kapat
02.04.2001
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi

Kangurum

Dünyadan
Spor

Limasollu

Magazin
Astroloji

Para Durumu
Hava Durumu

Bizim City
Sizinkiler

Sarý Sayfalar
Ýstanbul

Cumartesi Eki
Pazar Eki

Künye
E-Posta
Reklam
Arþiv

A T V

Win-Türkçe
ASCII

Finansinvest
 
HAÞMET BABAOÐLU(hbabaoglu@sabah.com.tr )

Hayat güzel, biz çirkin

Hiç kendimizi kandýrmayalým. "Depresyon battaniyelerimizin" altýna kendimizle birlikte hayatý da alýp uzun uykulara yatmak haksýzlýk...

Hem hayata, hem de kendimize haksýzlýk.

Hayat berbat deðil!

Biz berbatýz...

Hayat berbat deðil!

Siz berbatsýnýz...

Hayat berbat deðil!

Onlar berbat!

Ben, sen, o; biz, siz, onlar...

Hepimiz berbatýz ama hayatýn bir günahý yok bunda!

Yani, içine düþtüðümüz kuyuya hayatý da çekecek kadar "derinleþmemiþse" sýkýntýmýz, öyleymiþ gibi yapmanýn alemi yok!

Bu sabah arabalarýn sýcak kaportalarýna uzanmýþ mahmur kedilere baktým.

Bir kahvede demli bir çay söyledim.

Tadý benim kadar tatsýz, kokusu hayat kadar güzeldi çayýn...

Ve bir kez daha anladým ki, hayat hâlâ orada bizi bekliyor!

Bu iyi bir þey...

Bu gerçekten iyi bir þey!

Biz berbatsak, düzelebiliriz.

Hayat berbat olsaydý, durum deðiþir, güçleþirdi.

***

Ama artýk þu korkuyu defetmeliyiz.

Size söylüyorum ya, bakmayýn siz; önce ben yapmalýyým bunu!

Korkuyoruz ya, mafya babalarýndan, kendi babalarýmýzdan, köpeklerden, kurtlardan, çakallardan, silahlardan, düþmanlardan daha çok korkuyoruz ya, hayal kýrýklýðýna uðramaktan...

Artýk bu korkuyu defetmeliyiz.

E.M. Cioran "avamý, hayal kýrýklýðýna uðramayý reddediþi ele verir" demiþti. Doðru söz...

Baþarýsýz politikacýlarý otuz kýrk yýl siyaset ve iktidar sahnesinde tutma inadý nereden kaynaklanýyor sanýyorsunuz...

***

Hiç dikkat ettiniz mi?

Hepimiz en çok neden birbirimizi kýrýyoruz?

Hayallerimizin kýrýlmasýndan korktuðumuz için...

Hayallerimizin kýrýlmasýný önlemek için.

Böyle yaptýkça "özel"liklerimizi kaybedip "genelleþiyoruz.

Duymaz, görmez bir kitle oluyoruz.

Gövdesi büyük, beyni küçük bir yaratýk olup çýkýyoruz.

Neden?

Hayallerimiz kýrýlmasýn diye... Yok ya!

Kýrýlsýn...

Kýrýlsýn hayallerimiz ki, artýk yerine yenilerini kuralým.

Yeni hayaller kurmanýn yolu, babadan kalma hayalleri bir güzel kýrmaktýr.

Korkacak bir þey yok.

Hayat hâlâ güzel.

Kaldýðýmýz yerden yeni hayaller kurarak devam ederiz.

Kaldýðýmýz yerden yeniden baþlayabiliriz.

Yeter ki, hýnç duygumuz, kurbanlar arayýþýmýz, intikamcýlýðýmýz bizi sarhoþ etmesin.

Hayat hâlâ güzel!

ALTYAZI

Lo: Bu kavga, çektiðin bunca sýkýntý bir tarak için mi?

Jen: Ne anlarsýn sen bundan barbar!.. O benim taraðým!

Lo: Hýý! Atýmýn pirelerini toplamaya yarayabilir belki.

(Ang Lee'nin vizyondaki filmi "Crouching Tiger, Hidden Dragon/Kaplan ve Ejderha"dan)

ÞUT
Takým da, yönetim de kaybetti

Önce yönetimden baþlayayým. Takým kaybetti diye yönetim kaybetmez. Böyle düþünen varsa ayýp eder. Futbol bu!

Ama yücegönüllülükle, sükžnetle, kendine güvenle kazanabilecek bir yönetim, hiç gereði yokken "erteleme" tartýþmasýnýn içine balýklama dalýyorsa, kaybetmiþ demektir...

"Beþiktaþ kazanýrsa, rakibi en iyi durumdayken kazanýr" diyemezseniz, skor levhasýndakinden daha büyüktür yenilginiz.

"Beþiktaþ kazanýrsa, rakibinin arkasý dönükken, sýzlanýrken, bitkinken, silahsýzken deðil, rakip gibi rakipken kazanýr" diyemezseniz, futbolcularýnýzýn ayaklarýna ve bilinçlerine daha baþtan çok aðýr bir yük bindiriyorsunuz demektir...

Bu polemiðin Galatasaray'ý motive edeceðini, sizin kendine güvenden uzak davranýþýnýzýn ise hepsinden öte, taktik hata olacaðýný kavrayamýyorsanýz, daha baþtan kaybetmiþsiniz demektir.

Maalesef böyle oldu, genç BJK yönetimi çok "genç" davranarak kaybetti.

***

Gelelim takýma...
Çok eleþtirdiðim Scala döneminde siyah beyazlý futbolcularýn her maçta hiç deðilse 20 dakikalýk çok tempolu bir futbol oynadýðýný, Daum geldikten sonra bunun da anlayamadýðým nedenlerle ortadan kalktýðýný TV'de ifade edince bazý dostlar çok kýzmýþtý.

Ama gerçek çok uzun süre saklanamýyor.

Galatasaray karþýsýndaki Beþiktaþ hem soyunma odasýndaki tercihleriyle, hem saha içi ve kulübe tercihleriyle temponun "T"sini bile hedeflememiþti.

Sellami, Erman, Ali Eren, Tayfur, Karhan, Ahmet, Bayram... Bu futbolcular kazandýklarý topu arkadaþlarýna aktarmakta zaten zorluk çeken adamlar deðil mi?

Takýmýn tek koþan adamý Ýbrahim kafasýný kaldýrmýyor.

Münch sakatlanýyor.

Nasýl tempo olacak da, Beþiktaþ sahaya aðýrlýðýný koyacak?

Sadece sarý kýrmýzýlý futbolcularý takip edebiliyorlar. En yanlýþý da budur: Rakibi izleyip durursunuz ve bunu çalýþma, çabalama, mücadele sanýrsýnýz.

Ýyi bir teknik adamýn yapacaðý en önemli deðiþiklik futbolcularýný bu sahte mücadele bilincinden kurtarmaktýr.

Bir düþünün, Beþiktaþ'ýn ilk korneri 57. dakikada geliyor...

Ýlhan, Mehmet, Ayhan kenarda. Yasin makas yemiþ...

Nouma yapayalnýz oynadýkça sinirleniyor,

Ama Daum dâhi!..

Peki, öyle olsun. Zaman çok...

 
Sabahonline'nýn deðiþen tasarýmýný nasýl buldunuz?

Eskisine göre çok beðendim
Eskisi daha iyiydi
Farketmez

 


Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr