kapat
02.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Garildi
 

'Herkes mafya değil'


Yılmaz, mafya ile mücadele yasasındaki olağanüstü yöntemlerin herkes için kullanıldığını belirti ve bu uygulamanın "Polis devleti mi oluyoruz?" endişesi doğuracağı uyarısı yaptı
ANAP lideri Mesut Yılmaz, mafyanın çökertilmesi için çıkarılan kanundaki olağanüstü yöntemlerinin olağan suçlar için kullanılması eğiliminin ortaya çıktığını belirterek, bu kanunun herkese uygulanmasının "Polis devleti mi oluyoruz?" endişesi doğuracağını söyledi.

Yılmaz, partisinin grup toplantısında, Enerji Bakanlığı'nda yürütülen operasyonlar nedeniyle karşılaşılan durumun, partilerine karşı yöneltilen saldırıların yeni bir versiyonundan ibaret olduğunu belirterek, gelişen bazı uygulamaları doğru değerlendirmek gereğine işaret etti.

JANDARMA SORUŞTURMASI
"Her şeyden önce soruşturma usulü bakımından kullanılan yeni bir yöntem olduğunu unutmayalım" diyen Yılmaz, bunun, 4422 sayılı "Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası" ile getirilen olağanüstü soruşturma yöntemleri olduğuna işaret etti. Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu operasyon dolayısıyla üzülerek ama açıkça ifade ediyorum ki, kanundaki bu sınırlar zorlanmış, mafya için getirilen olağanüstü yöntemlerin olağan suçlar için kullanılması gibi bir eğilim ortaya çıkmıştır. Aksi taktirde, Ankara'nın göbeğindeki Enerji Bakanlığı'ndaki bir rüşvet olayının, jandarma tarafından soruşturulmasının başka hiçbir izahı yok. Olağan durumlar için geçerli olan CMUK'un bir kenara bırakılıp, olağanüstü yöntemlerin yasaya aykırı olarak kullanılmasının yaygınlaştırılması, korkarım ki, Türkiye'de kötü bir çığır açacaktır."

İHTİLAL DÖNEMİ METOTLARI
Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu, her zaman herkesin herhangi bir suçtan dolayı, mafya için getirilen imkanlara maruz kalması demektir. Böyle bir durum son derece tehlikeli sonuçlar doğurur. 'Hukuk devleti olmaktan çıkıp, bir gestapo, polis devleti mi oluyoruz?' endişesi doğar. Bunun toplum üzerindeki etkileri de zannedildiğinden daha yıkıcı olacaktır. Bu sadece, Beyaz Enerji ile ilgili değerlendirilmemelidir."

"İhtilal dönemlerinde kullanılabilecek metotları sivil yönetim döneminde kullanarak bir siyasi kadroyu tasfiye etmeye çalışırsanız, bunun ne kabul edilebilir ne de anlaşılabilir hiçbir tarafı yoktur" diyen Yılmaz, şunları söyledi: "Biz bugüne kadar, 'bu ülke insanları biraz daha özgür olsunlar' diye mücadele veren bir partiyiz. Böyle bir siyasi kadronun ülkenin bir polis cumhuriyetine dönüşme eğilimine kayıtsız kalması mümkün değildir. Belki, söylediklerimizi bizim bakanımızla ilgili söylenmiş sözler olarak düşünenler olacaktır. Ama unutmasınlar ki, yarın bir gazete idarehanesi, öbür gün bir ticaret şirketi, bir başka gün bir işçi sendikası, bir muhalefet partisi telefonları dinlenerek izlenirse jandarma tarafından basılırsa bizim ne demek istediğimiz çok daha iyi anlaşılacaktır. Ama korkarım ki o zaman vakit geçmiş olacaktır."

"Beyaz Enerji'de hukuk katledildi"
ANAP Grubu'nda söz alan Cumhur Ersümer, Beyaz Enerji operasyonuyla ilgili bilgi verirken 4 ay önce İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'la yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, iddianameye girmediği öne sürülen kasetle ilgili şu açıklamayı yaptı: "İçişleri Bakanlığı'nda Sayın Tantan, jandarma komutanı ve savcı vardı. 3 ay boyunca dinlenen telefonların deşifrelerini de getirmişler. Dinlettiler. Orada, iddianamede beni suçladığı söylenen iki bürokrat, benim hakkımda 'Bu p..venk varken bir şey yapamayız' diyor, ben olduğum sürece yolsuzluk yapamayacaklarını söylüyorlar, benim hakkımda hasmane konuşuyorlar. İddianamede bunların yer almaması iddianamenin siyasi olduğunu gösteriyor."

Ersümer'in konuşmasının ardından ardından kürsüye çıkan Yılmaz, "İnandınız değil mi?" diye sorduktan sonra, "Gördüğünüz gibi arkadaşımızın hiçbir suçu yok. Ortada bir hukuk katliamı var" dedi. Yılmaz, "Bugüne kadar iddianame olmadığı için savunmadaydık artık atağa geçiyoruz. Hodri meydan. Ellerinde ne bilgi belge varsa koysunlar ortaya" diye konuştu. Yılmaz, bir jandarma albayın Başbakanlık'tan son 10 yıla dönük Enerji Bakanlığı ile ilgili teftiş kurulu raporlarını istemesinden sonra Başbakan Bülent Ecevit'in de soruşturmayı askerin yürütmesinden ötürü rahatsızlık duyduğunu da belirterek, "Sayın Başbakan zirvede dile getirdi. Ama ben orada da söyledim, ellerinde ne varsa koysunlar ortaya. Bizim çekinecek hiçbir şeyimiz yok" ifadesini kullandı.

Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz'ın ifade vermek için başvurmasına karşın mahkemeye çağrılmadığını hatırlatarak, "Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu, hükümeti teftiş için kullanılıyor" dediği öğrenildi.

TOPÇU'DAN TEMİZEL VE TÜRK'E SUÇLAMA
ABD'de tutuklanarak Türkiye'ye getirilen Cavit Çağlar'ı ilk ziyaret edenler arasında yer alan ANAP'lı Yaşar Topçu da, Çağlar'ın adını anmadan itibarlı işadamları hakkında sıradan suçlamalar yüzünden bile DGM'lerde dava açıldığını, mafya üyesi gibi gösterilmek istendiğini söyledi. Topçu, cezaevlerindeki açlık grevlerine de değinerek, açlık grevi yapanların isteğiyle TBMM gündemine getirildiğini iddia ettiği Terörle Mücadele Yasası'nın 16. maddesinin değişikliğinin cezaevlerini terör yuvasına dönüştüreceğini de öne sürdü. Yaşar Topçu, her iki konuyla ilgili olarak, "Ülkeyi bu hale getiren Zekeriya Temizel ile Hikmet Sami Türk'tür" ifadesini kullandı.

YILMAZ SANIKLARA DAVA AÇTI
Mesut Yılmaz, "Beyaz Enerji" iddianamesinde sanık olan TEAŞ Genel Müdür Yardımcısı Ünal Peker ile Güriş Firması'nda çalışan Cem Özkök hakkında, iddianamedeki ifadelerinde kişilik haklarına hakaret ettikleri gerekçesiyle 25 milyar lira manevi tazminat istemiyle dava açtı. Yılmaz, Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan ile DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci hakkında da aynı konu ile ilgili olarak toplam 75 milyar liralık iki ayrı dava açtı.

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır