kapat
18.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
BİLAL ÇETİN(bcetin@sabah.com.tr )

Programın kaderi G - 7'lerin vereceği 10 milyar dolara bağlı

Devlet Bakanı Kemal Derviş'in ana hatlarını geçen hafta cumartesi günü açıkladığı yeni ekonomik program için bugün Londra'da çok önemli bir toplantı yapılıyor.

G - 7 ülkelerinin hazine bakan yardımcıları düzeyindeki katılımcılarının oluşturduğu Türkiye'ye yardım komitesinin bugün yapacağı toplantının sonucu, ekonomik programın kaderi bakımından hayati önem taşıyor. Bu toplantıda netleşmesi beklenen mali yardımın miktarı programın ve program hedeflerinin sürdürülebilir olup olmadığını belirleyeceği gibi IMF ile yapılacak anlaşmanın da önünü açacak veya kilitleyecek.

Çünkü, ilan edilen yeni ekonomik programın finansman kaynağı hâlâ belirsizliğini koruyor. İlan edilen kamu maliyesi dengeleri, iç borçlanma, ödemeler dengesi ve enflasyon hedeflerinin gerisinde, asgari 10 milyar dolar tutarında bir dış yardım geleceği varsayımı var. Ki, bu rakamın içinde IMF ve Dünya Bankası kredileri yer almıyor.

Devlet Bakanı Kemal Derviş'in G - 7 ülkelerinin ekonomi bakanlarıyla yaptığı doğrudan görüşmelerden aldığı izlenim ve Başbakan Bülent Ecevit'in başbakan ve devlet başkanlarına yazdığı mektuplara gelen yanıtlar mali yardım konusunda hükümeti umutlandırmış durumda.

Ancak gelen bütün olumlu sinyallere karşın yardım miktarı konusunda şu ana kadar somut bir rakam veya taahhüt ortaya çıkmış değil.

Yardım gelmezse vergiler artacak
Türkiye'nin beklentisi en az 10 milyar dolar. Ve uygulanacak yeni ekonomik programın finansman dengesi de buna bağlı.

IMF görüşmelerinin uzamasının başlıca nedeni de dış yardım miktarının netleşmemesi. Yardım miktarı netleşmediği için IMF anlaşma metnini, niyet mektubunu Washington'a götüremiyor.

Çünkü yardım, beklendiği gibi 10 milyar dolar değil de 6 - 7 milyar dolar civarında kalacak olursa o zaman IMF, hükümetten ek önlemler almasını isteyecek. Aradaki farkın iç kaynaklarla kapatılmasını önerecek. Bu da yeni zam ve yeni vergiler demek. Yani, şu anda atlatıldığı sanılan ek vergi artışları o zaman kaçınılmaz olacak.

Belki ek vergi artışları da yeterli olmayacak ve kaçınılmaz olarak önemli oranda monetizasyona, yani Merkez Bankası'nın para basarak kamuya finansman sağlaması yöntemine başvurulacak. O zaman da programın enflasyon hedefleri başta olmak üzere tüm dengeleri yeniden belirlenecek.

Ekonomi kurmayları bu yöntemi şu anda düşünmek bile istemiyorlar. Bunun son çare olacağını söylüyorlar. Ancak, şu anda da her ihtimale karşı KDV oranlarının ne düzeyde arttırılarak ne kadar ek gelir sağlanabileceğinin hesapları yapılıyor Hazine ve Maliye'de...

Evet, Ankara'da bulunan IMF heyeti de Devlet Bakanı Kemal Derviş ve ekonomi bürokrasisi de merakla bugün yapılacak olan Londra toplantısını, daha doğrusu bu toplantıdan müjdeli haber çıkmasını bekliyor.

Eğer bu toplantıdan tatmin edici bir yardım miktarı çıkarsa ondan sonra programın IMF İcra Direktörleri Kurulu'nca onayı da IMF ve Dünya Bankası'nın ek kredi kolaylıkları da çok daha rahatlıkla çözülebilecek gibi görünüyor.

Aksi bir durumu kimse aklına dahi getirmek istemiyor...

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır