kapat
22.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )

Öhö öhö, kılçık kaldı boğazımızda..

Yönetici kadroların üst kademelerindeki irili ufaklı padişahların; avanta, rüşvet, yolsuzluk, yalan ve talanına göre biçimlenmiş oligarşik "kabuk devlet" yapılanmasının, artık hiç şansı kalmadığı ileri sürülüyor...

O nedenle de siyasal saltanatın maddi-manevi rantına alışmış politikacılardan bazıları, kendi "hempaları, yani yoldaşları"yla dertleşip duruyorlar:

- Ben artık hiçbir umut göremiyorum...

- Dizginler küreselleşmecilerin, yani eski deyimle, "beynelmilelcilerin" eline geçiyor...

- Yerel sultanlığın çömleği çatladı.

- Evet, hiç bir şans kalmadı.

Sinsi talan ve iri yalan şampiyonlarımız büsbütün de umutlarını kesmesinler. Kısmetsizliğe karşı çıkmanın çeşitli yöntemleri vardır.

Örneğin ihtiyar bir kız, her gece yatmadan önce yatağının altına bakarmış; acaba bir erkek var mı, diye...

Bir süre sonra bir yatak daha satın almış, şansını arttırmak için...

Türkiye'nin sinsi talan ve iri yalanlar yüzünden, 20. Yüzyılı da, rezalet bir fiyaskoyla ıskalayıp; çürümüş ülkeler listesinde 4. sıraya tepetaklak dikildiği; "yaşam kalitesi" açısından da, Yunanistan'ın bile 65 basamak altına yuvarlanmış olduğu ortaya çıktı ya...

Şimdi "Türküm, doğruyum, çalışkanım..." dualarının arkasına gizlenmiş bazı hapazlamacılar; "takke düştü kel göründü" kaygılarıyla, talan ve yalan sultanlıklarının yıkılması karşısında, ne yapacaklarını düşünüyorlarmış.

İşte onlara yardımcı olacak bir fıkra...

Her türlü önlemi denediği halde, yine de sık sık hamile kalan bir kadın, sonunda doktora gidip durumunu anlatmış:

- Lütfen bana bir çare gösterin, demiş.

Doktor:

- Kolay, demiş, bir bardak limonata içmeniz gerekiyor.

- Temasta bulunmadan önce mi, yoksa sonra mı?

- Hayır, sadece yerine.

Hapazlamacılar da, kaygılanmasınlar. Kazara eski avantaları yitirirlerse, hemen bir bardak soğuk su içerler; tıpkı doktorun dediği gibi, yerine...

ABD Başkanı oğul Bush; yedibela Saddam için, sanırız babasını aratacak bazı kolaylıklar düşünmekte.

Türkçe'de "babasına rahmet okuttu" diye bir deyim vardır. Ola ki, bu deyimin nerden kökenlediğini merak etmek zorunda kalır Saddam. Kendisine yardımcı olalım.

Küçük bir kasabada bir "nebbaş" yani ölü soyucu varmış.

Her gün cenazeleri izler ve o gece taze gömülmüş ölülerin kefenlerini soyarmış.

Bir gün nebbaş da ölmüş.

Kimse rahmet okumamış kendisine.

Nebbaşın oğlu çok kırılmış buna.

Ve o da babası gibi başlamış nebbaşlığa...

Ancak oğul, soyduğu ölülerin kıçına bir de kazık sokuyormuş.

Kasabalılar başlamışlar babası için rahmet okumaya ve:

- Allah rahmet eylesin, o da ölüleri soyardı ama, hiç değilse kıçlarına kazık sokmazdı, demeye...

Saddam dikkatli olmalı. Oğul Bush'un kendisi için bazı kazıklar hazırladığı seziliyor...

Hani yani Irak diktatörüne, babasını aratacak gibi..

Dışardan beklenen yardım gelmezse, Kemal Derviş'in hazırladığı ekonomik programın durumu ne olur, diye merak edenler var.

Durumun ne olacağını ünlü bir tekerlemeyle açıklayalım:

Açıl kilit açıl

Açılmaz

Anahtarı nerde

Suya düştü

Su nerde

İnek içti

İnek nerde

Dağa kaçtı

Dağ nerde

Yandı bitti kül oldu

Vay benim köse sakalım...

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır