Kendinizi öve öve, kendinize kendinizin propagandasını yapa yapa, kendinize yalan söyleye söyleye,en büyük benim diye diye, bu duruma getirdiniz ülkemizi..
Türkiye'nin bu duruma gelmesinde, 1974 yılından bu yana katkısı olan herkesi, siyasetçisi ile bürokratı ile, hiçbirini diğerinden ayırdetmeden tebrik ederiz..
İyi becerdiniz ülkemizi..
Yangın yerine döndürdünüz...
Biz buradan, yani sizlerin Türkiye'yi getirdiğiniz bu yerden çıkarız..
Biz çıkarız da, bir daha sizler, Türk insanının karşına nasıl ve hangi yüzle çıkacaksınız onu merak ediyoruz..
Sadece bugünkü iktidar veya muhalefetten de söz etmiyoruz.. Onlar sadece tüy diktiler..
Ama, Türkiye'nin bu hale gelmesinden sorumlu olan tüm geçmiş iktidar ve muhalefet partilerinden söz ediyoruz..
Türkiye'yi batırdınız.. Eserinizle iftihar edebilirsiniz..
Biz, devletin elinde yüz küsur bin araç var sanıyorduk.. Yavuz Donat dün açıkladı; devletin elinde 231 bin araç var ve bunlar için yılda 600 trilyon lira harcama yapılıyor..
Böyle bir devletle Türkiye nereye gider? İşte bugünkü noktaya gider ve sonunda çakılır..
Türk insanı partisini arıyor artık..
Hangi parti olur, kimler kurar onu bilemem..
Ama bugün sıfır olan Ankara'ya güven, halkı böyle bir parti aramaya, hızla itiyor..
Sözüne güvenilen bir parti..
Verdiği sözün arkasında duran bir parti.
Türk insanının buna ihtiyacı var..
Keşke Cem Boyner şimdi siyasete girseydi.. Biz, aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, Boyner treninin kaçtığına inanmıyoruz.. Eski yanlışlarını bir tarafa bırakmış, müthiş bir kadro ile siyasete girsin, ilk seçimde mutlaka kazanacaktır..
Çünkü Türk insanı "yüzünü dönebileceği, yeniden umutlanabileceği" bir lider ve onun partisini arıyor..
Bütün bunları, okurlarımızdan bize e-mail, faks veya telefonla ulaşan yüzlerce mesajdan anlıyoruz.. Dost meclislerinde yapılan sohbetlerde duyuyoruz.. Hemen herkes "yeni bir isim" arıyor..
Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu ve neredeyse 8 ay önce alarm veren durumdan kurtulmak konusunda, medyaya da önemli görevler düşüyor..
Sadece gerçekleri kamuoyunun dikkatine getirir, uyarı görevlerini vaktinde, yani yumurta kapıya gelmeden gündeme taşıyıp yaparsak, ortaya çıkacak yeni yüzleri hemen karalamazsak, inanıyoruz ki, Türkiye'ye çok büyük bir hizmet daha yapmış olacağız..
Türkiye'nin yeniden aydınlık günlere yaklaşmasında elele verelim.. Bütün Türk halkı elele versin.. Çünkü başka türlü bu işin altından kalkamayacağız..
Türk insanı, siyasetçiler sayesinde bugün yaşadıklarına layık değildir..
Aradan 40 günden fazla zaman geçti.. Nerede reform yasaları?
AB üyeliği için, adamların kabul etmelerine imkan olmayan bir metni Ulusal Program diye verdiniz.. İçinize sindi mi bu metin?
Reformları tavizsiz yapacak ve Türkiye'yi gerçekten AB'ye taşıyacak, buna kararlı bir lider ve onun etrafında bütün Türkiye biraraya gelecektir.. Hem de bugünkü ve dünkü siyaset erbabına rağmen..
Not: Bazı okurlarımız bize faksla ulaşamadıklarını bildiriyorlar. Faks numaramız şu: 0212.315 80 65.