yapıp, az ilerden hızla sollayarak, sıranın arasına girmeye çalışıyorlar, ite kaka.. Kazaya, kavgaya davet çıkararak..

Ne kazanıyorlar.. 5 araba boyu.. Yani araba hızı ile 5 saniye değil, köprüyü geçtikten sonra 5 araba önde olmak.. Değer mi?.. Beş araba önde olmak için bu kadar alçalmaya değer mi?..

Bunu aklım almıyor..

Birşeyi daha aklım almıyor.. Trafiğin en yoğun saatinde burada işte bu uyanıklara haddini bildirmek için görevlendirilmiş üç trafik polisi, kavşağın ortasında yüzleri birbirlerine dönük sohbet ediyorlar.. Trafiğe baktıkları bile yok..

Birinin insana saygısı yok.. Ötekinin işine..

Nasıl bir milletiz biz?.. Nasıl?.. Nasıl?.. Nasıl?..

İstifa!..
Nazire Karakaş ve Mahmut Özcan DSP'den istifa etmişler.. Gerekçelerini açıklarken kanım dondu..

"Bizi Ecevit milletvekili yaptı.. İki yıl onun her dediğine 'He' diyerek bedelini ödedik. Şimdi tüyüyoruz.."

Söylediklerinin anlamı bu.. Bunu söyleyince güya demokrasi kahramanı olacaklar..

Hadi canım sen de..

Demokrasiye inanıyorsan, parti içinde kalır mücadeleni sürdürürsün..

Parti içi mücadeleye inanmıyorsan, gidersin seni milletvekili yapan Ecevit'e, diyetini verdiği kolu iade edersin..

Yani DSP'den değil, milletvekilliğinden istifa edersin..

O işlerine gelmez değil mi?.

TEBESSÜM
Fıkra Yıldırım Tuna'dan

Kalabalık bir barda yılbaşı kutlaması yapılırken sunucu mikrofona çıkmış.. "Saat 12'ye birkaç dakika kaldı, yepyeni bir yıla giriyoruz!" demiş. "Şimdi her koca hayatta yaşamasının anlamı olan, ona hayatı sevdiren kişinin yanına gidip ayakta dursun!.."

Biraz sonra Barmen kalabalıktan ezilmiş..

BİZİM DUVAR
Kriz yüzünden asker de tasarruf yapmaya karar verdi. Yıllarca biz kemer sıktık, biraz da onlar palaska sıksınlar.

Hakan&Utku

SEVDİĞİM LAFLAR
Tanrıtanımazın hayatındaki en kötü an, gerçekten şükranla dolu olup da, şükredecek kimse bulamadığı zamandır.

Dante Rosetti

(1828-1882)

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır