kapat
10.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Garildi
 
METİN MÜNİR(mmunir@sabah.com.tr )

Kelepir şirketler bitpazarı

Ben askerliğimi yaparken "mantığın bittiği yerde askerlik başlar," denirdi. Şimdi bunun yanlış olduğunu anlıyorum. Türkiye'de mantığın bittiği yerde başlayan, askerlik değil politikadır.

İşte bir örnek.
Türk Telekom'da 65,000 kişi çalışıyor. Yıllık cirosu 4 milyar dolar civarında.

Türkiye'de 65 milyon kişi çalışıyor ve cirosu (yani gayri safi milli hasılası) 200 milyar dolar civarında.

Mantıken Türkiye'nin çıkarlarının Türk Telekom'un çıkarlarının üzerinde tutulması lazım. Ama tutulmadı.

Milliyetçi Hareket Partisi ve onun Truva atı Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün dayatmasıyla Türk Telekom özelleştirilemedi. Telekom'un özelleştirilmesi Türkiye'nin menfaatine, özelleştirilmemesi MHP ve Öksüz'ün çıkarına olduğu için. Türkiye ile MHP'nin çıkarları çatıştı ve Türkiye kaybetti.

Bu genel prensiptir: Ne zaman politikacıları ile çıkarları çatışsa, kaybeden Türkiye oluyor. Bugün boks torbası olduğumuz dipsiz krizin temel nedeni budur. Türkler'in çıkarlarıyla Türkiye'yi yönetenlerin çıkarları örtüşmüyor.

TT'nin özelleştirilmesi yerli ve yabancı piyasalar tarafından hükümetin reform yapma istek ve azminin barometresi seçildiği için önemli idi. TT'yi özelleştirmeyen hükümet diğer yapısal refomları da yapmayacaktı. Reformlar yapılmayınca ekonomik program başarıya ulaşamayacaktı. Program başarıya ulaşmayınca Türkiye yatırım için tehlikeli bölge haline gelecekti.

Kasım krizinden önce yabancılar (ve uzak görüşlü Türkler) bu hesabı yapıp Türkiye'deki paralarını çekmeye başladılar ve bu, sonun başlangıcı oldu. Krizin patlak verdiği gün ile TT özelleştirmesine hiçbir teklif gelmediğinin açıklandığı günün aynı olması, sembolik olmaktan çok ötede bir anlam taşıyor.

Ekonomiyi batırmak için elinden geleni ardına koymayan sarkık bıyıklı dostlarımız ile ortakları, neden oldukları devalüasyonla Türk şirketlerinin değerini yerle bir ederek onları, panter gibi yakında üzerlerine atlayacak yabancı şirketlere için, kolay av haline getirdiler.

MHP ve ortakları, Türkiye'yi kelepir şirketler ve bankalar bitpazarı haline getirdiler. Çünkü milliyetçiliğin adale ile değil akıl ile olduğunun farkında değiller.

İyimserliğin dorukta olduğu 2000 Ocak'ına göre Türkiye'deki şirketler %0 oranında değer kaybetti (İstanbul Borsası endeksi ile ölçüldüğünde). Cebinde 40 milyar dolar getiren, 300 küsur şirketin borsadaki hisselerinin tamamını götürebilir.

Nitekim yabancılar kokuyu aldı bile. Geçen gün konuştuğum bir bankacı bana son hafta içerisinde şirket satın almak için Türkiye'ye gelen dört kuruluşun temsilcisi ile konuştuğunu söyledi. Hiç aceleleri olmadığını da belirtti bana bankacı dostum bu arada. MHP ve ortaklarının fiyatları daha da düşüreceğinden eminler.

Enis Öksüz hâlâ televizyon televizyon dolaşıp evcil gazetecilere ne kadar özelleştirmeci olduğunu hikâye ediyor. Hem Telekom, hem kendi, hem de hükümet için çok geç ama o farkında bile değil.

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır