  
Tepki, umut ve umutsuzluk
Ülkeyi yönetenler yanlış yapmışlarsa, halkın beklentilerini yerine getirememişlerse demokrasinin mantığı işler. Çalışmasını beğenmediği partiye, siyasiye tepki duyanlar, o partinin alternatifi olan partilere yönelirler.
Bugün Türkiye'de demokratik sistemin ana işleyiş mantığı tıkanmıştır. Halk siyasi iktidara siyasi bir alternatif görmemektedir.
ANAR'ın mart sonunda yaptığı araştırmanın sonuçları aynı durumu gösteriyor: Tepki bütün siyasi partilere, bütün siyasilere yöneliktir; halk yönetime siyasi bir alternatif görmemekte, gösterememektedir.
Araştırmanın siyasi partilerle ilgili bölümünde, bütün partilerin yine yüzde 10 barajının altında kaldıkları görülmektedir:
FP 9.9, MHP 9.4, DYP 8.3, CHP 6.1, ANAP 6, DSP 5.3, HADEP 4, BBP 3, Diğer 4.8, Kararsız 12.3, Hiçbiri 31.
Aynı kuruluşun bir önceki araştırmasında, şubat krizinin hemen ardından çıkan sonuçlarda bütün siyasi partiler biraz daha aşağıda görünüyordu. Şubatta Kararsız - Hiçbiri toplamı da rekor düzeydeydi: Yüzde 49.7.
Ocak, şubat, mart ayları kıyaslandığında en tepkili kesimin oranı şöyle değişmektedir: Ocak yüzde 32.5, şubat yüzde 49.7, mart yüzde 43.3.
En sert tepkili kesimin şubat ayındaki kadar yüksek olmamasına rağmen yine yüzde 43'ü aşması, HADEP-BBP-Diğer üçlüsünün oluşturduğu bölümle birleştiğinde yüzde 60'ı aşan bir orana ulaşması "tepkinin kronikleşmiş" yapısını göstermektedir.
1999 Seçimlerinin sonuçlarıyla kıyaslandığı zaman da en büyük "erozyon" DSP'de görülmektedir. DSP, seçmeninin yüzde 80'e yakınını kaybederken bu kayıp oranı diğer partilerde şöyle çıkmaktadır:
MHP 43, FP 40, ANAP 62, DYP 51, CHP 45, HADEP 24, BBP 30.
Derviş'in atanması olumlu
Bugün seçim olsa hiçbir siyasi partinin iki yıl önceki gücüne ulaşması mümkün değildir.
ANAR'ın araştırmasında, hükümetin mart ayı içindeki performansı da sorulmuş, vatandaşların 10 üzerinden not vermesi istenmiştir. Sonuç 2.2'dir. Bu not ocak araştırmasında 3.5, şubatta ise 1.9 çıkmıştı.
Mart ayındaki bu küçük kımıldamada Kemal Derviş adının etkili olduğu anlaşılmaktadır. Derviş'in atanması yüzde 48.5'lik bir oranla "olumlu karşılanmış", yüzde 48 oranında da "beğenildiği" ifade edilmiştir.
Derviş'in başarılı olup olmayacağı sorulduğunda ise yüzde 41.9 olumlu, yüzde 43.5 olumsuz cevap alınmıştır. Derviş'i beğenen, atanmasını olumlu bulanların bir bölümü de başarılı olabileceğine inanmamaktadır. Bu inanç azalmasının nedeni de açıktır, ki, Derviş'ten değil "diğerleri"nden kaynaklanmaktadır.
Ağır psikolojik ortam
Cumhurbaşkanı ve siyasilere, 10 üzerinden verilen başarı notu bölümünde de ilginç sonuçlar vardır. Siyasilerin notları 1.4 ile 2.2 arasında değişirken, henüz önemli bir faaliyeti görülmemiş olan Derviş'in notu 4.8 çıkmıştır. Mart ayı boyunca bir "icraat"ı olmayan Cumhurbaşkanı Sezer'in notu ise 7.2'dir. Bu notların yine "güven" ile ilgili notlar olduğu görülmektedir.
ANAR araştırmasında, insanların kendilerine ve geleceğe bakışlarıyla ilgili bir bölüm de vardır.
"Yaşamınızdan ne kadar memnunsunuz?" sorusunun cevabı şöyledir: Çok memnun 12.8, Memnun 18.1, Orta 35.3, Memnun değil 14.2, Hiç memnun değil 19.6.
"Gelecekten ne kadar umutlusunuz?" sorusuna da şu cevap çıkmıştır:
Çok umutlu 14.1, Umutlu 19.2, Orta 29.7, Umutlu değil 16.3, Hiç umutlu değil 20.7.
Halinden memnun olmayan ve gelecekten umutsuz kesimin yüzde 34-37 olması çok ağır bir psikolojik ortam olduğunu göstermektedir.
Bütün bu rakamlar birleştirilip okunduğunda da ortaya çıkan tablo çok açıktır.
|