kapat
22.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

23 Nisan ruhu uyansa

Çaresizlik ayıbını kabullenmektense bize komplolar kuran düşmana nefretimizi haykırmak ne kadar hoştur?.

Bu görüş, yeni çıkan Politik Paranoya adlı kitapta (Robert S. Robin - Dr. Jerrold M. Post / Doğan Kitap) tarihsel örnekleri ve gelecek için taşıdığı tehlikeleri ile irdeleniyor.

Gerçekten de başına gelen kötülükler için başkalarını suçlamak, insan doğasının derinlerine kök salmış bir alışkanlık..

"Politik paranoyağın, toplu acılarımızdan sorumlu olan düşmanları hedef göstermesi, sorunlarımıza aldatıcı bir rahatlık sağlar.."

Ama en kötüsü paranoyağın "düşmanı yok etmek için" göstereceği çözüm önerisidir..

Bu tehlikenin doğurduğu felâketlere, Hitler Almanyası'nda, Stalin Rusyası'nda, günümüz Bosnası'nda ve daha bir çok yerde tarih tanıklık ediyor.

İki zayıf yapı
Kitabı yazan iki bilim adamı, tehdit değerlendirmesi yaparken iki tür yapının zaaf taşıdığını belirtirek şunu diyor:

"Varlıklı ama gerilim yaşayan ve toplumsal koşullardaki eşitsizliğin giderek arttığı toplumları uyarıyoruz..

Farklı etnik topluluklardan oluşan toplumlar da özellikle risk grubuna girerler.."

İnsan ister istemez hisse çıkarıyor.

Türkiye bölücü terör belâsını yendi. Ama bu canavarı bir daha hortlamamak üzere yok edecek ekonomik, kültürel ve siyasal çareleri üretmek konusunda gerektiği kadar hızlı hareket etmiyor.

Siyasal sisteme güvensizliğin doğurduğu moral çöküşe, benzeri görülmemiş bir ekonomik çöküş eklendi. Fakirlik yaygınlaştı ve gelir adaletsizliği büyüdü.

Politik paranoyanın uyanmasına imkân tanımayan bir bilinci eyleme geçirmek için çok fazla zaman yok.

Partileri besleyen devletçi ekonomiyi sürdürmek uğruna Derviş'in açıkladığı ekonomik programı sabote etmek ihanettir.

Demokrasimizi, partiler düzenini ve insan hakları kalitelerini Avrupa Birliği normlarına yükseltme konusundaki mecburiyetleri savsaklamak da öyle..

O meclis gibi
Değişimden başka seçenek yok.

Bunun için başkalarından ders almaya da ihtiyaç yok.

Biz, milli kurtuluş savaşını her konuda hesap soran bir meclisle yapan tek milletiz.

Atatürk'ün dehası yanında Cumhuriyet'i kuran, yaptığı devrimlerle çağın en büyük değişimini gerçekleştiren o meclis de Allah'ın bu ülkeye lütfudur.

23 Nisan 1920 meclisindeki ruhu bugünkü mecliste uyandırmak, aynı mucizeyi tekrarlayabilir.

Ulusal Egemenlik Bayramı'nı kutlamak, bu bayramın kaynağı olan cesaret, fazilet, vatan ve millet sevgisini kanıtlamakla olur.

Politik paranoyanın canavarlarına hayat hakkı tanımamakla olur.

Değişim mecburiyeti, hızla toplumsal derinlik kazanıyor. Kimse darbelerin çare olmadığını biliyor.

Asker de biliyor ve söylüyor.

Çözüm, 23 Nisan'ı çocuklardan önce meclisteki "Büyük Türk Büyükleri"nin anlamasıdır!

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır