kapat
06.04.2001
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi

banner

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarı Sayfalar
İstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arşiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansbank

 

Yoğurda karşılık demir!


Özelleştirmede örnek gösterilen Kardemir zor günler yaşıyor.
Yılı 60 milyon dolar zarar ve 120 milyon dolar borçla kapatan fabrikada, işçilere verilen yoğurdun parası bile demirle ödeniyor. Karabük Demir Çelik Fabrikası (Kardemir) çalışanlarına ve yöre halkına 1 lira karşılığında devredildikten sonra özelleştirmede başarı öyküsü olarak anlatılmıştı. Aslında şirketin 5 Nisan kararlarının ardından kapatılması açıklanmıştı. Ancak Karabük şehrinin topyekün yaptığı eylemlerin ardından fabrikanın işletmesi çalışanlara geçmişti. Üstelik borçları da silinmişti. Bu değişimin ardından şirket, 180 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirmiş ve üretim kapasitesini de 1.1 milyon tona çıkarmıştı.

KREDİ ALAMADI
Gelin görün ki, inşaat sektörüne demir üreten Kardemir 2000 yılını toplam 120 milyon dolar borç ve 61 milyon dolar da zararla kapattı. Yapılan yatırımlar ve yaşanan ekonomik kriz yüzünden son aylarda zora giren Kardemir, bir kaç aydır çalışanlarına tam maaş veremiyor. Hatta yoğurt şirketine ödenmesi gereken para yerine "demir" veriliyor.

Kardemir, bundan yaklaşık 3 ay önce 100 milyon dolarlık bir kredi almaya çalışmış ancak bu mümkün olmamıştı. Demir çelik sektörünün önde gelen isimlerinden birine göre, Kardemir, çok düşük fiyatla siparişler almış, doları Türk Lirası'na endekslemiş ve bunlar da şirketi zarara sokmuştu.

Son bir aydır Karabük'te aralarında Batı Karadeniz Haber Ajansı'da olmak üzere yerel basın, Kardemir'de işçilerin işten atıldığını, sendika yöneticilerinin etkisinden kurtulamayan kurumdaki rahatsızlığı dile getirmeye çalışıyor. Ancak kimi televizyon kanalları ve radyolar bu yayınların karşılığında susturulduklarını öne sürüyor.

Kardemir'le ilgili iddiaların odak noktasında asli görevini yani sendikacılığı yapmamakla ve yönetim kurulunu etkilemekle suçlanan Özçelik İş Sendikası Genel Başkanı Recai Başkan yer alıyor.

KARABÜK KAYNIYOR
Kardemir'den 2001 yılında 531 işçinin işten çıkarıldığı söyleniyor. Recai Başkan'a göre ise bu kişiler işten çıkarılmadı, emekli edildi. Oysa kimi işçilerin emekliliklerinin gelmiş olmasına rağmen sendikaya yakın oldukları için emekli edilmedikleri anlatılıyor.

Bu arada, Kardemir'de yapılan yolsuzluk iddialarını anlatan ve "Bir grup Kardemir çalışanı" imzalı bir mektup da, başta Ankara'daki önemli isimler olmak üzere her tarafa gönderilmiş. İnternet sitelerinden yayınlanmaya başlanmış. Karabük adeta kaynıyor.

Türkiye krizi aşarsa biz de aşarız
Kardemİr Genel Müdürlüğü görevine 10 ay önce getirilen ve krizi kucağında bulan Fuat Erkan ise Kardemir'in eski teknoloji çelikhaneyi, yaptığı yatırımla yenilediğini ancak krize yakalandıkları için finansal sıkıntıya düştüklerini söylüyor. Erkan 200 milyon dolar cirosu, 4 bin 306 çalışanı olan Kardemir'in yaşadığı sıkıntıyı şöyle anlattı:

"Kardemir özelleştirildikten sonra iki yıl eski teknoloji kullandı. Sonra 160 milyon dolarlık yatırımla çelikhaneyi yeniledi. O yıl ,yani 1998'de yaşanan krizin ardından çelik fiyatlarında düşme oldu. 1997'de iç piyasada kütük fiyatı ton başına 248 dolar seviyesindeyken, 1998'de 170 dolar seviyesine düştü. Ben göreve geldiğimde, 50 dolar olan kok kömürünün bugünkü fiyatı ise 62 dolara çıktı. Yani entegre demir çelik tesislerinin ana girdilerinde fiyatlar yükseldi. Ancak bizim satış fiyatlarımız bu arada düşüyordu. Üstüne üstlük, biz 1998'den itibaren yeni teknolojiyi tam devreye alıyorduk ve Kardemir'in üretkenliği daha düşük seviyedeydi ve biz bu haldeyken krize yakalandık.

Kardemir 2000'de çelik üretimini yüzde 30'ların üzerinde artıran nadir firmalardan biriydi. Üretimi artırmış ve maliyeti düşürmüş olmasına rağmen malesef dünyada oluşan fiyatlardan da nasibimizi aldık. Yatırımımızı yaparken, kısa vadeli borçlanmaya gidilmiş olduğundan ve satış fiyatlarındaki artıştan dolayı sıkıntımız da oldu. Çalışanların maaşlarını yarım yarımda olsa ödedik. Sadece ikramiye alacakları kaldı.

Son olarak Kalkınma Menkul Kıymetler'le birlikte 100 milyon dolarlık bir kredi çalışması yapıyorduk. Çok ciddi bir aşamaya gelinmişti. Kasım krizi patladı.Yine de devam ettik. Tam ilk dilimini almak üzereyken, Şubat kriziyle karşılaştık ve alamadık. Bunlara rağmen üretimi devam ettiriyoruz. Hammademizi bulmaya çalışıyoruz. Hep istihdam fazlası olmakla suçlanan Kardemir'de, sadece emekliliğini hak etmiş olanlara teşekkür ettik. Türkiye bu krizi aşarsa Kardemir'de aşar.

'İddialar asılsız'
Sendika Başkanı Recai Başkan'ın Kardemir'in yönetim kurulu üyelerini belirlediği öne sürülüyor. Dün telefonla görüştüğümüz Başkan ise bütün iddiaları olduğu gibi bunu da yalanlıyor. Yönetim kurulunun özgür olduğunu, bütün bunların Kardemir üzerinde oynanan bir oyun olduğunu söylüyor. Başkan'a göre, demirçelik sektörü 1997'den sonra gelen krizlerden etkilendi. Dünya bu krizlere tedbir aldı ancak Türkiye'de sektörel bir tedbir alınmadı. Kardemir buna rağmen ayakta durmaya çalışıyor.

Recai Başkan, 'Kardemir'in 120 milyon dolar borcu olduğu söyleniyor. Nasıl ödenecek?" sorusuna şu cevabı veriyor:

"Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin de borcu var. Çok doğaldır ki, devlet bile borçlarını konsolide etmenin yollarını arıyor. Biz de belli bir süreye yayıyoruz. Piyasalarda yaprak kımıldamıyor. Kardemir, üretimi hala devam ettiriyorsa, bunu takdirle karşılamak ve küçük ayrıntılarla Kardemir'i sıkıntıda göstermek yerine desteklemek lazım.

Heryerde ortak
Yaşanan krizin doğrudan Kardemir'e yansıması son derece doğal. Sermaye ihracına kalkıştı. O arada borsa süratle düşüş gösterdi ve geçen Kasım'daki 30 trilyon lira olarak planlanan sermaye ihracı gerkçekleştirilemedi."

Aslında Recai Başkan ile ilgili iddilar çok. Hepsine burada yer vermek mümkün değil. Ancak Başkan, Kardemir'in şirketlerinde hisse sahibi olduğu için de, Cherokee marka cip olduğu için de eleştiriliyor. Örneğin Başkan'ın Kardemir'e ait Kartur şirketinde 100 bin hissesi, Karçel'de 25 bin hissesi bulunuyor. Bu şirketlerin yönetim kurulu üyesi olduğu için de her birinden ayrı ayrı 415 milyon lira alıyor. Kardemir'e yapılan bir eleştiri de satın aldığı ve 300 milyarın üzerinde para harcadığı öne sürülen televizyon kanalı. Başkan'ın Kar TV adındaki televizyon şirketinde 11 milyon hissesi var.

ŞELALE KADAK

 
İstanbul 2008 Olimpiyat Oyunlarına seçilebilicek mi?

Kesinlikle Evet. En güçlü aday İstanbul ve bu sefer seçilecek.
Hayır. Rakip ülkeler daha üstün özelliklere sahip İstanbul yine yenilecek.
İstanbul başarılı olabilir ama Uluslararası Olimpiyat Komitesi İstanbul'u seçmeyecek.

 

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır