kapat
16.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 

Kritik pazarlık


Kamuda çalışan memur ve işçilerin ücret ayarlamaları, yeni programın en kritik taraflarından birini oluşturacak.
Önden yüklemeli zam formülünü bırakan hükümet, aylık enflasyona endeksli ücret artışı önerisi ile pazarlık masasına oturmaya hazırlanıyor. Peki, devletin elindeki veriler hangi gerçekleri içeriyor?

Maaş-ücret denklemi
Planlama Teşkilatı'nın, "Hizmete Özel" damgalı raporunda, maaş-ücret denklemi şöyle açıklanıyor:

* 2000 yılında ücretli ve emeklilerin aylık ortalama gelirlerinde, kamuda toplu sözleşme kapsamında çalışan işçiler dışında reel olarak gerileme yaşanmıştır.

*Kamu işçilerinin net ele geçen ücretlerindeki iyileşme yüzde 6.9'dur.

*Memur maaşları reel olarak yüzde 11.5 azalmıştır.

* En yüksek reel gerileme, yüzde 14.6 ile net asgari ücrettedir.

*Bağ-Kur emeklilerinin aylıkları, SSK ve Emekli Sandığı'na tabi emeklilere göre nisbi olarak daha düşük oranda reel gerileme yaşamıştır.

* DPT'nin hesaplamalarında, bir kamu işçisinin 1999 yılında 552 milyon lira olan maliyeti, 2000 yılında 955 milyon liraya yükseldi. Reel artış yüzde 20.8 oldu. Buna karşın 1999'da bir memurun devlete maliyeti 229 milyon lirayken geçen yıl bu tutar 306 milyon liraya ulaştı. Ancak reel bazda yüzde 11.8 azalma gözlendi.

*Bu zor problemin çözümü için hükümete sunulan reçetede ise şu öneriler dikkati çekiyor:

*Ekonomik Program'da, yoksulluk düzeyinin altındaki gelir grupları korunmalı,

*Ücretli ve emeklilere yönelik politikalarda alt gelir gruplarının durumu gözetilmeli,

*Ücret düzenlemelerinde alt gelir gruplarına reel iyileştirme sağlanmalı.

Merkez Bankası'nın itibarı
Merkez Bankası eski Başkanı Cafer Tayyar Sadıklar'ı aradım. Kurların dalgalanmaya bırakılmasından önce yapılan döviz satışlarının, müfettiş incelemesine alınmasını nasıl karşıladığını sordum. Bakın ne yanıt aldım: "Bunun için tahkikata gerek yok ki. Merkez Bankası'ndan bu bilgiler istenebilir. Kaldı ki 21 Şubat gecesi yapılan toplantıda, Merkez Bankası'na gelen döviz talebinin nasıl karşılanacağı siyaseten mutlaka konuşulmuş olmalı. Bence kurban aranıyor. Yanlış varsa gereği yapılır. Gazi Bey'e gelince, devalüasyondan önce tasarruflarını TL'den dövize çevirmesi şahsi hatadır. Merkez Bankası ile ilgisi yoktur."

Neden geciktik?
Ekonomİk programın hazırlık aşamasında etkin rol oynayan, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in güvendiği üst düzey bir bürokrata sorduk. "Programda neden geciktik?" Yanıt üç boyutlu geldi: "Öncelikle hükümet işi biraz ağırdan aldı. Doğrusu IMF ve Dünya Bankası da beklenen hızda hareket etmedi. Tabii bu arada Sayın Derviş'in programlar konusundaki uzmanlığına rağmen Türkiye'yi tanıma sürecinin de geçmesi gerekiyordu!"

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır