|
|
 |
| |
|
Çin'in sutyen fabrikatörleri Türkiye'de üretime geliyor
Altı yıl önce Çin'de kurduğu iç çamaşırı fabrikası ile tüm dünyaya ihracat yapan Nedim Akkohen, iki Çinli ortağı Terry ve Benny ile İstanbul'da bir fabrika kuracak ve Çin'den 'vefalı işçi' getirecek
Türkiye'ye ilk ithal iç çamaşırını getiren Nedim Akkohen, 6 yıl önce Çin'in Zhuhoi kasabasında iki Çinli işadamı ile ortak iç çamaşırı fabrikası kurdu. Akkohen şimdi fabrikanın benzerini İstanbul'da kurma hazırlığını yapıyor, üstelik Çin'den know how ile birlikte işçi de getirecek. Çünkü Akkohen'e göre Türk konfeksiyon sanayiinde en büyük sorun, işçilerin en küçük fırsatta iş değiştirmeleri. Oysa Çinli işçi işverene velinimet gözüyle bakıyor ve kovulmadıkça gitmiyor.
Trakya'da fabrika kurma fikri, AB ülkelerinin Çin'e uyguladığı kotayı aşmak için doğdu. Projeyi Dış Ticaret Müsteşarlığı Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne sunacak olan Akkohen, bu işçileri de "know how içinde getireceğini" söyleyerek izin alacak. Zaten işçiler de bir süre sonra ülkelerine dönecekler.
17 YILLIK UĞRAŞ
Nedim Akkohen, iç çamaşırı işine 1984 yılında Warner's çamaşırlarını Türkiye'ye ithal ederek başladı. Türk kadınları o tarihe kadar iç çamaşırını "görünmediği sürece önemsemiyorlardı." Güzel bir iç çamaşırının kadının duruşunu bile değiştirdiği ve özgüven sağladığı yolundaki görüşler de işte o tarihten sonra basında konu olmaya başladı. Akkohen'e göre Türkiye bu konuda gerçekten yol aldı ama alım gücünün düşük olması nedeniyle henüz yolun çok başında.
Ünlü iç giyim markalarını ithal ederek işe başlayan, bu arada Çin'den de alım yapan Akkohen, bu dönemde Çinli iki işadamı ile kurduğu ilişkiyi 6 yıl önce ortaklığa dönüştürdü. Çin'in Zhuhoi kasabasında WAİ-SAN Garmend Factory adlı bir şirket ve 300 işçili bir fabrika kuruldu. Şu anda dünyaca ünlü İspanyol iç giyim markası Laura Baresse'yi üreten fabrikadan Benelux ülkeleri, Almanya, Fransa, Türkiye ve ABD'ye ihracata başlayan Akkohen, AB ülkelerinin Çin'e karşı uyguladıkları kotayı aşmak için geçtiğimiz yıl fabrikanın biraz daha küçük ölçeklisini Türkiye'de kurmaya karar verdi. Ortakları Benny So ve Terry Gee'nin de işe sıcak bakması ile navlun giderlerinin de bu yolla düşecek olması Akkohen'i yüreklendirdi.
YÜZDE 40 DAHA VERİMLİLER
Akkohen, Çin'e giden ilk işadamlarından biri olmasının ülkeye ilgi duyanlar için referans kabul edildiğini belirterek şunları söylüyor: "Türk işçisinin zekası çok yüksek. Ama Çinliler'den randımanlı olmayı ve sadakatı öğrenebilirler. Ben Çinli işçiden yüzde 40 daha fazla verim alıyorum. Çin'de iş yapmak için Uzakdoğulu bir ortak şart. Çünkü kültür ve anlayış farkı sizi uçuruma götürebilir. Onların bir kesimi çok duygusal, kelebek kadar ürkek ve aldatılmaktan çok korkuyor. Bir kesimi de üçkağıtçılık konusunda profesyonel. O nedenle doğru adamı bulmak şart. Öncelikle aile ilişkisine girmek gerek. Benim kredibilitemi, aile düzenimi ve Türkiye'deki yaşamımı tanıdılar. Şimdi Çin'e gittiğimizde kul köle oluyorlar."
Böyle vefalı işçi görmedim
"Türk işçilerinin zekasına çok inanıyorum. Ama Çinli işçiden verimlilik ve disiplin konusunda öğrenecekleri çok şey var" diyen Nedim Akkohen'e göre,
* Çinli işçiler standartları belirlenmiş, titizlik isteyen ve sürekli kontrol edilen görevlerde mükemmel bir başarı sergiliyor.
* Onlardan yaratıcılık beklemek yanlış, mümkünse yaratmasınlar!
* Sözgelimi ellerine defolu bir ürün verip bundan üretmelerini istiyorsunuz. Çinli işçi defosuyla birlikte aynısından yüzlerce yaparsa şaşmayın. Çünkü gördüklerini tıpatıp uygulamak konusunda çok başarılılar.
* Yüzlerce talimat verin, ama onun dışına çıkar çıkmaz hata yapıyorlar.
* Ama işverenlerine de velinimet gözüyle bakıp asla terketmiyorlar. Bir Çinli işçinin gözünde işveren onu altın bilezik sahibi yapan kimsedir.
* Çinli işçiler çok verimli, çünkü yaşamlarında işten başka hiçbir şey yok.
* Çin'deki organizasyon şeması, her işçinin durmaksızın çalışması koşulunda başarı sağlamaya göre planlanmış. Bu nedenle az miktardaki üretim başarısızlıkla sonuçlanıyor. Çünkü Çinliler'e aynı işi ne kadar çok tekrarlattırırsanız o denli başarılı oluyorlar.
İthalat artıyor ihracat düşüyor
Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre 1997 itibariyle Türkiye'de 34 adet Çin yatırımı var. Çin kuruluşları Türkiye'de enerji, madencilik ve demiryolu projeleriyle ilgileniyorlar. Türk firmalarının ise Çin'de daha çok gıda ve tekstil alanında girişimi var. 1995 sonrası ihracatta büyük azalmaya karşın ithalattaki büyük artış sonucunda dış ticaret dengesi önemli ölçüde bozuldu. 1994 yılında Çin'e yılda 354 milyon dolar ihracat yapılırken bu 1998'de 38 milyon dolara düştü. Aynı dönemde ithalat rakamları ise 257 milyon dolar ve 846 milyon dolar oldu.
Esen PİŞİRİCİ
|
|
 |
|