Bomonti'nin kargacık burgacık, daracık sokakları biraz genişler gibi olunca, Staras'ın TIR'larını gördüm.. Adresi bulduk.. Ses ve ışık düzeni denince bu ülkede bir numara Staras en baştan beri işin içinde.. Dansın Sultanları'na kamp yeri olarak ayırmış, karargahının bir bölümünü..
İçeri gireceğiz ve daha ilk adımları izleyeceğiz.. Vakit?.. Aylar, aylar önce..
River Dance'ı Anadolu'ya getirme hayallerim batarken, Mydonose Showland'in patronları Yalçın Çevikel ve Güvenç Kılıç'ın bu müthiş projenin, bu çılgınca rüyanın gerçekleşmesi için kolları sıvadıklarını duydum..
İşin başından beri gelişmelerden beni nerdeyse dakika dakika haberdar eden Yapım Koordinatörü, sevgili dostum, kardeşim Ali Erten, bilgilendiriyor..
Gazetelere verilen ilanlarla yüzlerce genç toplanmış, seçimle sayı yüze indirilmiş, bu 100 kişi kampa alınmış. Ailelerine veda edip toplanmışlar. Birlikte çalışıyor, birlikte yiyor, birlikte kalıyorlar..
Bomonti'nin ara sokaklarında aradıklarım onlar..
Mustafa Erdoğan adlı mucize adamla işte orada tanıştım..
1965'te Hakkari'de doğan, 2000'li yıllarda Broadway'de müthiş bir şova adını "Genel Sanat Yönetmeni" diye yazdıracak, mucize adamla..
"Galip doğanlar"ın nerde doğduklarının önemli olmadığını kanıtlayan, hayatlarını başarısızlıklarına özür aramakla geçiren "Mağlup doğanlar"a hem de fena halde örnek olacak mucize adamla..
Hakkari nire?.. İstanbul nire.. Broadway nire değil mi?..
Felsefe ve Kamu Yönetimi okumuş ama, Halk Oyunlarından kopmamış.. Hacettepe ve Gazi Üniversitelerinde Müzik ve Halk dansları toplulukları oluşturmuş. Anadolu Halk Danslarını bitmeden, tükenmeden araştırmış..
Kampın Lideri o.. Baş yönetmen.. Baş koreograf..
Haftanın 6 günü, günde enaz 10 saat prova.. Aylarca.. Aylarca ya.. 3 bin figürün bir bilgisayar robotu gibi, kusursuz ve uyumlu sahnelenmesi, bitmez tükenmez provolarla mümkün.. İnsanı öldüren, bezdiren, bıktıran, usandıran provalarla..
Ve de askeri disiplin içinde yaşamla..
Yedikleri, içtikleri herşey diyet uzmanları tarafından belirleniyor. Her sabah tartıya çıkıyorlar. Kilo almak yok..
İnsanoğlunu zorlayan bir işkence bu aslında..
Bu gençler dayanıyorlar.. Aylar geçiyor.. Koca yıl geçiyor.. Hala prova.. Prova.. Prova..
Neden?.. Mustafa Erdoğan'a inanıyorlar.. Kendilerine inanıyorlar.. Zafere inanıyorlar da ondan.. Onlar ölesiye çalışırken, öte yanda, müzikler, kostümler hazırlanıyor.. En önde gelen ses ve müzik uzmanları dünyanın davet ediliyorlar.. 25 ayrı halk ezgisinin çağdaş yorumu bu.. Kolay mı?..
Yılmaz Erdoğan, şovun senaryosunu yazıyor..
Muhteşem bir senaryo bu..
Yılmaz, Türk ve Yunan Mitolojilerini birleştiriyor, Dansın Sultanları için..
Anadolu uygarlıkların beşiği.. Anadolu, Doğu ve Batı uygarlıklarının birbiri içinde yoğrulduğu gizemli ülke..
Anadolu.. Anadolu işte.. Dünyada benzeri olmayan güzellikler ülkesi.. Tarih.. Doğa.. Uygarlık.. Anadolu'daki her uygarlık mozayığa bir taş ekliyor. Her taş bir dansla şovdaki yerine oturuyor.
Anadolu'nun bağrından bu muhteşem, bu benzersiz, bu akıllara durgunluk veren gösteri doğuyor..
Dansın Sultanları doğuyor..
Türkün gururu, bir kez daha doğuyor..