  
Sorun lidersizlik!
"Yeter! Söz milletin!" Bayar-Menderes ikilisi işte bu sloganla 50 yıl önce milyonları arkasından sürükledi... Yetmedi, "Her mahallede bir milyoner yaratmaya" söz verdi... Sonuçta CHP'yi yıktı, geçti...
1950'de "Yeter! Söz milletin" sloganı ile yıkılan CHP, öyle yara aldı ki; hala kendine gelemedi... O günden bu güne tek başına iktidar göremedi...
1950'deki Demokrat Parti'nin rüzgarını 10 yıl sonra Adalet Partisi yakaladı... Bu kez sahnede Demirel vardı...
Onun sloganı yoktu, halkı tanıyordu... 1960 ihtilalinin şokunu yaşayan millete demokrasi vaadetti... Barajlardan söz etti... Köylüyü başının tacı yapacağına söz verdi...
Halkın bam teline bastı, milyonların oyunu aldı...
1970'li yıllara gelindiğinde bu kez umut Ecevit'ti... Kasketi, mavi gömleği ve namuslu politikacı imajı ile Ecevit fırtınası başladı...
Meydanlara topladığı yüzbinlere "Hakça düzen ve bölüşüm"den söz etti... Bütün halka mutluluk vaadetti... Halk Ecevit'in farklı olduğunu gördü... Ona oy verdi...
1980'li yıllar Özal'ın damgasını vurduğu dönemdi...
O da Menderes, Demirel, Ecevit gibi o güne kadar duyulmayan şeylerden söz etti. "Liberal ekonomi"nin ne olduğunu halka o öğretti... "Önce millet, sonra devlet" sloganını dillere pelesenk etti... Türkiye'yi dünyaya açtı... Telekomünikasyonda devrim yaptı... Köhne fikirleri kazıyıp attı...
*
Her 10 yılda bir lider çıkaran Türkiye, 1990'lı yıllarda bunu başaramadı... Çünkü denenmemiş isim kalmadı... Halk bir ara "Baba'nın kızı" diyerek Tansu Çiller'in eteğine yapıştı. ama onda da beklediğini bulamayacağını anlayınca bıraktı..
Sonuçta umutsuzluk üst üste bindi... Bazıları 40 yıldır siyaset yapan liderlerin söyleyecek sözü kalmadı, zaten halk da onların ne olduğunu anladı...
İşte; bugün Türkiye'yi ekonomik ve siyasi krizin göbeğine getiren en büyük neden, yeni söylemleri olan, umutlar dağıtan, kitleleri ayağa kaldıran yeni bir lider çıkmaması... Çıkanlara da suyun başını tutanlar tarafından mani olunması...
İşyeri ruhsatında iskan şartı!
İçişleri Bakanı Saadettin Tantan, 1994-1999 yılları arasında Türkiye genelinde görev yapan belediye başkanlarından kaç inşaata ruhsat ve iskan verdiklerini açıklamalarını ister mi?
Eğer bunu isterse görecek ki; 5 yılda 1000 inşaatın ruhsatını imzalayan bir başkan sadece 5 binada iskana izin vermiş... Çünkü geri kalan 995 bina, ya belediye başkanının ilgisizliği, ya imar müdürünün görmezden gelmesi, ya da zabıtaların rüşvet yemesi yüzünden ruhsatına, projesine aykırı inşa edilmiş... Bunun sonucunda büyük kentler kaçak yapı cenneti haline gelince, 17 Ağustos depremi de 40 bin canı alıp götürmüş... İşte; dikilen kaçak yapıların hesabını belediyelerden sormayan Tantan, bugün bu binaların alt katlarında açılan işyerlerine ruhsat verilirken "iskan" aranmasını şartının takipçisi oluyor...
Sonuçta büyük kentlerdeki onbinlerce esnaf diken üstünde oturuyor... İşyerinin kapatılmaması için kapısını çalana avanta dağıtıyor... Çözüm mü? İnanıyorum ki onu da Tantan çok iyi biliyor...
İĞNE
Telefonda bizi tanımayacağından emin olduğumuz insanlara hakaret ediyorsak..
BİZ ADAM OLMAYIZ
Halkın sütunu
Müteahhiti zengin ediyorlar
* ZEYTİNBURNU sakinleri, bütün Türkiye kemer sıkmaya çağırılırken, Belediye'nin Akşemsettin İstasyonu'nundaki Öğretmenler Parkı'nı yeniden bir müteahhite bozup yapması için ihale etmesine anlam veremiyor...
İGS'ye yakışmayan tavır
* ESKİŞEHİR'den İlker Vapur, İGS'den aldığı takım elbisenin pantolonunun kısa bir süre sonra eridiğini, firmaya müracaat ettiğinde ise sorumluluktan kaçmak için bunun kumaş hatasından değil, ütü hatasından meydana geldiğinin söylendiğini bildiriyor...
Sicilys Pizza kazık atıyor!
* ŞAŞKINBAKKAL'dan Nalan Günçe, Sicilys Pizza'dan ısmarladığı pizzayı yemeden çöpe attığını belirterek, "Karışık pizzanın içinde peynir ve birkaç parça salamdan başka bir şey yoktu....
Otobüsler hız yapıyor!
n İZMİR Karşıyaka'dan Nuran Sevindik, belediye otobüslerinin hızlı gittiğine dikkati çekiyor ve "Belediye Başkanımız Ahmet Priştina, hız düşkünü şoförlerin kulağını çekmeli" diyor...
Motorcuların megafonları!
* BEŞİKTAŞ'tan Ahmet Kara, iskeleden hafta sonları Boğaz turuna çıkan motorların megafonla müşteri çağırmaları nedeniyle huzur kalmadığından yakınıyor...
Ankara Balgat Polikliniği!
* ANKARA'dan Ali İncel, elini kesen kızını apar topar Balgat Polikliniği'ne götüren eşinden müdahale için 15 milyon lira istendiğini, "Üzerimde para yok, siz tedaviyi yaparken getiririm" teklifine ise "Burası bakkal dükkanı değil" gibi seviyesizce bir cevap verildiğini belirtiyor...
Serbest kürsu
Erçel'in bağışı
3. Lig 8. Grup takımlarından Bayrampaşa Altıntepsi Kulübü'nün başkanıyım. Yıllardır ülkemizde yalnızca üç büyükler üzerine ikame edilen futbol, özellikle 3. Lig ve amatör kümeyi maddi bir cehenneme itmiştir. Bizler, semtlerde bir genci tinerden, kumardan v.s. den kurtarma gayretini kendi kıt imkanlarımızla verme çabasındayız. Bu nedenle Sayın Gazi Erçel'in ilk davranışını etik açıdan asla tasvip etmemekle birlikte, Sayın Türkan Saylan'ın yaklaşımını ise tamamen popülist bulmaktayız. Ülkemizin şu dar zamanında kulübüme ve çevremdeki diğer amatör kulüplere malzeme sağlamak kaydı ile fiilen bu paraya ihtiyacımıza binaen, talip olduğumuzu bildirir, kamuoyuna Türk sporunun içine düştüğü batağı görmeye davet ederiz. Hasan Karahan
|