kapat
02.05.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

ciceknet

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 

Arpalıklara neşter vuruldu


Siyasilerin 17 yıl arpalık olarak kullandığı ve 18 katrilyon zarar üreten kamu bankalarındaki bataklık kurutuluyor. Kamu bankalarına görev zararı verilmesi uygulaması dünden itibaren tarihe karıştı
Ekonomik kriz, Türkiye'nin yıllardır ihmal ettiği sorunların çözümü için önemli bir fırsat da yarattı. Siyasi oy avcılarının yem boruları nihayet kesiliyor. Kamu bankalarına "görev zararı" verilmesine ilişkin 18 yıllık uygulama dünden itibaren tarihe karıştı. 18 yılın ülke ekonomisine faturası ise 18 katrilyon lirayı buldu. Bundan böyle, siyasilerin seçim dönemlerinde meydanlara çıkıp, "Tütüne kim ne verirse 5 bin lira fazlası benden" deme lüksü kalmadı.

Hazine Müsteşarlığı dün, kamu bankalarında zarar oluşturacak görev verilmesi uygulamalarına tamamıyle son verildiğini açıkladı. 1 oy fazla hesabıyla 1984 yılından bu yana kullanılan ve zarara yolaçan 97 kararnamenin 97'si de iptal edildi. Bu yöndeki Bakanlar Kurulu, 30 Nisan 2001 tarihli mükerrer Resmi Gazete'de yayımlandı.

DEV KAMBUR
Kamu bankalarına görev zararı verilmesine ilk olarak 1984 yılında başladı ancak modelin kullanımı 1993 yılından itibaren adeta doruk noktasına çıktı. 1992, 1995, 1999 seçimlerinin yapıldığı yıllarda; çiftçi borçlarının affı, tarımsal destekleme, ürün primi, tohumluk yardımı, tarım birliklerine kredi ertelemesi, esnafa kredi faizinde indirim, genç ve kadın girişimciye uygun koşullu kredi biçimindeki uygulamalar giderek arttı.

Buğdaya dünya fiyatlarının üstünde taban fiyat verilerek TMO'nun kamu bankalarınca desteklenmesi, tarım birliklerinin ürün alımlarının Ziraat Bankası'ndan yapılması dönemi kapandı. Çiftçiye düşük faizli kredi verilmesi, kuraklık, sel gibi doğal afet durumlarında kredi borçlarının ertelenmesi uygulamaları, oy toplamanın aracı olmaktan çıktı. Bu uygulamalar, ancak bütçeye ödenek konulması ve kaynağının gösterilmesi şartı ile mümkün olacak. Nitekim, bu yıl esnaf ve çiftçiye sübvansiyonlu kredi verilebilmesi için bütçeye 400 trilyon lira ödenek konuldu.

ESKİ SİSTEM BİTTİ
Ekonomiyi krizlere açık hale getiren eski sistemde, Bakanlar Kurulu ya da Para Kredi Koordinasyon Kurulu kararları alınıyor, destekleme alımlarından ucuz krediye kadar birçok yöntem kamu bankalarındaki fonlarla karşılanıyor, ancak Hazine'den bu bankalara ödeme yapılmıyordu. Böylece, bütçeye ödeneği konulmadığı için kamu bankalarının halktan yüksek faizle topladığı paralar düşük faizle çeşitli toplum kesimlerine kredi olarak aktarılırken, bu bankaların da nakit açıklarını kapatma gerekçesiyle bankalararası piyasadan gecelik borçlandıkları bir kısır döngü yaratıldı.

Kamu bankaları, bilanço makyajlamak için bir yandan görev zararlarını ayrı bir hesapta izlemeye başlarken, diğer yanda da bu alacaklara rekor temerrüt faizleri işleterek mali yapılarını dengelemeye çalıştı.

Bu süreç, 1999 yılında 7 katrilyon, 2000 yılında 11.5 katrilyon lira, 2001 yılında 15 katrilyon lira görev zararı yarattı.

Sermaye açığı bulunan kamu bankalarına Hazine'nin en az 3 katrilyon lira sermaye takviyesi yapma ihtiyacı da doğdu ve toplam fatura 18 katrilyon lirayı aştı.

HAZİNE SÖZ VERDİ
Hazine yönetimi, kamu bankalarında bugüne kadar meydana gelen zararların, bankaların mali bünyeleri dikkate alınarak nakit ve tahvil verilmek suretiyle Mayıs'ın ilk yarısında tamamıyle tasfiye edileceğini bildirdi.

Hazine yetkilileri, kamu bankalarının mali yapılarındaki bozulmanın temelinin 1984 yılından itibaren yürürlüğe giren 100'e yakın Bakanlar Kurulu Kararı olduğuna dikkat çekti. Hazine yetkilileri, şöyle devam etti:

"Kamu bankalarındaki reform kapsamında, Bakanlar Kurulu Kararı ile görev zararlarına ilişkin bütün Bakanlar Kurulu kararları yürürlükten kaldırılmış, çok küçük bir tutarı oluşturan ve kanunlardan kaynaklanan görev zararlarının kaldırılmasına yönelik kanun tasarısı da Başbakanlık'a sevkedildi. Kamu bankalarına kaynağı önceden sağlanmadan herhangi bir görev verilemeyeceği hususu da dikkate alındığında 1 Mayıs 2001 itibariyle kamu bankalarında zarar oluşturacak görev verilmesi uygulamalarına tamamiyle son verildi."

'NE VERİYORSAN BEŞ FAZLASINI VERİRİM' DEVRİ KAPANDI
* 1991 yılında DYP'nin Genel Başkanı olan Süleyman Demirel, 1991 seçimleri öncesinde tütün üreticisinin oyunu alabilmek için "İktidara geldiğimde ANAP'lı hükümetin açıkladığı fiyatın daha fazlasını vereceğim. Ne veriyorlarsa 5 bin lira fazlasını vaat ediyorum" dedi. Bu hiçbir ekonomik gerekçeye dayanmayan vaadi de, seçimi kazandıktan sonra yerine getirdi. Harcama kamu bankalarından karşılandı.

* "Benim işçim, benim köylüm" sloganlarını sık sık kullanan Demirel, yine seçim öncesindeki vaadine uyarak emeklilik yaşını düşürdü. SSK'nın açıklarını artıran bu uygulama nedeniyle SSK işçi emekli aylıklarını uzun süre Ziraat Bankası kaynaklarından ödeyebildi.

* 1993'te Tarım Bakanı olan Refaiddin Şahin, süneli buğdayın kilosu 1.400 liradan alınarak imha edileceğini açıkladı.

18 katrilyonluk görev zararı (Trilyon TL)
199920002001
Tahmini
ZİRAAT4,3007,5009,350
HALKBANK2,7004,1005,650
TOPLAM7,00011,50015,000

İki bankaya toplam 3 katrilyon lira sermaye konulacak. Böylelikle toplam zarar 18 katrilyon liraya ulaşacak.

Popülizmin faturası ağır oldu
Kamu bankalarına görev zararı yazdıran ve faturayı 15 katrilyon liraya yükselten uygulamalardan bazıları şöyle:

* 1991 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile tarım birliklerinin üreticilerden ürün almaları için 3.1 trilyon lira verildi.

* 1992 yılında birliklerin finansmanına 8 trilyon lira tahsis edildi.

* Birliklere, Ziraat Bankası'ndan 1993 yılında 10 trilyon liraya kadar kredi verilmesi öngörüldü.

* 1994 yılında Güneydoğu Birlik'in kırmızı kabuklu mercimek alımı için Ziraat Bankası 300 milyar lira verdi. Bütün bu kararlarda, Ziraat Bankası'nın tasfiye edemediği tutarların Hazine'ce karşılanması öngörüldü. Bu borçlar daha sonra Hazine kağıtları verilerek tahkime tabi tutuldu ama bankanın mali bünyesindeki bozulma giderilemedi.

* 1993 yılında 4.5 trilyon lira ile başlayan pamuk üreticilerine prim desteği uygulaması, aradan geçen 8 yılın sonunda Hazine gerekli finansmanı sağlamadığı için 4.5 katrilyon liraya tırmandı.

* Yine 1993 yılında, çay üretim alanlarının daraltılması politikası çerçevesinde gelir kaybına uğrayan çay üreticilerine 192 milyar lira tazminat Ziraat Bankası kaynaklarından ödendi.

* 1998 yılında KKTC'de kuraklıktan etkilenen çiftçilere 2 trilyon lira hibe yapıldı. 1 trilyon lira da Türkiye'deki çiftçilere uygulanan düşük faizli krediden yararlanma imkânı verildi. Ancak bu tutarlar Hazine'den alınamadı.

* 1996 yılında Halkbank, genç girişimci, kadın girişimci projesi çerçevesinde piyasa faizinin yüzde 88-100 aralığında olduğu ortamda yüzde 50-60 faizli kredi uygulamasına başladı.

* 1997 yılında esnaf kredisi faizleri yüzde 55'ten yüzde 50'ye indirildi.

 
Türkiye bu krizden ne zaman çıkar?

3 Ay
6 Ay
12 Ay
1 Seneden fazla

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır