kapat
09.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Turk.Net

 

Bush'un kriz formülü


Pekin yönetimi, 1 haftadan bu yana devam eden "EP-3 casus uçağı krizi"nde Washington'u köşeye sıkıştırmak istiyor.
Amerikalı askeri ataşeler ile Çinliler arasında yapılan üçüncü görüşmede de Amerikan yönetimi istediğini elde edemedi. Hainan Adası'nda bulunan uçak ile 24 kişilik mürettebatı iade etmeyeceklerini bildiren Çinliler, Amerika'nın özür dilemesi gerektiğini yineledi. Beyaz Saray bu isteği reddetti. Ulusal Güvenlik Danışmanı Condolezza Rice, "Özür dileyecek bir şey yok" derken, Başkan Yardımcısı Dick Cheney "EP-3 ile Çin jeti uluslararası hava sahasında çarpıştı. Bu bir kazaydı. Özür dilemek olayın sorumluluğunu üstlendiğimiz anlamına gelir. Bunu kabul edemeyiz" dedi.

İNSAN HAKLARI İSTEĞİ
Ancak Washington, iyi niyet göstergesi olarak ilk adımı attı. Bölgedeki 3 destroyerini geri çektiğini açıkladı. Destroyerler, Basra Körfezi'nden Washington'a dönerken, Pentagon'un emriyle adaya gönderilmişti. Ardından Temsilciler Meclisi'ndeki bir grup milletvekilinin Çin'e dostluk ziyareti yapacağını açıkladı. Vekillerin üst düzey Çinli yetkililerle görüşeceği açıklandı. Çinliler ise ataşelere şu mesajı iletti: Dünya Ticaret Örgütü'ne girişimizi engellemeyin. İnsan hakları raporunun bizimle ilgili bölümünde biraz yumuşayın... Washington'un bu talebi "dikkate aldığı" söyleniyor. Çinliler de buna karşılık mürettebatın aileleriyle e-mailleşmesine izin verdi.

TÜRKİYE'DEKİ FÜZELER DE BÖYLE GİTMİŞTİ
Çin ile Amerika arasındaki krizden Tayvan etkilenecek. Washington yönetiminin, uçak ve mürettebatı kurtarmak için Tayvan'a yapılacak destroyer satışını durduracağı söyleniyor. ABD, 1963 yılında da Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren benzer bir karar almıştı. 22 Ekim 1962'de Başkan J. F. Kennedy, SSCB'nin Küba'ya nükleer silahlar yerleştirdiğini açıkladı. SSCB lideri Kruşçev'den silahları geri çekmesini istedi. ABD, Küba'ya askeri harekatı dahi düşündü. Kruşçev ise, "Türkiye'deki Jüpiter üssünde bulunan nükleer silahları sökün, biz de Küba'ya silah yerleştirmeyelim" diye önerdi. 13 gün süren toplantıların ardından ABD, Türkiye'deki silahlarını Mart 1963'te söktü. ABD Başkanı'nın bu kararıyla SSCB bir taşla ik kuş vurdu. SSCB hem Küba'ya yaptığı silah satışından parasını aldı hem de Türkiye'deki silahların Amerika'ya gönderilmesini sağladı.

Tayvan'a silah satışı askıda
Bush yönetiminin, Çin'in Hainan adasında tutulan EP-3 Casus uçağı ve 24 mürettebatına karşılık, Tayvan'a silah satmaktan vazgeçebileceği iddia edildi.

Emekli subay David Hackworth, "ABD ile Çinliler bu konuda el sıkıştı. Washington, Çin'in tehdidi altındaki Tayvan'a Aegis radar sistemleriyle donatılmış destroyerleri satmayacak. Çin de uçağı ve mürettebatı geri verecek. Tayvan'a da destroyer yerine 2'nci Dünya savaşından kalma eski silahları satarak gönülleri alınacak" diye konuştu. Haftalık Newsweek dergisi ve CBS Televizyonu için askeri danışmanlık yapan Hackworth, iddiasını Savunma Bakanlığı'ndaki (Pentagon) kaynaklarına dayandırdı.

YIL 1971: PİNG-PONG DİPLOMASİSİ
İki ülke ilişkileri Soğuk Savaş sırasında bozuldu. 1971'de bu gidişe dur demek isteyen Pekin yönetimi, Nisan ayında Japonya'da bulunan Amerikan masa tenisi takımını ülkelerine davet etti. Davet üzerine iki ülke masa tenisi takımları, özel bir maç yaptı. Tarihe geçen bu maçtan bir yıl sonra da Çin takımı Amerika'nın birçok kentinde gösteri maçları yaptı.

YIL 1972: PANDA DİPLOMASİSİ
Ping pong diplomasisiyle ivme kazanan iki ülke ilişkileri 1972 yılında dönemin ABD Başkanı Richard Nixon'un Çin gezisiyle pekişti. Bu ziyarette Çin'in lideri Mao, Hsing Hsing ve Ling Ling isimli iki pandayı Nixon'a hediye etti. Pandalar, "dünyanın en politik pandaları" ünvanını kazandı. Washington hayvanat bahçesine yerleştirilen dişi Ling Ling 1992'de, Hsing Hsing de Aralık 1999'da öldü.

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır