  
Gereksiz şövalyelik!
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel'in bağışladığı 32 milyar liranın iade edildiğini açıkladı...
Gerekçe; 32 milyarın kara para olması...
Yanlış!
Hatta bana göre gereksiz şövalyelik!
Yanlış anlaşılmasın; Gazi Erçel'in devalüasyon kararını bilen Merkez Bankası Başkanı olarak parasını dövize çevirmesini, halk bir gecede fakirleşirken kendisini zengin etmesini kınıyorum... Bunun suç olduğunun altını da çiziyorum...
Ama ya Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden aldığı bursu kesilen, belki de okullarını terkeden yüzlerce öğrenci... Onların gelecekleri...
Bu şövalyeliğe değer miydi?
Kaldı ki; Prof. Saylan, başında olduğu derneğe bugüne kadar bağışlanan her paranın kaynağını mı araştırdı, araştırıyor? Bağışlanan paranın yasal mı, yasadışı yollardan mı kazanıldığını nasıl anlıyor?
Ben 32 milyarın kara para olduğu görüşüne katılmıyorum... Bu para ne uyuşturucudan, ne de silahtan geldi... Sistemin içindeki yasal bir bankada Türk Lirası'nın dövize çevrilmesinden elde edildi...
Paranın sahibi, elde edildiği yöntem belli... Yani yasadışılık yok... Sadece vicdansızlık var...
İş vicdan muhasebesine geldiğinde Türkiye'de kaç kişi el kaldırabilir ki!..
Krizin ilacı harcamak!
Görünen o ki; yastık altına, bankalara istiflenen paraları piyasaya çekmeden bu krizi aşmak imkansız... Halk önünü göremiyor, yarınını düşünüp parasını bloke ediyor... Her ihtiyaç erteleniyor... "Bugün duralım, yarın alırız" deniliyor...
Sonuçta; ayakkabıcı ayakkabı, konfeksiyoncu elbise, lokantacı yemek, beyaz eşyacı buzdolabı satamıyor... Krizin etkisi giderek katlanıyor... Sanayi duruyor... İşçiler çıkarılıyor... Esnaf siftah yapamıyor...
Bu kanıya nereden mi vardım?
Merkez Bankası'nın verilerinden... Mart ayının son haftasında bankalardaki mevduat 3 katrilyon 370 trilyon lira artıyor. Yani vatandaş harcamıyor, kuruş kuruş üstüne koyup götürüp bankaya yatırıyor...
Bankalar da bu paraları, yüksek faizle kredi olarak alma cesaretini gösterecek işadamı bulamayınca dönüp devletin çıkardığı kağıtları alıyor...
Sonuç mu?
Ekonomi çarkını işletecek katrilyonlar, bakkal, manav, kasap, market, beyaz eşya satıcısı, lokantacı, manifaturacı, taksici, sinemacı yerine devletin Hazinesi'ne akıyor...
Hazine de daha önce borç aldığı rantiyeye olan hesabını kapatıyor...
Halkın sütunu
Bakanlık sayısı indirilsin
* İSTANBUL'dan Tüm Fenni Gözlükçüler Derneği Genel Sekreteri Hakan Ertunk, "Birkaç iyi adamla kurulacak hükümetin tansiyonu düşüreceğini" ileri sürerek, bakanlık sayısının da 14'e indirilmesi gerektiğini belirtiyor...
Sökülen botu değiştirmediler
* İZMİR'den Tamer Temizel, Göztepe'deki Apple Polo mağazasından aldığı botun yan dikişlerinin bir kez giydikten sonra açıldığını, ancak mağazanın sorumluluğu kabul etmediğini bildiriyor...
SSK hastanesi rezil halde
* FENERBAHÇE'den H.Hüsnü Ungun, eşini doğum nedeniyle götürdüğü SSK Göztepe Hastanesi'nde şahit olduğu çirkinlikleri, ilkellikleri yetkililerin neden görüp düzeltmediğini soruyor ve ekliyor: "Tuvaletler pislik içinde... Koltuklar kırık.. Güvenlik görevlileri gardiyan gibi.."
Afyon'a geri mi gideyim?
* ERZURUM'dan Volkan Pala, Afyon'dan Erzurum'a tayin edilmesine rağmen, Açık Öğretim sınavlarına Afyon'da girmek zorunda bırakılmasına bir anlam veremiyor, "İmtihana daha 2 ay olmasına rağmen, imtihan yerinin Erzurum'a alınmamasını" eleştiriyor...
Önce deprem, şimdi Habaş!
* YAKUPLU beldesinde yaşayanlar, Ambarlı'ya inşa edilecek olan Habaş tesislerine tepki göstererek, "Önce deprem, şimdi Habaş! Ölmek istemiyoruz" diyerek yetkilileri göreve çağırıyor..
Korsan kuaförleri engelleyin
* İSTANBUL Kuaför Meslektaşları Değişim Grubu adına bir açıklama gönderen Ahmet Karakışla, korsan kuaförlerden yakınarak, "Usta belgesiz kişilere ruhsat verilmemesini; belediye, Maliye ve Milli Eğitim yetkililerinin işyerlerini denetlemesini" istiyor..
Subaya da parayla yemek
* ISPARTA'dan arayan bir binbaşı, yalnız polislerin değil, subay ve astsubayların da parayla öğle yemeği yediklerini söylüyor..
Denizi kapatan gemiler
* İSTANBUL'dan makine mühendisi F.Yazıcı, Ortaköy-Kuruçeşme arasındaki Cemil Topuzlu Parkı'nın önüne bağlanan gemiler yüzünden Boğaz manzarasının kapanmasından yakınıyor...
İĞNE
Bizden 20 yaş gençlere yakışacak giysileri giyiyorsak...
BİZ ADAM OLAMAYIZ
Fıkra
İşadamının yanıtı
İstanbul'dan Ankara'ya uçakla gitmekte olan bir yolcu, yanında oturan ünlü işadamına bu kadar zengin ve başarılı bir firma sahibi olmasına rağmen neden hala reklama çok para harcadığını soruyor... İşadamı yanıtlıyor: "Bu uçak havada olduğu halde pilot motorları neden çalışır durumda tutuyorsa aynı sebepten..."
Bu köşede yayınlanan şikayetlere ve eleştirilere hedef olan kişi veya kurumlardan aynı gün sorunun çözümlendiği yolunda açıklamalar, fakslar, telefonlar ve e-posta yoluyla mesajlar geliyor... Ancak yer darlığı nedeniyle bunları yayınlayamıyorum...
DOĞRU SÖZ
Sevginin olduğu yerde ot yemek, nefretin olduğu yerde et yemekten iyidir...
|