kapat
24.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 

Türk ailesi panzehir


Yurtdışına para çıkaranların krizi tırmandırdığını ve faturayı hep suçu olmayanların ödediğini belirten Derviş, "Ancak krizin en büyük amortisörü Türk ailesi" dedi
Fransa'nın saygın gazetesi Liberation dünkü sayfalarında, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ile yaptıkları özel röportaja geniş yer ayırdı. Liberation gazetesi Fransız basınına ilk kez verdiği röportajı baş sayfadan anons ederken, "Türk Mesihi" olarak tanıtılan Kemal Derviş için "Ekonominin yeni bakanı Derviş, haftalardır büyük bir ekonomik ve mali krize gömülen Türkiye'de herkes tarafından kurtarıcı olarak görülüyor" denildi. Gazetenin sorularını yanıtlayan Derviş, yaşanan ekonomik krizin en büyük dayanağının güçlü Türk aile yapısı olduğunu kaydetti. İşte Fransız gazetesinin Derviş ile yaptığı röportaj...

* Türkiye uluslararası mali piyasaların liberalizasyonunun bedelini mi ödüyor?

Evet. Gelişmekte olan pek çok ülke gibi Türkiye de, fazlasıyla serbest bırakılmanın bedelini ödüyor. Umarım uluslararası kamuoyu, hem bankalar hem de spekülatif kapitaller için, şeffaflık kurallarının acilen yerleştirilmesinin bilincine ulaşır. Bu tür krizlerin üstesinden gelebilmeyi kolaylaştıracak önlemlerdir.

Fransa'nın saygın gazetesi Liberation dünkü sayfalarında, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş ile yaptıkları özel röportaja geniş yer ayırdı. Liberation gazetesi Fransız basınına ilk kez verdiği röportajı baş sayfadan anons ederken, "Türk Mesihi" olarak tanıtılan Kemal Derviş için "Ekonominin yeni bakanı Derviş, haftalardır büyük bir ekonomik ve mali krize gömülen Türkiye'de herkes tarafından kurtarıcı olarak görülüyor" denildi. Gazetenin sorularını yanıtlayan Derviş, yaşanan ekonomik krizin en büyük dayanağının güçlü Türk aile yapısı olduğunu kaydetti. İşte Fransız gazetesinin Derviş ile yaptığı röportaj...

Spekülatif Sermaye kaçıyor
Hep aynı hikaye tekrarlanıyor. Randımanlarının düşeceğinden korkmaya başladıkları anda, spekülatif sermaye dışarı kaçıyor. Bu da krizi artırıyor. Krizin bedelini esas olarak, sermayenin tersine başka yere gidemeyen insanlar ödüyor. Ücretlilerden maaşlarının düşürülmesi istenebiliyor ama kapital sahiplerinin gelir oranlarına dokunulamıyor.

* Sabit gelirli hassas sektörlerin bu şoku atlatabilmeleri için ne yapacaksınız?

Toplumun büyük bölümü resmi ekonominin dışında yaşıyor. İlk şoku da onlar hissetti. Krizin en büyük amortisörü ise Türk aile yapısı. Bir aileden iki kişi işini korumayı başarırsa, ailenin diğer fertlerine yardımcı oluyorlar. Bu toplumsal gerçeği göz önünde tutmak gerekir. Devletin yardımlarını tamamen kesmesi gerektiğini söylemiyorum. Sadece felaketten kurtulmak için herşeyi yapmamız gerektiğini söylüyorum.

Derviş'in yayık ayranı keyfi
Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, Antalya'da dün keyifli dakikalar geçirdi. Sabah saatlerinde kaldığı otelin plajında denize giren Derviş, rüzgarlı ve serin havaya rağmen 15 dakika denizde kaldı. Bakan Derviş, gazetecilerin olayı haberi alması üzerine ise apar topar denizden çıkıp, otelin saunasına geçti. Daha sonra otelden ayrılan Derviş, Çakış köyünü ziyaret etti. Köylülerle sohbet eden Bakan'a yayık ayranı ve gözleme ikram edildi.

Gençler fedakârlığı anlıyor
* Dünya Bankası'ndan gelen biri olarak bugün bariyerin öteki tarafına geçtiniz. Bu durumu nasıl yaşıyorsunuz?

Bu durumu "bariyer"le açıklamıyorum. Türkiye, uluslararası mali kuruluşların küçük bir hissedarıdır ve dolayısıyla kredi talep edebilir. Daha önceki görevlerim yapılan müzakereleri kolaylaştırıyor. Ancak bu, yöntem açısından her zaman aynı görüşte olacağız anlamına gelmez. Türkiye'nin geçirdiği bu krizden çıkmasının yolu, ekonomi yapılarının ciddi bir biçimde tartışmaktan geçiyor.

* Dünya Bankası ve IMF'ye pek dostça yaklaşmayan kamuoyu, size güvendiği izlenimini veriyor...

Krizin de ötesinde Tükiye derin bir değişim geçiriyor. Örneğin gençlerin, bugün yapılan fedakarlıkların iyi bir yönetimle, yarının refahı için olduğunu; dünyaya açılmanın yolunun Avrupa'nın yanında olmaktan geçtiğini anladıklarını sanıyorum. Dünya Bankası'nda Türkiye'de yaşadığımız krize benzer bir çok krizle karşılaştım: Tayland, Güney Kore, Meksika'da olduğu gibi... Bu ülkelerin bazıları krizin yeniden yapılanmanın bir habercisi olduğunu anladılar.

"Yolsuzluk ekonomiyi bitiriyor"
* Türkiye'yi sarsan krizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Krizin birbirine bağlı iki farklı boyutu var. Bundan böyle özel sektörün kâr etmek için devlete bel bağlamaması gerekiyor. Devletin rolünün, eşit rekabet kurallarına olanak veren sosyal düzene erişecek şekilde yeniden belirlenmesi gerekiyor.

SİYASETTE BÖLÜNME VAR
Bütün bunlar siyasi konuda, ve ekonomi-siyaset ilişkileri konusunda ciddi bir tartışmayı gerektiriyor. Örneğin, siyasetteki büyük çaplı bölünme: hiçbir parti yüzde 15-20'den fazla oya sahip olmadığı için çoğunluk sağlanamıyor. Ancak ekonomiyi destekleyen yeni kurallara ihtiyacımız bulunuyor.

* Sözünü ettiğiniz ciddi tartışma, mevcut siyasetçilerin direnişi ile karşılaşma riski taşıyan, yolsuzluk ve kayırmacılık sorunlarının masaya yatırılmasını gerektiren bir tartışma mı?

Yolsuzlukla, kayırmacılık farklı şeyler. Ancak ülkemizin, çoğu kez yolsuzluğa dönüşen kayırmacılık sancısı çektiğini inkar etmiyorum. Yolsuzluğun, ekonomik etkinliğin dibine darı ektiği çok açık bir gerçek. Ancak diğer yandan bugün devletin bu tür sapmalarla mücadele ettiğini gözlemliyorum.

YOLSUZLUK HERKESİN SORUNU
Bu sorun bütün dünyada var. Ben iyi bir yönetim olmadan uluslararası mali yardımın olmayacağı düşüncesini savunmaya devam ediyorum. Bu nedenle IMF veya Dünya Bankas'nın fonlarını yönetenlerin, bu fonların kullanımını denetlemek istediklerini görmek beni şaşırtmıyor.

Nurdan BERNARD-PARİS Ömer MAZİ

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır