kapat
09.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Yazarlar
 

Bitmeyen sevda masalı


Mehmet Aslantuğ, sevgi dolu gözlerle 4 aylık oğlu Can ve güzel eşi Arzum Onan'a bakarak evliliğini bir şairin mısralarıyla anlattı; Ben sende bütün aşkları temize çektim
Onları gördüm, 'oh be dünya varmış' dedim... Bu renkli dünyanın içinde gözleri parlak ışıklardan kamaşmayan, kendi dünyalarını kendi renkleriyle boyamış bir 'çift', mutluluk ve uyum gördüm.

Hayatın içinde, kalabalıkların arasında, poz olsun diye kendilerini gösterme dertleri yok. Kimseyle kavgaları yok... Negatif olaylardan, negatif insanlardan uzak durmanın yolunu bulmuşlar. Doğanın kucağında bir dünya yaratmışlar...

Arzum Onan, Mehmet Aslantuğ ve minik Can ile beraber geçirdiğim üç saat bir ilkbahar gününün insanın içini ısıtan parlak güneşi gibiydi...

* Kim daha şanslı?

Mehmet: İkimize de şanslısınız diyenler oldu. Beraberliğimizi herkes çok onaylamıştı. Ama medyada bazı çatlak sesler çıktı. Örneğin birisi 'Kızım sen ailemizin kızısın. Dikkat et. Kendini sinema aktörü zanneden bu adamlardan adam çıkmaz' gibi böyle zehir zemberek akıl veren yazı yazdı. Ama onun dışında genellikle herkes çok olumluydu.

t Birbirinizi tanıdığınızda ikiniz de şöhretliydiniz. Hayat alıp başka yerlere taşıyabilirdi sizleri? Nasıl eğilmeden, bükülmeden dik durabildiniz?

Mehmet: Evden ayrıldığımda 17-18 yaşlarındaydım. O günlerde gelecekle ilgili çok net tasarılarım yoktu. Hiçbir zaman tamahkar olduğumu hatırlamıyorum. Ama mesela dışarıdan bakan bazı insanlar da 'Tamam tamahkar değilsin ama evliliğine bak. Çok güzel ve bu eve çok yakışan biri ile evlendin' diyorlar. Buradan 'gizli iddia' durumu çıkabilir. Bilemiyorum... Belki de akışına bıraktık her şeyi...

TUZAKLARA KAPILMADIK
* Ama kaderci de değilsiniz?

Mehmet: Değilim. Tabii ki evlilik hayatında aşkı ve sevgiyi koruyan bir iyi niyet lazım. Ait olduğumuz meslek grubunda zaman zaman insanı kolayca aldatabilen o parıltılı ışıklar, etraftaki sözde bir takım ilişkiler, simalar, erkek dünyası, kadın dünyası var. Bu dünyada zaafiyet gösteren insanlar için şüphesiz bir takım tuzaklar vardır. Ben bunu görüyorum. Tabii bütün bunları anlatırken kendimize dikenli tellerle çevrili bir hayat da kurmadık. Ama evlilik hayatım için şunu söyleyebilirim; Murathan Mungan'ın bir şiirinde vardır; 'Ben sende bütün aşkları temize çektim' der... Öyle bir şey herhalde.

* Birbirinizi tanıdığınızda mesleklerinizin size yüklediği kimlikler nedeniyle aklınızda 'acabalar' var mıydı?

Mehmet: Belki çok küçük, ufak tefek pürüzler vardı. Ama çoğunluk ilişkimizi onayladı.

Arzum: Bu birliktelik öyle bir biçimde başladı ki, zaten evliliğe gidecekti. O ciddiyetle, o değerle başladı ve devam etti. Çok sorular sormadık kendimize... 'Acaba devam eder mi?' diye düşünmedik... Zaten daha ikinci gün Mehmet ilişkideki ciddiyetini açıkladı ve evlenme teklif etti.

* Zorluklar olmadı mı?

Mehmet: Zorluklar oldu tabii. Örneğin evliliğimizin ilk yıllarında bir bebeğimiz olabilirdi. Ben buna çok hazırdım. Yaş olarak çok hazırdım. Çünkü Arzum'dan 12 yaş büyüğüm...

Arzum: İyi ki de aramızda yaş farkı var...

Çocuğumu doğururken kariyerimi düşünmedim

* Arzum senin için çelişkiler var mıydı?

Arzum: Oturup da şöhretimizin bizim ilişkimize nasıl yansıyacağını hiçbir zaman düşünmedim. Ben de hiçbir zaman tamahkar ve hırslı olmadım. Yarışmaya girdim ama amacım kazanmak değildi. Mehmet ile olan birlikteliğim ya da çocuğu yapmaya karar verirken o anki kariyerimi falan düşünmedim.

* Oradan kopmakla bir şey kaybetmedim ama çok şey kazandım mı demek istiyorsun?

Arzum: Çünkü hayatta aslolan bu. Çalışma nereye kadar? Milyon dolarlara sahip olsan ne olacak? Sonunda iş dönüp dolaşıp aileye ve mutluluğa geliyor. Herkes bunun farkında belki ama uygulayamıyor. Bizim farkımız da bu işte. Bunu uyguluyoruz. Ben böyle mutluyum...

* Biraz aykırı kaldığınızı hissediyor musunuz? Çünkü çoğunluğun içinde değilsiniz...

Mehmet: Galiba o ritmi çok yoğun yaşamak bizi de içine çekseydi farklı olurdu. Orada yalan ve sahte bir dünya var. Böyle bir zevk-i sefa herkesi bağlar. Ve öyle bir ritm bu taraftaki ritmi bozar. İkimiz de bunun bir dengesinin olduğunu, korunması gereken bir mabedin olduğunu biliyoruz. Aşk emek istiyor zaten. Kaçınılmaz kural bu. İnsanlar ne kadar istikrar için birbirlerine elektrik verseler bile ayrıca emek göstermedikleri zaman, korumadıkları zaman tehlikededirler demektir. Yani tedbir yoksa sıkıntı var demektir. Biz tedbirliyiz... Korumak istediğimiz şey bir mabet, yani burası... Ve o mabedin içinde bir çocuk, belki başka bir çocuk... Bütün bunları söylerken o dünyada olanları da aşağılamıyorum. Ama hem o dünyada olayım, hem de evim, ailem, çocuğum mutlululuğum olsun, ikisini birarada götürürüm iddiası kocaman bir yalandır.

KEŞKE ÜÇ TANE OLSA
Mehmet Aslantuğ ile Arzum Onan çiftine "Can'a kardeş gelecek mi?" diye sorduğumda göz göze geliyorlar ve baba söze atılıyor: "Kucağımda Can'a bakarken bütün emeklerim helali hoş olsun diyorum. İki tane de, üç tane de olsa..." diyor.

Şengül BALIKSIRTI

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır