|
|
 |
| |
|
Ekonomik program bıçak sırtında
Ekonomik programın geciktiğine ilişkin eleştirilerin dozu giderek artıyor. Toplumun bazı kesimleri sokağa dökülüyor.
Acaba, hazırlıkları yürüten teknisyen kadro neler düşünüyor? Devlet Bakanı Kemal Derviş'in göreve gelmesi ile birlikte her kafadan bir ses çıkmamasına özen gösteren bürokratların penceresinden görünen manzaraya gelin birlikte gözatalım:
Dış kaynak şart
19 Şubat'ta, devletin tepesinde yaşanan gerilim bir "siyasi krizdi". Daha önce yara almış hiçbir program böylesi sarsıntıya dayanamazdı. Bu nedenle 22 Şubat'ta kurlar dalgalanmaya bırakıldı ve olay ister istemez "ekonomik krize" dönüştü. 45 gündür program açıklanamaması ise bir "yönetim krizi" olarak algılanmaya başlandı. Nisan ayının ilk haftasındaki eylemlerle "sosyal kriz" havası doğdu.
Peki, bayramda bile fazla mesai yapılmasını gerektiren program neden hala açıklanmadı?
Çünkü, siyasi ve toplumsal destek yanında, dış kaynak tarafı da netleşmedi. Yapısal reform yasaları, kamuda personel küçülmesi, ilave vergiler, işçilere sıfır zam, kamu bankalarından sübvansiyonlu kredi verilmemesi, iç borçlarda yeniden yapılanma, Telekom ve THY ihalesi gibi ön şartlar karşılanamadı.
Kemal Derviş dış kredi boyutu belli olmayan programın, başlamadan biteceğini bildiği için, sağlam adımlarla ilerlemek istedi. Bugün gelinen noktada, IMF'den 6 milyar 250 milyon dolarlık ek rezerv kolaylığı, Dünya Bankası'nın 5 milyar dolarlık ülke yardım stratejisi kredisinin daha kısa sürede kullanımı dışında tek imkân var: G -7 ülkelerinin onayı ile bu piyasalara yapılacak tahvil ihracı.
Program desteğe bağlı
Bu sayede, dış borç ödemek için iç borçlanmaya yönelmekten kurtulacağız. Ancak, kamu bankaları reformuna 10-12 milyar dolar takviye olmadan yeni program da bıçak sırtı dengede gidecek!
MİRAS KALAN SÖZLER...
31 Mart'taki Ekonomik ve Sosyal Konsey Toplantısı'ndan geriye, çok önemli bir değerlendirme kaldı. İsyanın sesi, Türkiye odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Fuat Miras. Miras, yeni programa destek isteyen hükümete, bakınız neler dedi: "Biz destek versek bile artık taban destek vermiyor. Ülkeyi yangın yerine çevirdiniz. Şimdi, 'boru döşeyip su getireceğiz' diyorsunuz. Siz su getirene kadar ülke kül olacak. O zaman küllerin üstüne su dökersiniz!"
Koç'tan 1.9 trilyon gelir vergisi
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç, eşine ender rastlanır bir rekorun sahibi. Koç, Gelir Vergisi'nde yıllardır rekortmenliği elden bırakmıyor. Rahmi Bey, babası merhum Vehbi Koç'un ticaret hayatına atıldığı merkez olan Ankara ile bağlarını koparmamaya özen gösteriyor. İstanbul'da yaşamasına rağmen, vergi beyannamesini Ankara'da veriyor. Koç, bu yıl da rekortmenliği kaptırmadı. 2000 yılında 1.6 trilyon lira kişisel kazanç vergisi ödeyen Koç, geçen yılki geliri üzerinden bu kez 1.9 trilyon lirayı aşkın vergi ödeyecek.
|
|
 |
|