|
|
 |
| |
|
Susurluk acısını gömdü
Susurluk'ta 11 yaşındaki bir kızın öldürülmesiyle başlayan gerginlik sürüyor. Asayiş çevre illerden gönderilen takviye güçlerle sağlandı
Alkışlar arasında toprağa verilen cenazede olay değil gözyaşı vardı. İlk otopsi raporunda küçük Avşar'a tecavüz edilmediği belirlendi
Küçük bir kız çocuğunun Diyarbakırlı eski bir köy korucusu tarafından öldürülmesinin ardından ayağa kalkan öfkeli kalabalığın yakıp yıktığı Susurluk'ta dün sessizlik hakimdi. Aralarında katil zanlısı Recep İpek'in ağabeyinin de bulunduğu, olayları başlattığı iddia edilen 150 kişinin gözaltında tutulduğu öğrenildi.
Olayların daha fazla tırmanmaması için Susurluk'a Balıkesir, Bursa ve İzmir'den takviye Çevik Kuvvet ekipleri geldi. Ekipler, ilçenin giriş ve çıkışları ile ana güzergahlarda konuşlandı. Yoğun güvenlik önlemleri alan polis, ilçede kuş uçurtmadı. Bu arada bir polis panzeri de katil zanlısı Recep İpek'in evinin önünde nöbet tuttu. Katil zanlısı Recep İpek'in çalıştığı ve çıkan olaylarda tahrip edilen Şahinler Dinlenme Tesisi de, çevik kuvvet ekipleri tarafından ablukaya alınırken, jandarma ekipleri de ilçenin belli noktalarındaki kontrollerini sıklaştırdı.
ADLİ TIP: TECAVÜZ YOK
Bursa Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nda yapılan otopside Avşar Çaldıran'ın iple boğulduğu ve küçük kıza tecavüz edilmediği tespit edildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cemil Kuyu, "Ne tecavüz, ne girişimi, ne de fiili livatasöz konusu değil" dedi.
Susurluk Kaymakamı Abidin Ünsal ise siyasi partilerin ilçe başkanları ve Belediye Başkanı Hayrullah Köroğlu ile emniyet temsilcilerinin katılımıyla toplantı düzenledi. Basına kapalı olarak yapılan toplantıda durum değerlendirmesinde bulunuldu. Belediye Başkanı Köroğlu, toplantı çıkışında yaptığı açıklamada ilçede 3 günlüğüne içki satışı yasağı getirildiğini, aynı süre içinde içkili restoranların da kapatılacağını bildirdi. Vatandaşları sağduyulu davranmaya çağıran Köroğlu, kararın çıkması muhtemel olayların önüne geçilebilmesi için alındığını kaydetti.
ŞANSSIZ SUSURLUK
Susurluk'unk 3 Kasım 1996'da meydana gelen trafik kazasından sonra dünya kamuoyunda "Çeteci" olarak anılmaya başlandığını, Avşar Çaldıran'ın ölümünden sonra çıkan olaylar nedeniyle de imajlarının yine bozulduğunu belirten Köroğlu, şöyle konuştu:
"Bugün yaşanan olayların perde arkasının üç boyutu vardır. Bu boyutlar ticari, siyasi ve etnikdir. Doğulu vatandaşlarımızın ev ve işyerlerine saldırılması düşündürücü. Bu vatandaşlarımızın ne suçu var? Bu da gösteriyor ki, bir takım kişiler bu olayı provake ederek ticari ve siyasi kazanım elde etmek istiyor."
Son dileği gerçekleşti
Cinayet kurbanı küçük Avşar'dan geriye günlüğüne yazdığı sözler kaldı: Sevgili günlük ben hiç büyümesem olur mu?
Susurluk'u yasa boğan cinayetin kurbanı 11 yaşındaki Avşar Çaldıran'a ait günlük ailesini ve sevenlerini gözyaşına boğdu. Avşar'dan geriye kalanlar arasında yer alan günlükte küçük kızın sürekli sevgiden bahsettiği belirtildi. Avşar'ın günlüğüne yazdığı "Sevgili günlük ben hiç büyümesem olur mu? Yaşadığım yerde herkesi seviyorum" cümleleri acılı aileyi bir kez daha vurdu.
'O BİR MELEKTİ'
Avşar öldürüldüğü sırada 3 yaşındaki kalbi delik diğer kızı Nazlıcan'ın ameliyatı için İstanbul'da bulunan acılı anne Nihal Çaldıran olayı duyar duymaz Susurluk'a döndü. Kızının ölüm haberiyle yıkılan anne, "Çocuğumun kaybolduğunu öğrenince geri döndüm. İçimde bir umut vardı. Ama ölüm haberini aldım. O bir melekti. Onu Allah verdi, Allah aldı diye düşünüyorum. Kimseye lanet okumuyorum. Kimseye kin duymuyorum. Küçük kızım çarşamba günü ameliyat olacaktı. 14-15 milyar masraf yapıldı. Ancak büyük kısmını devlet karşıladı. 2.5 milyar liraya ihtiyacımız var. Şimdi ben hangi birisine üzüleyim" diyerek feryat etti.
SUSURLUK HALKI NE DEDİ?
Avukat Yalçın Özkan
"Olay bir Kürt-Türk meselesi değil. Masumane duygularla hareket edilmiştir. Ancak tahriklere kapılındı. Katilin Türk'ü Kürt'ü olmaz. Katil katildir."
Emekli öğretmen Gülseren Kılıç:
"Türk- Kürt meselesi yok. Susurluk'ta 1950'den beri şeker fabrikası var.
O tarihten bu yana birçok yerden insan gelip buradan çalışır."
Kırtasiyeci Vicdan Uçak:
"Ben Susurluk'u hiç böyle görmedim. İnsanlar dehşetle saldırıyorlardı. Kendi yakınlarımı bile tanıyamadım."
Bir vahşet de Antalya'da
Antalya'da 11 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi S.N., evinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce tecavüz edildikten sonra 7 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Demirgül İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi S.N. öğleden sonra okuluna gitmedi. Babası marangoz olan küçük kız, annesi de küçük kardeşiyle birlikte iş aramaya gittiği için Düdenbaşı Mahallesi Dilek Apartmanı'nın 6. katındaki evlerinde tek kaldı. Çalan kapıyı açan minik S.N., kimliği belirsiz kişilerin önce tecavüzüne uğradı ardından 7 yerinden aldığı bıçak darbeleriyle can verdi. S.N.'nin cesedi yan dairede oturan teyzesi tarafından bulundu. Polis, kaçan sapığı arıyor.
Yusuf DALAMAN- Erol AKKIR
|
|
 |
|