kapat
18.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Garildi
 

Özal'ın mektup resti


Sekiz yıl önce kaybettiğimiz devlet ve siyaset adamı Turgut Özal'ın 18 yıl önce Milli Güvenlik Konseyi engelini 'mektup resti'yle aşarak iktidara geldiği ortaya çıktı.
6 Kasım 1983 günü sandıktan birinci parti olarak çıkan ANAP lideri Özal'ın 8 Kasım'da Cumhurbaşkanı Evren'den 'vize' alamaması karşısında dayıoğlu Hüsnü Doğan'a yazdırdığı mektubun varlığını Halil Şıvgın açıkladı.

EVREN SÖZ ETMEDİ
Eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın o günleri şöyle anlatıyor: "Evren Paşa hatıralarında ne hikmettir bu mektuptan sözetmedi. Eğer bu mektup olmasaydı belki ANAP iktidarı kurulmazdı... 6 Kasım 1983 akşamı seçimi kazandığımız ortaya çıkınca bize hükümeti kurma görevinin verilmeyeceği dedikoduları yayılmaya başladı. Özal, İstanbul'dan alelacele Ankara'ya döndü, kendisini karşıladım. Partiye götürdüm. Bir basın toplantısı düzenleyerek seçimi kazandığımızı dünya kamuoyuna ilan ettik. Ertesi gün Özal, Evren'den randevu aldı (8 Kasım 1983). Dönüşünde merakla neler olduğunu sorduk. Özal, 'Ne olacak, kendime doğru çekip kucakladım, aramızda bir kırgınlık yok. Hükümet meselesini genel sekreterle (Orgeneral Sedat Güneral) konuşmamızı istedi' dedi.

SERT KONUŞMA
Evren ile görüşmeden bir gün sonra Sedat Paşa'dan randevu aldık. Gidişimizi basından gizli tuttuk. Çünkü böyle bir görüşmenin yanlış anlaşılacağını biliyorduk. Sedat Paşa ile Meclis'teki odasında görüştük. Paşa çok sert konuşuyor, bize sürekli sınırlama getiriyordu. İstediğimiz gibi hükümet kuramayacağımızı, bakanlıkların birleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması gibi seçim meydanlarında halka yaptığımız liberal taahhütlerimizi unutmamız gerektiğini söylüyordu. Baktık durum kötü; izin isteyip ayrıldık."

Bunun üzerine ne yapacaklarını tartıştıklarını ve mektup yazmaya karar verdiklerini belirten Şıvgın, sonraki gelişmeleri şöyle anlattı:

"Cinnah Caddesi'ndeki özel ofise geldik. O sırada Hüsnü Doğan, Kaya Erdem, Vural Arıkan, Veysel Atasoy burada ekonomik önlemler üzerinde çalışıyordu. Özal mektup niyetini aktardı. Neler yazacağımızı kendi aramızda tartıştık.

DAYIOĞLU YAZMIŞTI
Mektubu Doğan kaleme aldı. ANAP'ın siyasi partiler ve seçim kanununa göre kurulup seçime girip kazandığını, halka taahhütlerde bulunduğunu, bunlara sınırlama getirilemeyeceğini, ANAP olarak buna müsaade etmeyeceğimizi, gerekirse emaneti sahibine teslim edeceğimizi, sine-i millete dönebileceğimizi yazdık. Özal da imzaladı.

Mektubu götürmeyi ben üstlendim. Akşam saatlerine doğruydu. Sedat Paşa, 'Bugün gelme; Ulusu'nun veda yemeği var, oraya gideceğim' dedi. Kendisine, 'Vereceğim mektup çok önemli. Belki Bülend Ulusu veda etmeyebilir' deyince hemen randevu verdi. Doğru Cumhurbaşkanlığı Köşkü içindeki evine gittim. Mektubu okuyunca çok şaşırdı. Bizi kriz yaratmakla suçladı. Ben niyetimizin doğruları söylemek olduğunu anlattım. Hemen mektubu Evren'e yetiştirdi. Bu mektup ANAP iktidarının önünü açtı, Özal'a hükümeti kurma izni verildi."

Borç bulmak için ölümü göze aldı
Hastanede yatması gerekirken borç erteletmek için 1980'de apar topar OECD toplantısına gitmişti

Özal'I ve Derviş'i yakından tanıyan, ikisiyle birlikte çalışan Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, Derviş'in bugün geçtiği borç arama yolundan 21 yıl önce Özal'ın nasıl geçtiğini şu çarpıcı örnekle anlattı:

"12 Eylül ihtilalinden önceydi, OECD'nin borç erteleme toplantısı vardı. Özal kalp sorunu yüzünden yoğun bakımdaydı. Ama Türk borç heyeti, Özal'a sürekli, 'Eğer siz gelmezseniz erteleme mümkün olmayacak' diye haber gönderiyordu. Baktı olacak gibi değil yolculuğa hazırlandı.

Doktorlar, 'Mümkün değil, seni bu şekilde gönderemeyiz, yolda ölürsün' dediler. Özal doktorları dinlemedi, 'Ölürsem vatan için ölürüm' dedi ve gitti. Doktorlar kendilerini güvenceye almak için Özal'dan imzalı kağıt aldılar..."

SÜPER PAZARLIK
Aynı olaya tanık olan Engin Güner (Liberal Parti Genel Başkan Yardımcısı) şunları anlatıyor:

"Alınan borçların yüzde 85'i takside bağlanırken yüzde 15'inin peşin ödenmesi gerekiyordu. Özal doktoru Mehmet Beyi yanına alarak gelmişti. Özal borçların yüzde 95'inin ertelenmesini yüzde 5'inin peşin ödenmesini teklif etmişti. Ertelenmiş borçların yeniden ertelenmesi kabul edilmedi. Ama Özal saatlerce uğraşarak, ABD'yi ikna ederek borçlarımızın 7 milyar dolarlık kısmını erteletti."

Tonton'u andılar
Ölümünün 8. yılı nedeniyle, Özal'ın İstanbul Topkapı'daki Anıtmezar'ında ANAP tarafından tören düzenlendi. Törende ANAP Genel Başkanı Yılmaz'ın çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Yılmaz, Özal'ı rahmet ve şükranla değil aynı zamanda hasretle andıklarını söyledi."

Ardından devlet töreni yapıldı. Cumhurbaşkanı adına Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Bülent Serim kabre çelenk koydu.

Törene katılanlar (Hükümet'i temsilen Turizm Bakanı Erkan Mumcu, Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, 3. Kolordu ve Batı Garnizon Komutanı Korgeneral Hüseyin Göksu, İstanbul Valisi Erol Çakır, Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, ANAP Genel Başkan Yardımcıları Ahat Andican, Şadan Tuzcu ve Bülent Akarcalı, işadamı Turgut Yılmaz) Özal'ın eşi Semra Özal, oğlu Ahmet Özal ve Efe Özal'ın eşi Zeynep Özal'a taziyelerini ilettiler. Törene katılanlara helva dağıtıldı. (SHA)

Şamil TAYYAR

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır