|
|
 |
| |
|
Kahraman köfte hamburgere karşı
Köfteciler, baklavacılar, yerli hazır yemekçiler ve fast food'a (hızlı yemek) karşı olan slow food'çular (yavaş yemek) Sefertası Hareketi'nde toplandı
Hemen her şeyin hızının arttığı günümüzde bir grup hayatı daha keyifli hale getirmenin yolu olarak yavaşlamayı gösteriyor. 'Sefertası Hareketi' adı altında kurulan ve özellikle 'fast food' (hızlı yemek) yaşam ve karın doyurma tarzının toplum üzerinde olumsuz bir tepki yarattığını söyleyen bu grup, şimdilerde her cephede hamburgere karşı savaş açmış durumda. Hareketin bu ay yayına başlayan resmi yayın organı olan 'Sefertası Dergisi' ilk kurşunu attı. Peki hareket nasıl kuruldu? Amaçları ve hedefleri neler? Bu soruları Sefertası Hareketi'nin 1'inci sekreteri Ümit Sinan Topçuoğlu yanıtladı:
DAMAK TADI ÖLMEZ
* Hareketi 1986 yılında İtalya'da başlayan 'Slow food' (Yavaş yemek) dalgasından esinlenerek Nadir Güllüoğlu'yla başlattık. Gıda işinde olduğumuz için herkese rahatça ulaşabildik. Kime gittiysek şimdiye kadar hiç geri çeviren olmadı. Bizim hedefimiz hiç bir zaman McDonalds veya Burger King defolup gitsin demek değil. Sadece onlara bizi tek tip damak tadına mahkum edemeyeceklerini göstermek istiyoruz. Bunu insanlara anlatabilmek için savaş ilan ettik. Amacımız bütün geleneksel mutfakların korunması, damak tadının ölmemesi...
SOKAK YEMEKLERİ
* Savaş için yeni bir stratejide belirledik. Çünkü uluslararası bir fast food zincirinin Türkiye'ye atanan bir müdürü, 'Bizim rakibimiz diğer markalar değil, köşe başlarındaki köfteciler ve dönercilerdir' demişti. Buna göre biz de geleneksel ayaküstü yemeklerimiz olan döner, ekmek arası köfte, kokoreç ve balık ekmeği fast food'ların karşısına çıkaracağız. Ayrıca 2-3 Haziran'da da Sultanahmet'te bir 'Sokak Yemekleri Festivali' düzenliyoruz.
NADİR GÜLLÜOĞLU (Baklavacı)
'Lezzetin garantisi usta-çırak ilişkisi
'BİZİM asıl istediğimiz her ülkenin geleneksel mutfağının korunması ve tatlarının kaybolmasını önlemek. Bütün mamüllerimiz için yöresinde ve mevsiminde malzeme toplamayı adet haline getirdik. Ayrıca bizde 15 günde bir, 'Bizimle çalışır mısınız' levhası göremezsiniz. Çünkü bizde eğitim usta-çırak ilişkisiyle başlar. Usta emekli olurken yetiştirdiği çırağa önlüğünü bırakır. Bütün tatlı ve böreklerimizin tadının lezzetli olmasını bu devamlılık sağlar.
ALİ KESTANECİ (Köfteci)
'Hamburgere hodri meydan'
Hangi fast food restoranında personelle müşteri arasında bir yakınlık vardır? Çünkü onlar için iyi müşteri masaları fazla işgal etmeyendir. Bizde personel bütün müşterileri tanır ve ona göre hizmet eder. Ben hamburgere hodri meydan diyorum. Onların bir çeşit hamburgerine en az 20 çeşit köfteyle karşılık veririm. Ayrıca hem Türk köftesini hem de hamburger köftesini deneyen insanların yüzde 80'i bizimkini tercih eder. Herkesle bahse girerim!
Çanlarına ot tıkarız
Gençlere ulaşabilmek için 'Sefertası Çocukları' adını verdikleri bir örgütlenmeye gittiklerini söyleyen Ümit Sinan Topçuoğlu şöyle devam ediyor:
"Gençlere geleneksel mutfağımızı sevdirebilmek için bir an önce sokağa çıkmamız gerekiyor. Yani Hacı Abdullah gibi ünlü lokantaların bir pencere açarak ekmek arası döner ve köfte gibi yiyecekleri daha ucuza ve hızlı servisle satması lazım. Eğer böyle olursa biz endüstriyel fast food'un çanına ot tıkarız.
Fast food sistemi aşçılık mesleğini, sofra kültürünü ve insan ilişkilerini öldürüyor. Çünkü onlar için iyi müşteri masada 7 dakikadan fazla oturmayandır.
İlker AKGÜNGÖR
|
|
 |
|