kapat
14.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
BİLAL ÇETİN(bcetin@sabah.com.tr )

Programın zayıf karnı ücretler ve istihdam...

Şubat kriziyle birlikte çöken bundan önceki ekonomik programın zayıf karnının mali bünyeleri güçsüz, sorunlu bankacılık sistemi olduğu başından beri biliniyordu. Nitekim bankacılık krizi eski programın çökmesinde büyük rol oynadı.

Şimdi, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in bugün birinci bölümünü açıklayacağı yeni programın en hassas yönünü de ücretler ve istihdam sorunu oluşturuyor.

IMF ile varılan yeni anlaşma mutabakatı, tüm toplum kesimleriyle birlikte kamu çalışanlarının da ücret fedakârlığında bulunmasını öngörüyor.

Bu çerçevede, bu yıl süresi dolan ve yaklaşık 500 bin işçiyi ilgilendiren kamu toplu sözleşmelerinde işçilere, birinci altı ay için sıfır zam verilmesi öngörülüyor.

İşçilere ikinci altı aylık dönemde geriye dönük altı aylık enflasyon oranında zam verilmesi, üçüncü ve dördüncü altışar aylık dönemlerde ise hedeflenen enflasyon oranı kadar ücret artışı sağlanması öneriliyor.

Ancak başta Türk - İş olmak üzere işçi sendikaları hükümetten gelen bu öneriyi şiddetle reddediyorlar. Hükümetin ekonomik programdaki bu hükmü değiştirmemesi halinde işçi sendikaları, önce sokak gösterileri, ardından da yaygın grev uygulamalarına giderek hükümeti sıkıştırmayı hedefliyor.

İşte hükümetin göze alamadığı da bu. Bu olumsuz gelişmeyi önleyebilmek için Başbakan Bülent Ecevit, aylardan beri toplu sözleşmeler ve çalışma yaşamını ilgilendiren diğer konularla ilgili olarak sendikalarla bir toplumsal uzlaşmaya varmaya çalışıyor.

Ancak sendikalara götürülen sıfır zam önerisi bu uzlaşmayı en azından bugün itibariyle çıkmaza sokmuş durumda.

Ücret dengesizlikleri
Aslında hükümetin Türk - İş'e götürdüğü birinci altı ay için sıfır zam önerisinin gerisinde şu çarpıcı ücret dengesizlikleri yatıyor:

Bugün devlet memurunun ortalama aylık ücreti, 218 milyon lira, özel sektörde çalışan işçinin aylık ücreti 350 milyon lira, kamu işçisinin ortalama ücreti ise 560 milyon lira. Kamudaki bu yüksek ücret TEAŞ, TEDAŞ ve Köy Hizmetleri gibi bazı birimlerde çok daha çarpıcı boyutlara varıyor. Örneğin, TEDAŞ'ta giydirilmiş ücretler bir milyar liranın çok üstüne çıkıyor ve hem bu kuruluşta, hem de Köy Hizmetlerinde işçi kadrosuyla istihdam edilen makam şoförleri genel müdürlerden daha yüksek aylık alıyorlar.

Hükümet, ücretleri kısarak bir yandan kamuda tasarrufu sağlamayı planlarken, diğer yandan da bu yolla ücret dengesizliklerini zaman içinde azaltmayı hedefliyor. Fakat bunu sendikalara kabul ettirebilmesi, bu yönde bir uzlaşma sağlayabilmesi güç görünüyor.

İşçi sendikaları bugünkü ortamda geçmiş dönemlerde olduğu gibi yüksek ücret zamları alamayacaklarının farkında. Ancak yine de en azından hükümetin sıfır zam önerdiği birinci altı aylık dönemde de hedeflenen enflasyon oranı kadar bir ücret zammı verilmesi konusunda ısrarlı davranıyorlar.

Fakat, sendikaların istedikleri ücret taleplerini IMF'e kabul ettirebilmek oldukça güç. Kamu kuruluşlarının mevcut şişkin istihdam düzeyleri ve aşırı ücret giderlerini de bu haliyle devam ettirerek IMF ile bir anlaşmaya varıp, program uygulayabilmenin olanağı da yok.

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır