  
Tarihin tadı, kokusu
Beş duyunun hepsiyle birden kavrayabileceğimiz gerçekten çok az şey var.
TV ve gazetelerimizin, ahengi değilse bile, renginin ve cici bicisinin nedeni, biraz da olup biteni, beş duyunun hepsiyle birden algılatmak, kavratmak çabası.
Ama nafile...
Ne kağıda "koku" verilebiliyor, ne de ekranlardan "tat" alınabiliyor.
Olayları yalnızca üç duyu ile izlemeye mahkumuz.
Görme, duyma, dokunma.
***
İddiamız biraz iddialı:
Koku ve tat eksiğini ancak geçmiş zaman gazeteleriyle tamamlamak mümkün.
Bundan 130 yıl önce tam 13 ayrı gazete çıkıyordu.
"Basiret" de bunlardan biriydi.
Basiret'in tozlu ve sararmış sayfalarını karıştırın, günümüz gazetesindeki eksik giderilecektir.
İşin "hangi işin olacak, ekonominin" tadının kaçtığı, kokusunun çıkacağı daha o günlerden belli.
Buyrun, değerli tarihçimiz Cemal Kutay'ın sınır tanımaz bilgisine ve akıl almaz koleksiyonuna:
İşte 11 Mart 1870 tarihli Basiret'in birinci sayfası.
Manşet altında iki sütunluk haber.
Bugünkü borç batağının ucunun dayandığı yerleri sergiliyor.
Bâb-ı ål” cânib-i Sâmisi'nden işitildiğine nazaran, Amerika Devleti'nden 12 milyon liralık bir istikraz "borç" akdolunacaktır.
***
Aynı gazete ertesi gün "12 Mart 1870" ise, ithalatta kantarın topuzunu kolayca kaçıran bir millet olduğumuzu sergiliyor.
Bu kez tek sütunluk bir havadis:
- Avrupa'dan gelmekte olan hazır esvap, gömlek, fanila ve diğer giyecek eşyasından alınan vergi ve rüsumun arttırılması yolunda bugünlerde Bâb-ı ål”'de hükümet bir karara varacaktır.
***
Devletin kör talihi, kökü derinlerde sosyal bir fay hattı gibi daha kendini o sıralarda göstermiş.
Basiret ve 22 Mart 1870 günkü manşeti:
- Memurin tayini, nişan ve tevcihat. Tekmil liste.
"Hem de Cumhuriyet devletimizin koridorlardan taşan müşavir - danışman kadrolarını devede kulak bırakacak unvan ve miktarlarla":
- Bağdatkapı Çuhadarlığı, Mısırkapı Kethudalığı, Zaptiye Müşir Muavinliği, Meclis-i ål” İdar-i Zaptiye Riyaseti...
Şimdi çuhadarların yerine, üst kurullar, müşirlerinkini müşavirler, Meclis-i ål”'deki "riyaset" yerini ise, bugün TBMM'nin lokanta katındaki "Klima ve Tesisat Şefliği ve Müşavirliği" almış durumda.
Kökü tarihimizin derinlerindeki kadro şişirme hastalığı ile ilgili olarak, Cemal Kutay şunları da belgeliyor:
- 2. Meşrutiyet "1908" imparatorluktaki memur sayısı 36 bini aşmıştı. Bu nedenle Meclis-i Mebusan'da Mebus Hafız İbrahim Efendi, Maliye Nazırı Cavit Bey'e şöyle bağırdı:
"Cavit Bey, Cavit Bey, bu millet fakirdir, köylü aç ve çıplak. Bu memur ordusunu nasıl besleriz?"
Devleti yeniden yapılandırmaya yönelen hükümetimizin ve özellikle de, dede dedesi Osmanlı bürokratı olan sayın Bakan Kemal Derviş'in Allah yardımcısı olsun.
|