  
Gelir artırıcı düzenleme yok
Türkiye'nin güçlü ekonomiye geçiş programı adı altında, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Sayın Kemal Derviş'in, yaptığı açıklamaları önceki gün TV'den ilgi ile izledik. Açıklamalar bitip, sıra basın mensuplarının sorularına gelince, Sabah'ın genç ve başarılı ekonomi muhabiri Okan Müderrisoğlu, programın gelirler politikasını da kapsayan birkaç soru yöneltti. Derviş'in, gelir artırıcı düzenlemeleri yanıtlamadığını farkederek, programı açıklayan 30 sayfalık yazılı metni dikkatle inceledik. Yazılı metinde de, bu konuda somut açıklamaların yeralmayışı ilgi çekiciydi.
Bazı örnekler
Programı açıklayan yazılı metnin 28. sayfasında, "Gelir artırıcı düzenlemeler" başlığı altında, gelir hedeflerine ulaşmak için 7 bent halinde öngörülen düzenlemeler, şöyle sıralanıyordu.
- Vergi tabanının yaygınlaştırılması amacıyla, vergi kimlik numarası kullanımı genişletilecek (Bu yeni bir olay değil yıllardır gündemde),
- Vergi kayıp ve kaçağının en aza indirilmesi amacıyla vergi denetimleri artırılacak (Bu da yeni bir olay değil. Yıllardır söylenir ve yazılır ancak denetim oranı bir türlü yüzde biri aşamaz),
- Vergi tahsilatının artırılması için vergi gecikme faiz ve cezaları enflasyonla uyumlu bir biçimde artırılmıştır. (Bu öngörülen bir düzenleme değil, geçen ayın sonunda artırım zaten yapıldı. Kaldı ki gecikme faizi ve gecikme cezası iki ayrı olay değil. Doğru adı bu ikisi de değil, gecikme zammı olacaktı),
- Vergi gelirlerinin artırılmasına yönelik olarak 2000 yılı sonunda alınan tedbirlerin titizlikle uygulanmasına devam edilecek (Bu da yeni bir olay değil),
- Enerji, Petrol ve Akaryakıt Tüketim Vergisi (ATV) enflasyona ve kurdaki değişikliklere göre ayarlanacak (Bu tür ayarlamalar da, yıllardır zaten yapılıyordu. Örneğin, 2000 yılında ATV ile ilgili olarak 26 kez ayarlama yapıldı..)
Hazine bonosuna avantaj
Programın gelir artırıcı hedeflerini açıklayan yedinci ve sonuncu düzenlemesi ise; bireysel yatırımcıların kamu kağıtlarından elde ettikleri gelirlerin beyanname dışı tutulması suretiyle, kamu kağıtlarına olan bireysel taleplerin artırılması ile ilgili.
2000 yılında, kamu kağıtlarından elde edilen gelirler, yüzde 151 olarak ilan edilen "enflasyondan arındırma" oranı nedeniyle, zaten beyanname dışı kalmıştı. Şimdi, yasa çıkartılıp Hazine Bonosu ve Devlet Tahvili gibi kamu kağıtlarından elde edilen gelirlerin sürekli beyan dışı bırakılması amaçlanıyor. Buna göre, bir gerçek kişi 1 trilyon lira ya da 10 trilyon lira Hazine bonosu faizi elde etse dahi, beyanname verip vergi ödemeyecek.
Programda, gelir artırıcı nitelikte daha somut önerilerin ortaya konmasını bekliyorduk. Galiba, olayın gelir artırıcı yönünün yeniden ele alınması gerekiyor...
|