kapat
09.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Turk.Net

 

Böyle ayıp görülmedi


Ümraniye'de 8 yıl önce eşi ve dört çocuğunu devletin ihmali sonucu çöpe kurban veren Cemil Öztürk'ten devlet 550 milyon lira mezar parası istedi. Ailesini canlı canlı gömen babaya verilen tazminat ise 110 milyon
Bundan 8 yıl önce bütün uyarılara, art arda verilen raporlara rağmen Ümraniye çöplüğü, metan gazı sıkışması sonucu patlayarak bir mahalleyi yutmuştu. Olayda hayatını kaybeden 39 kişinin anısına bir anıt dikildi ancak facia, geçen 8 yılın ardından kendini yeni bir dramla hatırlattı.

Ümraniye Hekimbaşı çöplüğünde eşi Melek Öztürk ile çocukları Ayşe, Ayça, Ayla ve Recep Öztürk'ü kaybeden Cemil Öztürk'e, mahkeme 110 milyon lira tazminat ödemeyi kabul ederken; Kocatepe mezarlığına defnettiği ailesinin mezar tapusu için tam 550 milyon lira istendi.

MEZARA PARASI YETMEDİ
Sekİz yıl önce eşini ve çocuklarını Ümraniye Kocatepe mezarlığına defneden Öztürk, mezar yerini satın alabilmek için 1999 yılında Büyükşehir Belediyesi'ne bir dilekçe ile başvurdu. Ekonomik durumu kötü olduğu için mezar yeri parasında kolaylık gösterilmesini isteyen Öztürk'e yanıt Zincirlikuyu Mezarlıklar Müdürlüğü'nden geldi. Kendisinden 244 milyon lira mezar parası istenen Öztürk, bunun üzerine eşi ve dört çocuğunu gömdüğü yeri satın alamadı.

Bu arada ailesini kaybettiği için 1 milyar 800 milyon liralık tazminat davası açan Öztürk'e mahkeme yüz milyonu ev, on milyonu da eşya kaybı olarak 110 milyon liralık bir bedel çıkarttı. Ailesini ve evini kaybeden Cemil Öztürk'e 110 milyon lira tazminat verildiği günlerde 244 milyon lira mezar parası istendi. 1999 yılında 'Beş canın bedeli 110 milyon olmaz' diyerek mahkemenin belirlediği 110 milyon liralık tazminat parasını almayan Öztürk, iki ay önce mezar yerlerinin tapusunu almak için Karacaahmet Mezarlıklar Müdürlüğü'ne başvurdu. Öztürk'ten beş yıllık cezasıyla birlikte eşi ve dört çocuğunu gömdüğü mezar yeri için devlet 550 milyon lira istedi.

'ÖNCE ALKOLİK OLDUM'
Ümranİye'de eşi ve canı kadar sevdiği 4 çocuğunu kaybeden Cemil Öztürk olaydan iki hafta sonra kendisini alkole vurduğunu söylüyor. Öztürk o günleri şöyle anlatıyor:

"Hayatım boyunca ağzıma içki sürmemiştim. Bizimkiler öldükten iki hafta sonra bira içmeye başladım. Kısa bir süre sonra günde 10-12 şişe bira içer duruma geldim. Yedi ay bu böyle gitti. Sonra bir gece eve dönerken bir adamın yerde yattığını gördüm ve kendi kendime 'Böyle giderse senin sonunda böyle olacak' dedim. Aynı gece alkolü bıraktım. Sonra orada ailelerini kaybedenlere Ümraniye Belediyesi'nde iş olanağı tanındı.

KİMSE SAHİP ÇIKMADI
1993 yılında SHP döneminde Ümraniye Belediyesi'nde çalışmaya başlayan Cemil Öztürk olaydan iki buçuk yıl sonra bir defa daha yıkıldı.

Ümraniye Belediye Başkanlığı'nı kapatılan Refah Partisi'nin kazanması üzerine Öztürk işten çıkarıldı. Kısa bir süre bir tekstil firmasında bekçilik yapan Öztürk üç yıl burada çalıştıktan sonra emekli olmaya karar verdi. Cemil Öztürk, ayda 140 milyon lirayla yaşam mücadelesi veriyor. "Devletten beş kuruş yardım almadım" diyen Cemil Öztürk, kendilerine ne devletin ne de belediyenin sahip çıkmadığını söylüyor.

Tonlarca çöp ölüm getirdi
Ümranİye Belediyesi'nin tüm uyarılarına rağmen, Ümraniye Hekimbaşı çöplüğüne Üsküdar, Beykoz ve Kadıköy Belediyeleri'nin çöpleri dökülür.

Düzensiz ve sıkışık biçimde günde 2 bin 300 tonun üzerinde çöp Kazım Karabekir Mahallesi'nde oturan gecekondu sakinlerinin dibine kadar gelir, yığılır. Ve takvim yaprakları 28 Nisan 1993'ü, saatler 9.30'u gösterdiğinde Ümraniye'de insanın kanını donduran bir felaket yaşanır. Çöp yığınında biriken metan gazının patlaması sonucu lav gibi tonlarca çöp, 11 gecekondunun üzerini kaplar. 39 kişi oracıkta hayatını kaybederken ancak 27 kişinin cesedi günışığına çıkarılabildi.

Yeni doğan çocuklarına ölenlerin adıni verdi
Cemil Öztürk, "Hiç olmazsa çöpün altında can veren çocuklarımın adı yaşasın" diyor

Hekimbaşı faciasında dört çocuğunu kaybeden Cemil Öztürk en çok çocuklarını özlediğini söylüyor. Felaketten bir yıl sonra evlenen ve bu evliliğinden olan çocuklarına kaybettiği çocukları Ayşe ve Recep'in ismini veren Öztürk, çocuklarını şöyle anlatıyor:

"Ayça Lise I'e gidiyordu ve çok çalışkandı. Her dönem ya takdir ya da teşekkür getirirdi. Hatta o zaman Bostancı'da oturan bir öğretmeni ona parasız kurs vermişti. Ayla, orta sona gidiyordu. Ayla'ya, büyük kızım Ayça devamlı ders çalışmasını söylerdi. Bazen de alırdı karşısına ve kardeşine ders çalıştırırdı. Üç numara Ayşe'ydi. Öldüğünde beş yaşındaydı."

RECEP'İN YERİ AYRI
Acılı baba, oğlu Recep'i hatırladığında ise gözyaşlarına hakim olamıyor: "Ailenin en küçüğüydü. Çok akıllıydı. Bir gün benden çikolata istemişti. Ona 'Oğlum, param yok. Param olunca sana söz, alacağım' dedim. O da, 'İyi baba... Paramız olunca alırsın' dedi ve yürüdü gitti. Aklıma hep o haliyle geliyor."

Cemil Öztürk faciadan sonra kurduğu yuvada eskinin üstüne bir örtü çekmemiş. Acılı baba Ümraniye'de çöp yığını altında kalan eski eşinin ve çocuklarının fotoğrafını yatak odasının duvarına asmış. Her gece onlarla yüz yüze uyuyor.

EV FALAN VERİLMEDİ
Cemil Öztürk'ün hassas olduğu konulardan biri de çöplük faciasının ardından basında yer alan 'Ümraniyezedelere ev verildi' biçimindeki haberler...

Öztürk, "Evet, bize devletin bedava ev vermesi gerekirdi. Hekimbaşı'nda tam 11 aile 28 Nisan 1993'te yok oldu. Gazetelerde bize ev verildiği yolunda haberler çıktı ama işin aslı öyle değil. Oturduğumuz evin peşinatını da taksitini de biz verdik. İndirim bile yapılmadı. Türkiye'de devletin bir milleti var ama milletin bir devleti yok."

FACİANIN TANIKLARI ANLATIYOR

Lütfullah Acar: Devlet bizi çöpe sattı
Felaket anında ben işteydim. Telefonla arayan arkadaşım 'Oğlunun burnu kanıyor gelsene' dedi. Evime vardığımda, sadece çöpten bir dağ gördüm. Çöp felaketinde 6 aylık hamile eşim Kezban'ı yani her şeyimi kaybettim. Bir yıl boyunca en erken uyuduğum saat sabahın 4'ü oldu. Unutkanlık başladı. Öyle ki, çalıştığım yeri kapatmadan, mesaiden çıkıp eve gidiyordum. Bizim hiçbir suçumuz yoktu. Hatta evimizin temelini atarken yerel yöneticiler bize 'Temeli sağlam atın, ileride bir iki kat daha çıkarsınız' dediler. Devlet Ümraniye'de 11 aileyi çöpe sattı.

Hasan Bayrak: Annemi ve karımı kurban verdim
Felaketİ telefonda öğrendim. Telefondaki ses, evimizin çöp yığını altında kaldığını söylüyordu. Hemen eve koştum. İnsanlar ağlıyor, keskin bir koku insanın burnunu sızlatıyordu. Annemle, biricik karımı aramaya başladım. Yoktular. İkisini de çöp patlamasına kurban vermiştim. Hala inanamıyorum. Aklıma geldikçe isyan ediyorum. Kendimi bile suçluyorum. Neden orada yaşadık diye?

Necla Ayık: Kadınlığımı kaybettim
Tüp almak için evden çıktım. Evimizin karşısındaki çöp tepesinin ikiye ayrıldığını gördüm. Komşuma 'Çöp geliyor' diye bağırdım. Hemen eve koştum. Annem banyodaydı. 'Anne çık' diye bağırdım. Annemi bırakamadım. Komşum Kezban'ı (Acar) gördüm. O, hamileydi. Telli'nin (Münire Bayrak) evine doğru koşuyordu. 'Telli, çık öleceğiz. Telli kaç artık' dediğini hatırlıyorum. Ne Telli evden çıkabildi, ne de yüklü olan Kezban kurtulabildi. Üç ay kanamam oldu. Doktor, 'bir daha anne olamayacaksın' dediğinde yıkıldım.

Alper URUŞ

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır