kapat
22.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
TEVFİK YENER(tyener@sabah.com.tr )

Oyuncak bebek ve şok eden gerçek!

Bunu kaçıramazdık. Kervansaray pahalıydı ama olsun... Gösteriye yarım saat kalmıştı. Bir ara Kervansaray'ın patronu İbrahim Bey'i gördüm. Çok mutluydu. Paris'ten ünlü Carousel Revüsü'nü getirtmişti. Dünya çapında tanınmış dansçıların, şarkıcıların yer aldığı bir gösteriydi.

Nihayet sahnedeler.

Saat 22.00. Yıl 1966. Nisan başı...

Renkli ışıklar, rüya gibi müzik.

Kızlar güzeldi gerçekten.

Büyülendik, etkilendik, ısındık.

Isınmak ne? Alev aldık.

Bastıralım ateşi!.. Nerede?

Rustik Bar'da...

Türkiye'nin en genç metrdoteli Çetin'le beraberdik. "Revüdeki kızlar programdan sonra Rustik Bar'a damlıyor" demez mi?

Kervansaray'ın unutulmaz Rustik Bar'ı.

Geçtik bara... Şöminesi, ahşap dekorasyonu, nazik garsonları, usta barmeni...

Rustik Bar'a ilk gidişimde 19 yaşındaydım. Neler neler yaşamıştım orada. Menderes'in Bakan Emin Kalafat'ı hükümetten attığı gündü... Emin Bey viski üstüne viski vuruyordu efkardan. O çok ünlü bir potikacıydı.

-Emin Bey, gel bizimle otur..., diyen Gönül Yazar'a eliyle "yok" çekti.

Yeni ex olmuş bakanın yanına bir melez oturdu sonra... Emin Kalafat'ın boyu çok çok kısaydı. Melez kızın boyu da basketbola müsait... Kervansaray'da dansçıydı. Afrika sanatının Abanoz ağacı heykellerinden... Melez kız ile Emin Bey kolkola çıkıp gittiler. Öf ne kıskanmıştım.

Emin Kalafatlar, onu hükümetin dışına koyan Menderesler gelip geçtiler siyaset sahnesinden... O renkli, acı-tatlı günlerin ardından 1965-66'larda Türkiye'de "değişim rüzgarları" esiyordu. Yeni Anayasa vs.., İç çekişmeler o gün bugün aynı. Orduya dil uzatanlar rahatsızlık veriyor, sert bildiriler yayınlanıyor. Ekonomik sancılar, Kıbrıs sıkıntıları... "Geçinemiyoruz" mitingleri.

O akşam gazeteden çıkarken "Milli Talebe Birliği'nin komünizmi tel'in mitingi" haberini toparlamıştım.

***
Gelsin bakalım Carousel'in kızları...

Önce bir parfüm dalgası...

Ardından kızların fırtınası...

Ve geldiler.

Revünün baş döndüren kızları sağımıza solumuza serpildiler.

"Şu sarışın olan minyon şey... Felaket oglum Çetin" dedim. Çetin, görgülü ağır erkek pozunda "Şu natürel esmeri tercih ederim. Tipik Parizyen..." yanıtını verdi.

"Çetin evladım o erkek" dedim. Sinsi bir gülüş belirdi arkadaşımın dudaklarında.

Neden acaba? Neyse boşver.

Ben minyon sarışına kaptırmışım. Göz göze gelme pususuna yatmışım. Hah oldu.

Gülümsedim. Aaaaa... O da bana güldü.

Güldü. Demek ki...

Karşılıklı gülücükler. Nefis paslaşmalar.

Kız inanılmaz derecede güzel. Sapsarı saçları, masmavi gözleri, minicik burnu, ufacık çehresi ve harika vücut. (Sahnede çıplak görmüştüm.)

Bu gece iş biter. Kız bensiz yaşayamaz gibi...

Nereye götürürüm onu? Çetin'in evi Cihangir'de. Tam o sırada... Ne oldu dersiniz?

Gazinonun görevlisi geldi paldır küldür. Bütün kızları topladı ve götürdü. Tüh be, tüh be!

Hop tam şeyi şey yapacaktık yani...

"Yahu kızın ismi neydi?..."

-Dolly... dediler...

Dolly ha... Gerçekten oyuncak bebekti.

Eh n'olcak şimdi? Haydi bari Lale İşkembecisi'ne gidelim. Neleri umduğum gecenin acı finali: Parfüm yerine sarımsak kokusu...

Ertesi gün. Dolly aklımdan çıkmıyor. Akşama Kervansaray'dayım. Bu defa zaman kaybı yok. "Tak!. Gideceksin!.. Küt!. 'Hello Dolly' çekeceksin. Pat!. Kapıp götüreceksin".."

Gazeteyi hazırlarken bunları düşünüyorum.

1966'nın Mart ve Nisan ayları gazeteciler için hızlı yaşanıyordu. Önemli olaylar üst üste...

15 Mart'ta Orgeneral Cemal Tural Genelkurmay Başkanı oldu.

Askerliğimde komutanımdı. 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi sırasında İstanbul Sıkıyönetim Kumandanıydı. Ben de o sırada askerlik görevimi Harbiye'de yapıyordum. Herkesin ödü patlardı Tural'dan...

26 Mart'ta ise 27 Mayıs'ın lideri Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel hakkında 37 hekim tarihi kararı verdi: Görevine devam edemez.

Gürsel 45 gündür Amerika'da tedavi ediliyordu. Bitkisel hayata girmişti artık...

İki gün sonra eski Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı seçildi. 461 oy almıştı. Diğer aday Türkeş'e 11 oy verilmişti.

Önümde Cevdet Sunay'ın fotoğrafı var. İlk sivil giysili, fötr şapkalı fotosu... "Güzel resim, kocaman vermeli..."

Sunay'ın fotoğrafına bakıyorum. Koskoca adamın görüntüsü eriyor, yerine Dolly geçiyor.

Tanrım, fena tutuldum galiba...

Bir ses beni uyandırıyor:

-Abi, bak ne haber çakmışım!

Üfff Adnan!..

Önüme Dolly'nin üç beş fotoğrafını atmış... Hem de çıplak.

-Adnan nasıl becerdin bu işi?

-İşimiz abi...

Dolly masamın üstünde. Öyle bakıyorum. Adnan gülüyor:

-Abi bi şey söyliycem inanmıycaksın.

Merakla bekliyorum. Adnan parmağını Dolly'nin fotoğrafına bastırıyor:

-Bu kız erkek ha!.., diyor.

-Ne! Erkek mi?

-Evet. Ameliyatla kadın olmuş... Çükünü kesmişler kadın yapmışlar... İki yıl öncesine kadar erkekmiş...

Asıl adı: Carlo Mario Polli imiş. 22 yaşında İtalyan delikanlısı Carlo "Yaşasın o ufak fark"ı aldırmış, Dolly olmuş.

Beynimde yarattığım fantastik, erotik, romantik filmlerin tümü yanıyor.

Akşama doğru Çetin geliyor. "Dolly erkekmiş" haberini veriyorum ve şokun etkisini bekliyorum. Hayret, şaşırmıyor. Çetin: "-Biliyordum. Seni işlettim... Benim asıldığım pantalonlu vardı ya... Hani sen erkek sanmıştın. Asıl o kadın..." diyor.

-Seni pezevenk seni.., diyerek hücum ediyorum.

-Oğlum beğendinse fark etmez. No body is perfect.., diyerek dalga geçiyor, Bazıları Sıcak Sever filminin ünlü esprisini yapıyor: "Hiç kimse tam değildir."

Evet doğru: Kimse tam değil.

O geceki Kervansaray programımı iptal ediyorum.

O yıl gazetecilere uyku yoktu. Siyasi gidişat ani zikzaklar yapıyordu. Bütçeye kabul verilmemiş, Başbakan İsmet İnönü istifa etmişti.

"Gelsin ara hükümet formülü" dendi.

Suat Hayri Ürgüplü'ye başbakanlık verildi. Yeni hükümette geleceğin yıldızları vardı: Başbakan Yardımcısı Süleyman Demirel mesela... Milli Eğitim Bakanlığı'nı üstlenen genç Cihat Bilgehan. Yenetekli ve enerjikti.

Cihat Bilgehan akıllı ve çağdaş bir devlet adamıydı. Çeşitli bakanlıklarda başarılı işlere imza attı. Adalet Partili film şirketi sahibi Ümit Utku'nun ofisinde tanışmıştık.

Yemek yedik, lafladık. Hoşsohbetti, mütevazı idi. Çok ısınmıştım. "Ankara'ya gelince mutlaka uğra..." dedi. Ne yazık ki kısmet olmadı.

Bu sayfada ilginç bir fotoğraf var. Bakan Cihat Bilgehan ile ünlü iş adamı Hasan Çolakoğlu aynı masada... 1969'da Ankara Köşk Gazinosu'nda çekilmiş bir fotoğraf bu... Behiye Aksoy'u dinlemeye gelmişler. Köşk ne güzel gazinoydu. Fahrettin Aslan işletirdi ve Köşk'ü Ankara'nın Maksim'i yapmıştı.

Fotoğraftaki Cihat Bilgehan'ın oğlu şimdi CNN TÜRK televizyonunda görev yapıyor. Adı Mustafa Bilgehan. Başarılı, enerjik, modern bir genç adam.

Fotoğraftaki Hasan Çolakoğlu'nun oğlu da televizyonun ünlü ismi Nuri Çolakoğlu.

Fotoğrafın çekildiği yıl 1969'da Türkiye'de televizyon yoktu. Yıllar nasıl hızlı geçiyor. Büyük iş adamı Hasan Bey'in oğlu Nuri Çolakoğlu medya gönüllüsü oldu. BBC'deki yıllarında Londra'da bir telefon sohbetimiz olmuştu. 1978 yılıydı. Eşimle BBC için söyleşi yapmıştı. Son derece nazik konuşma tarzı dikkatimi çekmişti. Nuri Çolakoğlu aynı zamanda Milliyet'in Londra'daki yazarıydı. Abdi Bey'in (İpekçi) onu beğendiğini "Geleceğin önemli gazete yöneticisi olacak" dediğini söylemişti Milliyet'teki arkadaşlar.

Nuri Çolakoğlu gazeteyi değil televizyonu seçti. Televizyon yayıncılığına BBC konseptini getirdi. Türkiye'ye iyi örnek verdi, ekol sahibi oldu: Güvenilir, saygın, haberci ve bilgilendirici, yararlı televizyonculuk.

Rahmetli babası Hasan Bey nur içinde yatsın... Oğlu çoktan iftihara geçti.

Cihat Bilgehan ve Hasan Çolakoğlu. Ülkelerini sevdiler, çalıştılar, yararlı oldular. Güçlü ama alçakgönüllü idiler, övünmediler. Hizmet verdiler, hayırlı evlat bıraktılar. Daha ne yapsınlar!

Güçtür hem güçlü hem de sevecen olmak

Güçtür yetkili olup da doğru kalmak.

Büyük umutları vardır küçüklerin:

Ağır ağır çizmek: Diz dize adım adım çiçek çiçek nokta nokta bir çizgi çekmek ve yaratmak daha iyi bir dünyayı.

Daskalova / Ö. İnce

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır