kapat
10.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Turk.Net

 

Baba ben ne yapacağım?


Newsweek dergisi, ABD ile Çin arasındaki uçak krizi sırasında babasını arayan Başkan Bush'u haber yaptı. Kazadan 3 gün sonra telefona sarılan Bush, "Baba bana yardım et" dedi
Amerika ile Çin arasındaki EP-3 casus uçak krizi son 10 günden bu yana dünyanın gündemini tutuyor. Amerikalılar uçak ve 24 kişilik mürettebatın iade edilmesi için dördüncü kez Çinliler'le masaya oturuyor. Amerika'nın bundan sonra ne yapabileceği konusunda yeni senaryolar üretiliyor. Peki tüm bunlar olurken, Beyaz Saray neler yapıyor? Ya da yaptı?... Haftalık haber dergisi Newsweek son sayısında akıllara durgunluk verecek bir Beyaz Saray günlüğü çıkardı. Kazanın meydana geldiği geçtiğimiz Cumartesi gününden Çarşamba gününe kadar Beyaz Saray'da neler yaşandığını yazan Newsweek, 24 Amerikan askeri Çin'de kurtarılmayı beklerken Bush'un sergilediği inanılmaz vurdumduymazlığı gözler önüne serdi. Günler geçtikçe kriz büyüdü. Bush köşeye sıkıştı. Babasına telefon açtı: Baba ben ne yapacağım şimdi?.. Baba Bush'un "Benim kabinemdeki isimlere danış" önerisinin ardından, oğul Bush krizin 4'üncü gününde harekete geçebildi. İşte Beyaz Saray'ın kriz günlüğü:

PAZAR: Haberi öğrendi, yemeğine devam etti
Cumartesi gecesi... Saat 21.30... EP-3 Hainan Adası'na zorunlu iniş yaptı. Bush başkanların sayfiye yeri Camp David'de eşi Laura, Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice ve üniversite arkadaşıyla yemekte. Bush'la Rice birbirlerine "Kırmızı hattan Pekin'i arayalım mı?" diye sordular. Sonra vazgeçtiler. Pazar sabahı... Bush'un hiçbir şey yapmadığını gören Dışişleri Bakanı Colin Powell, Pekin'deki ABD büyükelçisini aradı. Büyükelçi Joseph Prueher, Powell'a, "Çin'de kimseyi tanımıyorum" dedi. Powell bu kez Çin'in başbakan yardımcısını aradı. Fakat görüşemedi.

PAZARTESİ: Beyaz Saray'da beyzbolcuları ağırladı
Uydu fotoğrafları Çinliler'in uçağa girdiğini görüntülemişti. Ancak sabah saatlerinde Beyaz Saray'da krizden eser yoktu. Beyzbol oyuncularını ağırlayan Bush, onlara Beyaz Saray'ın arka bahçesinde yaptırmayı düşündüğü beyzbol sahasını anlattı. Powell, hâlâ panik içindeydi. Bush'un rahatlığı ise Beyaz Saray'da yeni bir dedikoduya neden oldu: Başkan bunu basit bir casusluk olayı olarak görüyor. Birkaç diplomatın karşılıklı olarak sınırdışı edilmesiyle olayın kapanacağını düşünüyor... Bush 23.00 sularında uyumaya gitti.

SALI: Baba Bush devrede... "Benim adamlarımı ara"
Sabah Powell, Rice'ı arayarak Çin'den özür dilenmesi gerektiğini söyledi. Krizin üçüncü günüydü. Rice bu uyarıyı dikkate almadı. Bush öğleden sonra konuyla bir açıklama yaptı: Çin'e yeterince süre tanıdık. Artık uçağımızı ve askerlerimizi geri versinler... Çin özür dilenmesiyle ilgili taleplerini yineledi. İşte o zaman Bush, deneyimsiz kurmaylarının önerileriyle olayı çözemeyeceğinin farkına vardı. Her zaman 23.00'te yatakta olan Bush, geceyarısı babasını, eski başkan George Bush'u aradı. "Baba ben ne yapacağım şimdi?" diye sordu. Baba Bush oğluna deneyimli eski politikacıları aramasını önerdi.

ÇARŞAMBA: "Bir çıkış yolu var mı, söyleyin"
Saat 05.30... Rice, Bush'u telefonla uyandırdı. Bush, yardımcılarından acilen toplanmalarını istedi. Bush, yardımcılarından baba Bush'un Ulusal Güvenlik Danışmanı Brent Scowcroft'u ve Dışişleri Bakanı James Baker'ı aramalarını istedi. Çin'e karşı 1970'lerdeki ilk yakınlaşma politikasının uygulayıcısı olan eski Başkan Nixon'ın Dışişleri Bakanı Henry Kissinger'ı bizzat aradı. Uluslararası yasalara göre, Çin'in mürettebatı 4 gün içinde iade etmesi gerekiyordu. Ve Çarşamba 4'üncü gündü. Bush, yardımcılarını 08.30'da yeniden toplantıya çağırdı ve "Bir çıkış yolu var mı?" diye sordu. Eski politikacıların önerileri tartışıldı. Ve Bush harakete geçti! Önce Powell ölen pilot için üzgün olduklarını açıkladı. Ardından Powell'ın yardımcısı Richard Armitage, Çin'li yetkililerle krizi aşacak bir mektup üzerinde çalışmaya başladı.

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır