|
|
 |
| |
|
|
Lokum gibi
F.Bahçe liderlik keyfini sürerken, lokum gibi bir Adanaspor karşısında elini kolunu sallaya sallaya, farka giden goller attı. Abartılı bir şekilde, Fener'in çok iyi oynadığını falan anlatmaya hiç gerek yok. Sahada öyle bir Adanaspor vardı ki, lige erken havlu atmış bir görüntüde misafirciliği oynuyor. Maçı kazanma hırsı ve isteğinden yoksun Adanaspor karşısında elbette F.Bahçe'nin böyle bir galibiyet alması normal karşılanır. Aslına bakılacak olursa, F.Bahçe'nin bu maçı, attığının iki misli farklı bir şekilde kazanmış olması lazımdı.
Maçın ilk çeyreğinde 'lige misafir' dediğimiz Adana önce Erol'un beklenmedik sert şutuyla Fener kalesini yoklarken, Altan'la da Rüştü'yle karşı karşıya bir gol pozisyonu buldu. İşte Adana'nın 90 dakika içindeki tüm varlığı buydu. F.Bahçe ise, kimilerine göre tartışılır bir penaltı kazanıp Rapajç'le ilk golü atarken, 2. golü de dünkü Fener'de beğendiğim oyunculardan biri olan Ali Güneş'le buldu. 3. gol ise maçın 2. yarısının başında Rapajç'in kurtarılması zor olan sert şutuyla gerçekleşti. Perdeyi de yine sahanın en iyi isimlerinden olan Ali Güneş kapattı.
Baliç'in aklı İspanya'da
F.Bahçe böylesine kolay, lokum gibi dediğimiz Adana karşısında savunmanın göbeğinden inanılmaz gedikler de vermedi değil. Böyle bir maçta bu hataları F.Bahçe savunmasının ortasında oynayan Mert Meriç ile şimdiki Deniz, eskideki Uche klasındaki adamlara yakıştıramadım.
Uzun süredir, hani neredeyse bir yılı aşkın bir zaman içinde topa özlem duyan Celil'i bu maçta beğendim. Kenarda oynamasına rağmen, yaptığı gol orta topları pas niteliğinde güzel olan Revivo da, dünkü F.Bahçe'nin etkili ayaklarındandı.
Sanki adet oldu, her maçın hakemi eleştiriliyor ya; bu maçta ben hakem var mıydı, yok muydu inanın farkında bile değildim.
Yazımın son satırlarını Elvir Baliç'le bağlamak istiyorum. Fener için şu aşamada 'ununu elemiş, eleğini asmış' gözüküyor. Hani neredeyse aklı fikri İspanya'da. Kanımca bundan sonra Fener'e Baliç'ten ne köy olur ne kasaba.
|
|
 |
|