kapat
14.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Medyasoft
 
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )

Yeni siyaset

Televizyonda "Merkez Bankası eski Başkanı Gazi Erçel krizden hemen önce, bankadaki parasını dolara çevirdi" haberi okunurken...

Aysel İzgi, eşine döndü:

- Sen de o günlerde, doları Türk Lirası'na çevirdin.

Ömer İzgi, "doğru" diye güldü:

- Hem de üç gün arka arkaya.

Dün TBMM Başkanı'na sorduk:

- Bankada kaç dolarınız vardı?

- Yarın bakarsın oğlum evlenmeye kalkar... Bir kenarda hazırlığımız bulunsun dedik... On bin dolar kadar... Necatibey'deki, Ziraat Bankası'nda.

-- Ne kadarını çektiniz?

- Paraya ihtiyaç oldu... Bir gün 300 dolar çektim... İkinci gün 400... Üçüncü gün 300... Dördüncü gün ise... Kriz çıktı... Dolar yükseldi.

***
Dün, Ömer İzgi ile sohbet ederken...

Genelkurmay'dan bir "bildiri" geldi.

28 şubat süreci için "sütü bozuk" diyen milletvekilini kınayan bildiri.

İzgi dedi ki:

- Bunlar, Meclis kürsüsünde söylenecek sözler değil... 28 Şubat süreci eğer TBMM üzerinde bir baskı olarak görünürse, o zaman, varlığımızı inkâr etmiş oluruz.

Ve devam etti:

- O dönemde hangi istekte bulunuldu ve bunlar yerine getirildiyse... Bunları yerine getiren kurum TBMM'dir... Yani "sütü bozuk" sözü, TBMM'yi doğrudan ilgilendiren, ağır bir itham.

***
Meclis Başkanı ile "cuma namazından önce" biraraya geldik.

Başkan "Cumadan dönünce Bekir Sobacı'yı arayacağım" dedi:

- Kastını aşan ifadeler kullandığını beyan eden bir açıklama yapmasını rica edeceğim.

***
Ömer İzgi ile biraz da "bugün açıklanacak programı" konuştuk.

Sokaktaki ve Meclis'teki gergin havanın "programı etkileyip, etkilemeyeceğini."

TBMM Başkanı dedi ki:

* TBBM, sorunların üstesinden gelir.

* Ve bir yıl sonra Türkiye şahlanır.

* Tabii, sık sık hükümetin alternatifi yok demek doğru değil.

* Bu Meclis'ten başka hükümet çıkar... Azınlık hükümeti de bir seçenektir.

* Ama bu hükümetin devam etmemesi için hiçbir sebep yok... Hükümet, güçlüyüz diyor.

***
Söz bir ara "iç kaynatan... Fedakârlıktan... Tasarruftan" açılınca...

İzgi başladı anlatmaya:

* Lojmanda kim oturuyorsa, ısıtma giderini kendisi ödeyecek.

* Lojman kiraları artacak.

* Bazı yerlerde... Örneğin İstanbul'da servis otobüsünü kaldırdım.

* Meclis'te çalışanların sayısı mutlaka azalacak.

* Günde 500 Resmi Gazete alınıyordu... 125'e indirdim.

* Deniyor ki... 50 milyar tasarruf sağlamakla, Türkiye mi kurtulacak? Ordan 50, şurdan 100 milyar derken... TBMM'nin bütçesini yarı, yarıya azaltacağım.

Demek "istenirse..."

Devletin giderlerini de "yarı yarıya azaltmak mümkün."

***
Ömer İzgi ile vedalaştıktan sonra...

Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar'ı gördük. "Siyasetin hali, halkın ayağındaki zincir gibi" diyordu. Yönetimin "halkın gerisinden gittiğini" söylüyordu.

***
Ömer İzgi'nin "yaklaşımları" doğru.

Ama Lütfullah Kayalar'ın "söyledikleri" de doğru. Hükümet, bu iki doğrudan yola çıkıp "yeni bir siyaset" üretebilirse... En azından "bozulup, yeniden dizilirse..."

Bir süre daha yürüme şansını yakalayabilir.

 
Gündemi en çok nereden takip ediyorsunuz?

İnternet Haber Portalları
Günlük Gazete
Televizyon
Radyo

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır