kapat
19.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )

Bedelini öderim, golü de isterim!..

Benim, okuduğum zaman "Haydaaa" diye bitirdiğim yazılar var.

Bunların başında Çetin Altan yazıları geliyor.

Büyük keyifle okuyorum, yazı beni teslim alıyor...

"İçinde bulunduğumuz durumu, aman ne kadar güzel ortaya koyuyor" diyorum...

Kendi kendime "İşte gerçek büyük zekâ... Okudukça verdiği mesajı anladığın için kendini zeki buluyorsun. Her Çetin Altan yazısı, aslında, insana kendi aklını sevdiren bir mektup" diyorum...

Sonuna gelince de bir "Haydaaa" çekiyorum!

En dipte bir not:

"30 yıl önce yazılmış bir yazı!"

"El insaf" çekiyorum, herşey bu kadar mı aynı, bu kadar mı kendi içimizde debeleniyoruz!

***
Sonra aklıma bir düşünce geliyor...

Sonuçta bunları yazan Çetin Altan!

Büyük bir kalem adamı ve her yazısı bir eser...

Yunan klasikleri gibi; zaman boyutuna takılmadan, sonsuzlukta asılı kalıyor.

Bu da tamam da...

Bazen de isim veriyor...

Yazının içinde "Demirel" geçiyor, "Ecevit" geçiyor...

Ben vallahi, onları sanki hep bugünü anlatıyor gibi okuyorum!

***
Bir de gizli korkum var...

Çetin Altan'ın 30 yıl sonra yayınlanmak üzere bugünden yazdığı yazılar olduğundan şüphe ediyorum...

Allah hepimize uzun ömür versin, 70'imde onları okuyacak olursam, "Üstat yine taşı gediğine koymuş" demekten korkuyorum.

İşin kötüsü, içimdeki bu korku kendini besliyor...

ATV Ana Haber'de Atilla Karaosmanoğlu anlattı, SABAH'ta da manşetti...

Derviş bugün ne diyorsa, o -vaktiyle- 1971 yılında demiş!

30 yıl sonra aynı noktadayız.

Karaosmanoğlu, bir de demesin mi...

Ben 1960'lı yılların başında da aynı şeyleri Ğaynen- söyledimdi diye...

40 yıl sonra aynı noktadayız!

"Bu kırk yılı doğru kullansaydık, şimdi neredeydik kimbilir" diye düşünürken...

Son darbe...

Kalemine sağlık, sevgili Okay Gönensin ağabeyimizden geldi!

***
Okay Gönensin tutmuş, NATO istatistiklerini ele geçirmiş...

Yalan söylemeyen bu rakamları bir güzel köşesinde basmış. (SABAH, 17 Nisan)

1979 yılıyla bugünü mukayese ettiğimizde...

22 yıl içinde, kişi başına gelirde (ADB doları olarak)

Her Belçikalı cebindeki parayı 3.1 ile çarpmış, üç misli daha zengin olmuş.

Her Kanadalı, 2.6 misli zenginleşmiş.

Danimarkalı, 3.8 misli.

Fransız, 3.6 misli.

Alman, 3.2 misli.

Yunanlı, 4.3 misli.

İzlandalı, 2.5 misli.

İtalyan, 6.2 misli.

Lüksemburglu, 4.1 misli.

Hollandalı, 3.5 misli.

Norveçli, 4.4 misli.

Portekizli, 6.8 misli

İngiliz, 5.9 misli

Amerikalı, 3.6 misli.

Biz ne yapmışız?

Bizim kişi başına gelirimiz 1130 dolarken (1979) şimdi 1400 dolar (2001 tahmini) olmuş.

Yani çakılmışız!

İşin kötüsü...

Bizim rakam bin dolarda!

Yani biz bu rakamı kişi başına 5 bin dolar yaptığımızda 5 misli zenginleşmiş oluyoruz.

Keşke öyle olsak da, desek ki: "Eh biz de 5 misli büyümüşüz canım!"

Onu yapamadığımız gibi elalem nereden nereye geldi diye bakarsanız...

İş vahim ötesi!

Belçikalı 8 bin dolardan 25.7 bin dolara çıkıyor.

Amerikalı 8 bin küsür dolardan 31.5 bin dolara çıkıyor.

Portekiz, 1.670 dolardan (1979'da neredeyse bizim gibi...) 11.5 bin dolara tırmanıyor.

***
İnsan bir garip oluyor.

Herkes ileri giderken yerinde saymak için gerçekten bilinçli, sistemik bir çaba lazım.

Biz mutlaka akıntıya kürek çekiyoruz, dünya ne yapıyorsa tersini yapıyoruz!

Lakin ne gam...

Daha maçın başlamasına saatler var...

Siz bu satırları okurken sonucu biliyor olacaksınız...

İnşallah...

"Avrupa Avrupa duy sesimizi" diye bağırıyor oluruz!

Derviş boşu boşuna "Gol" demiyor...

"Şeffaflık" demiyor...

Şeffaflaştıça...

Tablo bütün çıplaklığıyla ortaya çıkıyor...

Şimdiye kadar tribünlere oynamış, kendi kalemize gol atmışız!

Saha değiştiremeyeceğimize göre...

Takım değişecek...

Antrenör değişecek...

Taktik değişecek!

Ve...

Tribünler de değişecek!

Biz de avanta biletle girip mağlup çıktığımız maç seyredeceğimize...

"Bedelini ödedim, golü de isterim" diyeceğiz...

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır