kapat
22.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )

Ha, ho!..

Yani imdat!..

Ankara'ya bir "heyet" geldi... Şanlıurfa heyeti... Tam 17 kişi... Kentin "önde gelen" isimleri... "Birkaçını" söyleyelim:

Belediye Başkanı Ahmet Bahçıvan.

Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Demirkol.

Borsa Başkanı Mehmet Kaya.

Tabipler Odası Başkanı Abdurrahman Baltacı.

Dedik ki "hayırdır?.. Neden geldiniz?.."

Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, işadamı Bahattin Demir başladı anlatmaya...

Şanlıurfalı "ilk kez" İstanbul'a gitmiş.

Ve "ilk kez" denizi görmüş.

Denize doğru koşmuş.

Dalgalar üstüne üstüne gelince...

Başlamış bağırmaya:

- Ha, ho!.. Ha, ho!.. Ha, ho!..

Etraftan "tepki... Yardım" gelmeyince...

Şanlıurfalı, sesini daha da yükseltmiş:

- Ha, ho!.. Yani imdat!..

Bahattin Demir de bize dedi ki:

- Yavuz Bey ha, ho!.. Yani imdat!..

***
"Hikâye" çok uzun.

"Özetleyerek" sunalım.

Devletimiz "elektrik dağıtım sisteminin" özelleştirilmesine karar verdi ya...

"Kaçak önlensin" diye.

"Gelir artsın" diye.

İşte özelleştirme ya da diğer adıyla "30 yıllığına işletme hakkı" ihalesi açılınca...

Şanlıurfa'da dönemin valisi Şahabettin Harput ile dönemin ve bugünün Belediye Başkanı Ahmet Bahçıvan "el ele" verdiler.

Kentin "önderleri... Sivil toplum liderleriyle" kucaklaştılar.

Ve 670 kişinin ortak olduğu bir "şirket" kuruldu:

"ŞUREDAŞ."
Şanlıurfa Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi.

Şirket 1996'da "ihaleye" girdi.

"En yüksek teklifi" verdi... 45 milyon dolar.

İhaleyi kazandı.

1997'de "işlemler" tamamlandı.

Bakanlar Kurulu "herşey usulüne uygundur" diyerek, 1998'de "işlemleri onayladı."

"Konu" Danıştay'a gitti. Danıştay da inceledi.

"Olur" verdi.

Şanlıurfa'daki "devir kurulu" da şirket yönetimini çağırdı:

- Sistemi devralıp, elektrik dağıtımına başlayınız... Ancak... Ankara'nın da... "Son bir imza" vermesi gerekiyor.

***
Ankara'da "bu işte hukuksuzluk var" diyen tek bir Allah'ın kulu yok.

Ama "son imzayı atacak" kimse de yok.

Ankara'da herkes "haklısınız" diyor. Ama kimse "imza atmaya cesaret edemiyor."

***
Şanlıurfalı Mahmut Cevheri dedi ki:

- Yavuz Bey, dört yıldır bu işin peşinden koşuyorum... Dört yıldır kiliseye gitseydim papaz olurdum... Camiye gitseydim, imam olurdum... Evime gitseydim dört çocuk sahibi olurdum... Nedir bu memleketin hali?.. Kime gitsek, kapı duvar.

***
Şanlıurfalılar'ın "en sevdikleri" kişi Kemal Derviş. "Nedenini" Bahattin Demir ile Mahmut Cevheri anlattılar:

- Görüşmek için bazı bakanlardan randevu istedik... "Hayır" diyen yok... "Gelin" diyen de... Herkes oyalıyor... Eksik olmasın, sadece Kemal Derviş'in özel kalemi aradı... Ve dedi ki... Sayın Derviş sizinle görüşmeyecek... Oh... Nihayet biri çıkıp da açık konuştu...

Bu "hikâyenin" noksanı var, fazlası yoktur.

Ve bu yazı "gölgesinden korkan Ankara'nın fotoğrafıdır."

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır