kapat
19.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )

Büyük bedel..

Reformlar hemen meclisten geçirilip uygulamaya konmazsa Türkiye daha büyük bir bedel ödemek zorunda kalabilir!

Bu uyarı dün, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris'ten geldi.

"Bundan beteri olur mu? Daha büyük bir bedel ne olabilir?" diye itiraz etmeye kimse kalkmasın.

Çünkü bu sorulara cevap teşkil edecek ürküntü verici olaylar çevremizi kuşatıyor hızla.

Meselâ dün gazete sütunları arasında kaybolmuş bir haber vardı:

İstanbul'un Firuzköy'ünde geçen hafta Hasan Yılmaz adlı avukatın cesedi bulundu. Beylikdüzü'ndeki bir lokantanın üç garsonu sanık olarak yakalandılar.

İfadeleri, tehlikenin nereye gittiğini göstermesi bakımından alârmdır:

"Üzerindeki 20 milyon lirayı aldıktan sonra boğazını kravatla sıktık ve su kuyusuna attık.."

Zengin semtlerin kavşaklarında özel otomobillere üşüşen çocukların para isterken dilenir gibi değil, alacaklı gibi davranmaya başladıklarını farkediyor musunuz?

Polis bültenlerinde gasp, kap-kaç, hırsızlık ve yankesicilik olayları çığ gibi büyüyor.

Bütün bunlar, büyükelçinin sözünü ettiği "Daha büyük bedel"in işaretleridir.

Coşkulu desteğin şartı
Türkiye'yi yönetenler durumun vehametini görebiliyorlar mı?

Korkarız ki bu konuda Türkiye'yi kaybetmemek için çare arayan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi kadar yorulmuyorlardır.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Boucher dün, Washington'dan destek sağlamak istiyorsa Türkiye'nin niyetini, uygulamaları ile kanıtlaması gerektiğini belirtti.

Batı dünyası artık "Yoksa.." diye başlayan tehdit politikasına para vermeyecek..

Yani eski havaları çalmak, Türkiye için intihar teşebbüsü olacaktır.

Peki, Kemal Derviş'in açıkladığı programın hedeflediği reformları inanarak ve hızla hayata geçirmenin farkı ne olacak?

Büyükelçi Parris bunun cevabını da veriyor:

"Eğer Türk parlamentosu ve hükümeti ulusal ekonomik kurumlarda güven ve şeffaflık oluşturmak için gereken adımları hızla atarsa, uluslararası finans kuruluşlarının ve dost hükümetlerin coşkulu desteğini beklemek için her türlü neden var demektir.."

Karar saati geldi çattı
Geldiğimiz kavşakta istikbale açılan iki yol cennetle cehennem farkı taşıyor.

Bu programa ve uygulayıcısı olan Kemal Derviş'e zarar verecek bir söz veya eylem artık hiç bir nedenle mazur görülemez.

Her türlü engelleme ve saldırı, halkın vicdanında ülkenin geleceğine ihanet olarak damgalanacaktır.

Siyasetçiler artık gerçeği görsün:
Partizanlık, yolsuzluk, işsizlik, fakirlik üreten bu yapı çatırdıyor. Çöktüğü anda kendileri de altında kalacaklardır.

Bu program zihniyetlerini tasfiye edecektir ama Derviş sayesinde değişim, onları suçlu olmaktan kurtaracak, onurlandıracaktır.

Bazı "zıpçıktı"lar zuhur etse bile, bu bilinç ve tarihi sorumluluğa sahip milletvekillerinin mecliste ezici bir çoğunluk oluşturduğuna güveniyoruz.

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır