Evrim Timur, 1.Ordu Komutanı Necdet Timur'un kızı. Moda kulvarında sessiz ama emin adımlarla ilerliyor. Timur'un yarattığı "Ci by Evrim" markalı kadın kıyafetleri, son bir yıldır ABD'den Japonya'ya, Fransa ve İtalya'dan, Suudi Arabistan'a birçok ülkedeki ünlü butiklerin vitrinlerinde, Valentino, Gaultier gibi dünya markalarıyla yan yana yer alıyor. Evrim Timur ve birlikte çalıştığı eşi Cengiz Demirtaş ile "Ci by Evrim" koleksiyonunun da hazırlandığı T.O.T (Tekstil Organizasyon Tasarım) adlı şirketlerinde konuştuk.
* Bu ekip nasıl bir araya geldi?
Şirket 1997 Kasım ayında kuruldu. Buradaki arkadaşların çoğu başka yerlerde çalışıyordu. Bir gün, "Neden biz kendimiz yapmayalım' dedik ve başladık. Çok parasızdık. Kesim masamız bile yoktu, yerde kesim yapıyorduk, ertesi gün hepimiz hasta oluyorduk. Cebimizdeki parayı bölüşüyor, o akşam kimin evinde yemek varsa ona gidiyorduk. Bir müşterimiz de bize finansör oldu. Cengiz, şirketin dümenine geçti. Dış pazara açıldık. Fransa'da, daha önce Rıfat Özbek ile çalışmış olan MC Showroom ile görüştük. Marka tanıtımımızı yaptılar.
*Dünyaca tanınan Türk modacıları ile aranızdaki fark nedir?
Onların hiçbiri Türkiye'den çıkmadı. Biz, Türkiye çıkışlı bir marka yaratma yoluna gittik. Bir senedir kendi markamızı ihraç ediyoruz. Ama bütün faaliyetlerimiz Türkiye'de.
*Moda sektöründe yeriniz nedir?
Dünyada moda trendi oluşturacak tasarımcıların seçilerek, biraraya getirildiği Paris'teki iki moda fuarı; Atmosphere ile Paris Sur Mode'da iki sezondur koleksiyonumuz sergileniyor. Bu iki yere de seçilmek çok zor. Bu Türkiye adına çok hoş bence.
*Yurtdışında Türk olmanızın getirdiği zorluklar oldu mu?
Kimse "Sen Türksün, senin koleksiyonunu almam" demedi. Türk olmanın zorluğu asıl Türkiye'de yaşanıyor. Türk kumaşı kullanmak istiyorum, fabrikalar "renk başına bin metre yaptırmak zorundasın" diyor. Hiçbir fabrika, 'destek olalım, bayrağımız dalgalandırıyor' demiyor. Zaman zaman gümrükte mallarımız kayboluyor.