Ne kadar seyrek gidersem gideyim adanın hemen her köşesinin, bazı evlerinin ve ağaçlarının öyküsünü hatırlarım. Çoğu evlerin sahiplerinin artık dünyada olmadığını bilip onlarla geçirdiğim güzel günleri düşünerek uzun yürüyüşler yapmaya çalışırım.
Büyükada'daki betonlaşma İstanbul'daki çirkin boyutlarda değil.
Bugün bütün adaların vapur iskeleleri yenileştirme amacıyla yıkılıp güya modernleştirilirken Büyükada'nın harikulâde iskele binası aynen ve eskiye tamamen sadık kalınarak restore edildi.
Ve bütün bu güzel çabayı Ada'nın iki yıldan beri Belediye Başkanlığını yapan Coşkun Özden'e borçluyuz.
Baba mesleği balıkçılığı yaparken Spor Akademisi'ni de bitiren Coşkun Özden doğup büyüdüğü Büyükada'ya coşku ve sevgiyle bağlı. Hizmetini konuşarak değil yaptıkları ile kanıtlıyor. Onunla Ada'yı turlarken halkın gösterdiği içten sevgi ve saygıyı gördüm; daha çok yıllar Coşkun Özden'nin başkan olarak kalacağı belli.
Bundan önceki belediye yönetiminin inanılmaz davranışlarıyla Ada'dan kaçırdığı Çelik Gülersoy'u Coşkun Özden kendisine örnek almış: "O olmasa ben hiçbir şey yapamam" diyor.
Bu ikili vapur iskelesindeki antik binada bir cep sineması ve minik bir nikâh salonu dışında muazzam terasında şık bir kahve ve bar yapıyorlar. Terasta piyano çalınırken, insanlar hem okuyacak, hem yiyip içecekler.
Çelik Gülersoy'un harikalar yarattığı Hidiv Köşkü, Yıldız Parkı'nın içindeki köşkler ve Çamlıca'daki bugünkü içler acısı halinden ıstırap çekenler Ada iskele binasında teselli bulacaklar.
Coşkun Özden'le her buluşmamızda "İmzalar çıktı mı?" diye sorarım.
Neşesi bir anda kaybolan Özden son Ada turumuzu yaparken önce at ahırlarına götürdü bizi. 50 yıldan beri hiçbir siyasi sorumlunun umursamadığı ahırlar için Orman Bakanlığı'nın önünde proje hazır. Had safhadaki pisliğin temizlenmesi ve etrafının ağaçlandırılması için Orman Bakanı'nın tek bir kere oraya gidip görmesi yeterli.
İkinci durağımız 100 yıldan beri Ada'nın en güzel tepelerinden birine yığılan çöp istasyonuydu. Bırakın korkunç görünümü, her an çöpler yakılırken yangın çıkmaması mucize. Özden ağlamaklı bir sesle: "İnanın, lodos çıkınca sabaha kadar uyumam ve itfaiyeyi de uyutmam. Bu çöplerin acilen Ada dışına çıkarılması için Çevre Bakanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanı'nın desteğine şiddetle ihtiyacımız var" diyor.
Coşkun Özden'le sahilde gezerken Maltepe İskele projesinin de hâlâ Bayındırlık Bakanlığı'nın masasında imzaya hazır beklediğini öğrendim; onun kadar üzüldüm; çünkü hasta taşıma dahil her türlü ihtiyacı karşılayacak olan Maltepe'de ufacık bir iskelenin Adalar'a tahsis edilmemesini anlamak çok zordu.
Ada'dan ayrılırken son derece şık, tertemiz bir binaya baktığımı gören Başkan: "Çelik Bey'le ilk defa böyle bir tuvalet yaptırdık. Çünkü turistler kadar Ada sevenlerinin de en çok aradığı yerlerin başında temiz, şık bir tuvalet geliyor" dedi.
"Kim işletecek?" sorumu hemen yanıtladı: "İhaleyi kim kazanırsa"
Bu arada Başkanın Kemal Derviş'in kapı komşusu olduğunu söyleyelim. Özden, Kemal Derviş ve Boynerler dışında çok az Adalı'nın kendisine destek olduğunu üzüntüyle belirtti.
LEYLA UMAR