Türkiye'yi kurtarmakla yükümlü olan Kemal Derviş, Rahmi Koç'un ABD eski Başkanı Bush onuruna verdiği davete, beyaz renkli Opel Vectra marka bir otomobille geldi.. Bu, dikkatimizi çekti..
Kemal Derviş Vectra'ya biniyor, hükümetin diğer üyelerini bir tarafa bırakın; bürokratlarını bile, Mercedes'ten aşağısı kurtarmıyor..
Bakan'ın altında Vectra, bürokratta Mercedes..
Sonra "Tasarruf edelim" masalı..
Memlekette, Ankara dışında neredeyse herkes, ekonominin düzelmesi için ne yapılması gerektiğini biliyor.. TV ekranları, gazete sayfaları, dost toplantılarında hep çözümler konuşuluyor.. Üç aşağı beş yukarı söylenenler, yazılanlar hemen hemen aynı..
Türk insanının Ankara'ya güveni "sıfırlanmış" durumda.. Hiç mi hiç güvenmiyor..
Hükümet halktan destek bekliyormuş.. Halkın güveni yok ki versin.. Çünkü bir dedikleri öteki dediklerini tutmuyor..
Dostum Bülent Eczacıbaşı, dün öğle saatlerinde, Derviş ile yaptıkları toplantılar konusunda, CNN Türk'e bazı açıklamalar yapıyor.. Dinliyorum..
Ankara'nın yangını söndürmek için söylemesi gerekenleri, Bülent Eczacıbaşı söylüyor..
Ve Türkiye, "Sözün bittiği yere doğru hızla koşuyor.."
Ve sanki Ankara hariç, hemen herkes bunun farkında..
Peki, Hükümet böyle de, milletvekilleri daha mı farklı? Yooo..
Hazretlerin kimisi Avusturalya'da inceleme gezisinde, kimisi Jamaika'ya gitmeye hazırlanıyor.. Sırada Küba'cılar var.. Nasıl olsa parayı devlet veriyor.. Sonra bu milletvekilleri ve içlerinden çıkan bu hükümetin üyeleri, halktan kemerleri sıkmasını istiyor.. Kemerde başka delik mi kaldı sıkacak?
Türkiye'nin, siyasi sistemini düzeltmeden, ekonomisini uygar hale getirmesi mümkün değildir. Çünkü bugünkü korkunç ekonomik tablo, Ankara'daki siyasetçilerin eseridir, halkın değil.. Onun için de siyasi sistemimiz mutlaka değişmelidir..
Yıllardır bütün yetkileri elinden bırakmamakta direnen, Siirt'in bilmem ne köyündeki çeşmenin açılması için bile onayı kendi elinde tutan bir başkent Ankara.. Ve hala bırakmamakta direniyor..
Türk Telekom ve THY'nin özelleştirilmelerini bir yana bırakın, daha elindeki Kundura Fabrikası'nı bile özelleştirmekten aciz bugünkü Ankara..
Kaç para istiyorsunuz Türk Telekom'a? 3 milyar dolar mı? Bir alıcı bile çıkmaz..
Kaç para istiyordunuz THY'ye? 1 milyar dolar mı? Alıcı bile çıkmadı..
Çıkmadı ve çıkmaz.. Çünkü, buraları, bugünkü halleri ile, hiçbir aklı başında girişimci almaz.. 5 bin kişinin yapacağı işe 15 bin kişiyi doldurduğunuz şirketleri alıp da ne yapsın? Yıllardır, devletin tüm kurumları, tüm siyasi partilerin arpalığı olarak kullanıldı.. Yalan mı Ankara, söyle yalan mı?
Onun için siyasi sistem tümüyle değiştirilmeden, Türkiye'nin düzlüğe çıkması bir hayaldir.. Belki geçici bazı önlemler alınabilir ama, bunlar "Suni teneffüs cihazı ile yaşatılan hastanın durumuna" benzer.. Bir gün gelir ve hasta ölür..
Sadece Derviş'in yapacağı ekonomik değişim ile düze çıkamayız.. Siyasetin de değişmesi lazım..
Bunun için de "Siyasetin Kemal Derviş'ini" bulup çıkartmamız gerekiyor.. Ancak böyle biri, siyaset sistemimizi A'dan Z'ye değiştirebilir.. Ülkemizin pırıl pırıl insanları arasında bunu yapabilecek kişiler çok..
İzmir'de dün yapılan at yarışlarında 6'lı ganyanın ilk ayağını kazanan atın ismini duyunca, ister istemez gülümsedik..
Bana Parayı Göster idi bu atın ismi..
Güne en uygun isim belki de...