|
|
 |
| |
|
Bize ayrıcalık yapılmaz
Kongre üyesi Michael Oxley ve Ed Whitfield, Ecevit'le görüştükten sonra İstanbul'daydı. İki Kongre üyesi ABD'deki sistemi anlattı: Her adımımız için hesap veririz. İhalelere katılamayız. Şeffaflık çok önemlidir
Ankara, Kemal Derviş açıklamasını beklerken oyalanacak başka bir konu buldu; Ohio'nun Kongre'deki Temsilcisi Michael Oxley ile Kentucky'den Ed Whitfield, General Paul Bergson ile Başkentin üst düzey konuklarıydı.
Başbakan Bülent Ecevit, Kemal Derviş, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve Uğur Bayar gibi teknokratlar tarafından kabul edilen grup, İstanbul'da işadamı Ali Üstay'ın evinde ağırlandı. Hayran kaldıkları İstanbul'un, özellikle Kapalıçarşı'nın tadını çıkaran grupla ertesi gün buluşur buluşmaz onlardan kendi seçim sistemleri ve sahip oldukları ayrıcalıkları anlatmalarını rica ettim. İşte yanıtları...
* Bizde Kongre'ye seçilmenin yasal koşulları şöyledir: Belli bir yaş haddi ve o bölgede oturma mecburiyeti şarttır. Tabii her eyaletin kendi koşulu vardır. Örneğin Kentucky'de 500 dolar yatırıp, resmi başvuru yapmanız gerekir. Seçime giren en az 1.5 milyon doları harcayacağını bilir. Yani Kongre'ye girmek isteyen birinin maddi açıdan hiçbir sorunu yoktur. Eğer seçmenler kendilerini temsil edecek adayları beğeniyorsa, ön seçimlerde 1000 dolar, genel seçimlerde gene 1000 dolar, toplam en fazla 2 bin dolar bağışta bulunabilir.
* Kongre'ye girenler, kendilerine oy verenlerin iyiliği için çalışacaklarının bilincinde olduklarından devletle en ufak bir ihaleye girmek şöyle dursun, kapısından bile geçemezler. Özel günlerde 50 doların üstünde bir parayla alınan armağanı kabul eden Kongre üyesi derhal kovulur. Eski Başkan Nixon, pahalı bir paltoyu Noel'de hediye olarak alan en yakın arkadaşını bizzat istifaya zorlamıştı.
* Kongre üyelerinin adımını, ödediği vergiyi, aldığı bağışların miktarını denetleyen federal komisyondan kurtuluş umanlar basın ve İnternet'ten takip edildiklerini bilirler. O nedenle yaptıkları her şeyde şeffaflığa önem verirler.
"EKONOMİK SINIFTA UÇARIZ"
* 225 yıllık tarihimizde Kongre üyeliğine seçilme onuruna sahip sadece 50 bin poitikacı olmuştur. Bugün meclisimizde 435 üye tüm Amerika için çalışmaktadır.
* Kongre üyelerinin yıllık maaşı 145 bin dolardır. Yüzde 25'i vergiye gider. Maaşın yüksek olması politikayı özendirmesi açısından normaldir. Bizde sağlık yardımı ya da Kongre'den ayrıldıktan sonra ölene kadar emeklilik maaşı bağlanması gibi ayrıcalıklar yoktur. Kim hangi meslekten gelirse gelsin halka hizmet ederken asıl mesleğini icra edemez. Örneğin bedava hasta bakmak isteyen bir doktorun dâhi etik kurullardan özel izin alması şarttır. Kongre'ye girerken neler yapıp yapamayacağımızı belirleyen kurallar vardır. Hisse senedi, kira gibi pasif gelirler dışında asla başka bir işle uğraşamayız.
* Bakanlar ve Kongre üyeleri her vatandaş gibi uçaklarda ekonomi sınıfında uçarlar. Özel arabalarla uçağa gelmek gibi ayrıcalıklı davranan olursa basın hemen onu seçmenleri karşısında rezil eder.
* Ulusal Gelirler Dairesi (IRS) tüm Amerika'daki para trafiğini yakından izler. Bu sadece bizim için değil, sıradan vatandaş için de geçerlidir. Örneğin herhangi bir bankaya 10 bin doların üstünde para yatırırsanız vey0veraset, lotaryadan kazanç sağlarsanız derhal IRS'e hesap vermek zorundasınız. (Burada bir hatırlatma yapalım: 800 dolar eksik vergi ödeyen Amerika'nın en zengin kadınlarından biri olan Leona Helmsley 4.5 yıl hapis cezasından kurtulamamıştı.)
* Türkiye'deki seçim sisteminde halk, parti ve liderlerine oy veriyor. Amerika'da parti sadakati ikinci plândadır. Bizde insanlar kendi başlarına seçime girerler; seçmenler de beğendikleri aday için oy verirler.
DERVİŞ'E GÜVENİMİZ TAM
Washington'a dönerken Türkiye hakkında fevkalâde olumlu hisler besliyoruz. Kemal Derviş'le görüştük; müthiş etkilendik. Ne istediğini bilen ve bunları gerçekleştireceğine içtenlikle inandığımız çok önemli ve sevimli bir insan. Göreceksiniz, Türkiye maddi istikrara kavuşunca yatırımcı akınını durduramayacaksınız. 'Atatürk' kitabını okuduktan sonra Türklerin neler başarabileceğini tahmin etmek hiç zor değil.
'İSTANBUL ÇOK CANLI'
Pentagon'dan General Paul Bergson, Kapalıçarşı'dan aldığı 8 halı hakkında bilgi verirken;f"Şimdiye kadar Hong Kong'u dünyanın en cazip ve canlı kenti zannederdim. Şimdi İstanbul hepsini geçmiş" dedi.
LEYLA UMAR
|
|
 |
|